VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
14 Ocak 2015 Çarşamba | Anasayfa > Haberler > Dostluğu teorilerden temizlemek gerek
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Dostluğu teorilerden temizlemek gerek

Selma Sancı yeni romanı “İhtimal”de kendini “yalnız” hisseden bireylerin mutlu olma çabalalarını anlatıyor ve ekliyor: “İhtimal’de sevgiyi, umudu, dostluğu ve bunların gerçekleşme ihtimalini hatırlatmaya çalıştım.”


İhtimal” umutları, hayattan beklentileri olanların romanı... Kahramanları, Remzi, Sevim, Kıymet Abla, Melahat Abla sanki çocukken yaşadığımız o sokağın kahramanları gibi. Nasıl ortaya çıktı “İhtimal”?

Her ne kadar hayat, olabilecek her türlü ihtimalden ibaretse de, ismini bir önceki kitabımdan aldım; çoğu kez “Espas”taki kişilere ne olmuş olabileceği ile ilgili sorular soruldu. Doğrusu zaten onların hayatla nasıl baş ettiklerini, neler yaptıklarını düşünüyor, daha sonraki yıllarına da tanıklık etmek istiyordum. Ancak “İhtimal”in farklı karakterlerle ve tamamen bağımsız bir hikâyesi var. Demliğinin sapını yaptırmak için pazara giden Kıymet hanım, komşusuna darılan Melahat hanım çocukluğumuzda kaldı. Kitapçılar ve dükkânda iş olmayınca konuştukları kedileri de... Yine de her şeye rağmen sevgiyi, umudu, dostluğu ve bunların gerçekleşme ihtimalini hatırlattım.

Romanda “İnsan bir şeyin değerini ondan yoksun kalınca anlıyordu” diyorsunuz. Neden bir şeylerin değerini ondan yoksun kaldığımızda anlıyoruz?

Nihan’ın arkadaşlarıyla ilgili son derece ayakları yere basan görüşleri var; ona göre dostluk, zor elde edilen ve kolay kolay bitmeyen bir bağdır, her ne sebeple olursa olsun bir kalemde silip atılamaz. Ama eğer mutluysak, mutsuz olacağımız anları hiç düşünmez, değerinin farkında olmayız. Yani ancak yoksun kaldığımızda bunun üzerinde düşünür, değerini kavrarız. M. Proust, insanın acılarla karşılaşınca nedenlerini bir bağlama oturtmayı düşündüğünü ileri sürüyor ve diyor ki, “Yalnızca sağlığımızın bozuk olması bile, daha önce hiç dikkatimizi çekmemiş olan bir takım süreçleri fark etmemize ve onları irdelememize yol açar. Her gece rahatça, ölü gibi uyuyan biri, bırakın bununla ilgili düşünmeyi, uyuduğunun farkında bile değildir.”

Beklediğimiz o anlamlı, güzel hayat hangi ihtimaller dâhilinde söz konusu olabilir sizce?

Belki de hepimiz birçok ihtimali gerçekleştirmek için çaba gösteriyoruz. Kitabımda insan sevgisinin altını çizmeye gayret ettim. Yani dostluğu teorilerin ciddi dünyasından çekip çıkarmaya çalıştım. Yaşam içinde bir şekilde aksilikler yaşarız, türlü acılar çekeriz, bu hepimizin karşılaştığı bir durumdur. Benzer beklentilerimiz olduğunu, yaşadığımız acıları bir tek onların çekmediğini görmek, bunu hissetmek, yaralarımıza iyi gelebilir.

Yayıncılığın durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Kitabımda Nihan’ın “şahane bir başlık,” dediği ve Güzin’in üzerinde çalıştığı romanı “Güve”, yıllar önce çalıştığım yayıneviyle ilgili bir isim. Bildiğiniz gibi Güve, yalnızca yünlü kumaşları değil kâğıtları da kemirir. Ben daha çok işin mutfağıyla ilgiliyim. Basılacak kitapların sayfa sayısına, adetine göre birim maliyet fiyatını hesaplamaktan kağıda daha dokunur dokunmaz gramajını bilirdim. Mutfakta da çok şey değişti, önceleri kapağı üretebilmek için üç dört mekân dolaştırıldı, artık kitabın tümü bir düğmeye basınca matbaaya gidiyor. Yayıncılığın ise çeviriden dağıtıma, ithal kâğıttan internetten satışa onlarca sorunu var. Teknolojinin hızla gelişmesine karşın, okur sayısında paralel bir artış olmadığını, kitapların raf ömrünün giderek düştüğünü ve başlık sayısında enflasyon yaşadığımızı söyleyebilirim.



Paylaş

İtimatGaliba en iyisi bir çırpıda söylemek. Doktorların yaptığı gibi. Ekim’den beri kanser tedavisi görüyorum ve biraz daha yolum var.

Devam
15 Eylül 2017 Yıl : 13
Sayfa : 163