VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
15 Mayıs 2017 Pazartesi | Anasayfa > Haberler > Dümeni yaratıcılığa kırınca kimler kırılır en çok?
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Dümeni yaratıcılığa kırınca kimler kırılır en çok?

“Dümeni Yaratıcılığa Kırmak” içinde bilinç oluşturmaya yönelik alıştırmaların bulunduğu bir çalışma kitabı. Bunun için de ilk olarak, yazıyla uğraşanların ve yazarların bilmesi gereken konulara odaklanıyor Ursula K. Le Guin: Elimizdeki malzemeyi en etkin ve yetkin biçimde kullanmaktan dilbilgisine, diyaloglardan gerekli/gereksiz tekrarlara kadar...

ÖZEN YULA


Ursula K. Le Guin deyince birçok okurun kafasında benzer bir imge canlanır sanırım. Bu, bilimkurguyu edebiyatla besleyen bir yazarın “marka”sıdır. Usta bir yazarın marka olduğunu söylemek edebiyatın doğasına uygun düşmez. Ama işin aslı, bir reklam terimi olmak hiçbir hakiki yazarın işine gelmez. Markalar onlu yıllarla ve trendlerle beslenir. Oysa edebiyatçı zamanın süreğen olma niteliğiyle ve bütün trendlerin ötesinde kalma halleriyle beslenir. Ursula K. Le Guin iyi bir yazar, has bir edebiyatçıdır. Bilimkurguyu edebiyatın gerçek bir parçası kılmak onun işidir. Felsefeyi anakronizmlerle besleyerek, sarmalayarak alegorileri inanılır kılmaktır onun ustalığı. Meşakkatli bir yolu seçer Le Guin. Bu nedenle de en nev’i şahsına münhasır yazarlardan biri olarak belirir dünya edebiyat sahnesinde. 1929 doğumlu yazar “Karanlığın Sol Eli”, “Mülksüzler”, “Yerdeniz Öyküleri” gibi romanlarıyla gerek eleştirmenler gerekse okurlar bakımından yetkin bir yere konulmuştur. Günümüzde Oregon’da yaşamaktadır.

Böylesine etkileyici bir yazar, “yaratıcı yazarlık” üzerine yazmaya karar verdiyse orada bir durmak gerek. Zira her türlü biçimi, kurguyu, anlatı hünerini bilen bir yazarın hem işin ehli olanlara hem de bu alana yeni girmeye karar verenlere eşsiz bir kılavuz olacağı tartışma götürmez bir gerçek.

Yazarın saptamasıyla,“Dümeni Yaratıcılığa Kırmak” içinde bilinç oluşturmaya yönelik alıştırmaların bulunduğu bir çalışma kitabı. Bunun için de ilk olarak, yazıyla uğraşanların ve yazarların bilmesi gereken konulara odaklanıyor. Öncelikle elimizdeki malzemeyi en etkin ve yetkin biçimde kullanmamız gerektiği ortaya konuyor. Malzememiz kelimeler ve noktalama işaretleri olduğu için, gramer bilgilerimizi, noktalama işaretlerinin kullanımı konusundaki deneyimlerimizi yeniden gözden geçirmemizi öneriyor. Bu konuda çok da haklı. Noktalı virgülden tireye, ünlemden üç noktaya varıncaya dek bütün noktalama işaretlerini nerede ve nasıl kullanacağımızı bilmek elzem. Bunun yanı sıra kelimeleri anlamlarını bilerek, birbirleriyle ikâme edilebilecekleri durumları netleştirerek değerlendirmemiz üzerine alıştırmalar veriliyor.
Fazla ve gereksiz bağlaç kullanımı konusuna dikkat çeken yazar, cümle uzunluğu ve karmaşık sözdizimi konularında da cümle içinde kelimeleri nasıl yanlış yerleştirdiğimize ve anlamı kaydırdığımıza ilişkin belirlemelerde bulunuyor. Yazıda tekrarların ne zaman önem kazandığını, ne zaman manasız ve yorucu olduğunu göz önüne seren yazar, alıştırmalarla pekiştirici örnekler kuruyor konunun meraklılarına.

Ustalardan örnekler
Bu saptamalar arasında konuları daha net anlamamız için verilen örnekler usta yazarların eserlerinden seçilmiş. JaneAusten’danCharles Dickens’a, Harriet Beecher Stowe’dan Virginia Woolf’a dek birçok usta ismin nitelikli eserlerinden alınan bölümler okura verilen örneklerin nasıl işlediğini göstermeye yönelik.
Sıfatlar, zarflar, fiiller üzerinde durup net belirlemelerle yazının esasının “doğru kelimeyi seçme” meselesinden geçtiğinin üzerinde de duruyor Ursula K. Le Guin.
Bakış Açısı ve Anlatıda Ses başlıklı bölümdeayrıntılı olarak anlatıcı kavramını irdeliyor. “Güvenilir anlatıcı”dan “Müdahil yazar” ve “Mesafeli yazar”a ses kavramını tartışıp birinci tekil şahıs, üçüncü tekil şahıs kullanımlarını örneklerle gösteriyor. Roman içinde bakış açısı değiştirmenin ne kadar özenle yapılması gereken bir iş olduğunu vurguluyor. Aksi takdirde anlatılanlar okurda kafa karışıklığı yaratacaktır. Öncelikle yazarın kendisi neyi hangi bakış açısıyla anlattığı konusunda emin ve hassas olmak zorundadır.
Ursula K. Le Guin verdiği alıştırmaların genelinde yazarlık denemesi yapan kişilerden, verilen konuyu en net biçimde ortaya koymalarını, sabırlı olmalarını, yeniden farklı biçimde yazmalarını öneriyor.

Hatta bazen mümkün olduğunca az diyalog kullanarak anlatıcı kimlikleriyle anlatmalarını istiyor. Bütün bu alıştırmalar yazarlar ve yazı meraklıları için gayet iyi denemeler. Son bölümde “Okullarda verilen ve genelde pek de faydalı olmayan ‘yaratıcı yazarlık’ eğitimi, yerini yazı atölyelerine bıraktı” (s.131) saptamasını yapan Ursula K. Le Guin’in “Çalışma Grubu Atölyeleri” üzerine sözlerine özellikle dikkat etmek gerek.

Günümüzde özellikle “yaratıcı yazarlık” konulu kitapların sayıca artması güvenilir kaynak bulma sorununu da beraberinde getirdi. Her alanda olduğu gibi bu alanda da bir nitelik sorunu yaşanıyor. Ama yazıyla ilgilenenlerin “hikâye denizine yelken açmak için bir 21. yüzyıl kılavuzu” alt başlığını taşıyan bu kitabı almaları ve önemseyip çalışmaları iyi olur. Özellikle usta bir yazarı en anlaşılır biçimde Türkçeye kazandıran ve karmaşık bir yapıyı düzgün ve anlaşılır bir terminolojiyle Türkiye’deki yazı meraklılarına sunan çevirmen Damla Göl zor bir işin üstesinden hakkıyla gelmiş.Bu kitabı okursanız yazmanın ne kadar meşakkatli bir uğraş ya da yaşam biçimi olduğunu bir kez daha görürsünüz ve belki, düşünürsünüz.

Paylaş

İtimatGaliba en iyisi bir çırpıda söylemek. Doktorların yaptığı gibi. Ekim’den beri kanser tedavisi görüyorum ve biraz daha yolum var.

Devam
15 Mayıs 2017 Yıl : 13
Sayı : 159