VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
14 Aralık 2015 Pazartesi | Anasayfa > Haberler > Edebiyatın tokatına ihtiyacımız var
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Edebiyatın tokatına ihtiyacımız var

Selahattin Nehir “İstanbul Yalnızları“ romanında ikinci Abdülhamid döneminde yaşayan Alxas ile günümüzde yaşayan İsmet’in hikâyesi üzerinden hayatı sorguluyor.


İstanbul Yalnızları” yaşamı sorgulayan bir kitap. Sizi bu kitaba yazmaya iten ne oldu?

Evet, birçok yönüyle sorgulayan, çözümlemeler yapan bir kitap “İstanbul Yalnızları”. Beni bu romanı yazmaya iten ilk duygum şuydu: İnsanlığın ruh hali bozuk, edebiyata ihtiyacı var; edebiyatın uyarılarına, tuttuğu aynalara, tokatlarına hatta. Neredeyse herkesin, inancı ne olursa olsun, paraya taptığını gözlemliyorum. Aile içi ilişkilerden global şirketlere, kliklerden politik hiyerarşiye, spordan sanata, okullardan hastanelere her yerde bu tapınmanın yakıcılığı var. Bu durumun yarattığı korkunç bir çıldırış durumu var, gitgide büyüyen. Paraya ve otoriteye tapmayı reddeden İsmet’in yalnızlığı, insanlığın belleği olduğunu düşündüğüm edebiyata bunları aktarmak için fırsattı. Bunu iyi bir kurgu ve karakterlerin duygusuna uygun dille, edebiyat sanatının güzelliğiyle vermeye çalıştım.
Kitabınızın ana kahramanı İsmet, İstanbul’a üniversite okumaya gelen ama İstanbul’un “zoraki” koşuşturmacalarından usanan bir genç. İstanbul onca güzelliğine rağmen insanı tüketen bir şehir mi? Suçlu sadece İstanbul mu?
Bu dünyada suçlu her zaman insanlardır. İstanbul İsmet’in tükenişinin başrolündedir, içindeki tüm insanlarıyla, ama gezegenin birçok büyük metropolü için de aynı durum söz konusu. Suç; incelikten, sevgiden, saygıdan, felsefeden, gerçek sanattan ve duyarlılıktan yoksun bir halde genişleyen toplumdadır.

Romanı bitirdiğimde aslında hepimizin içinde bir İsmet’in yaşadığını düşündüm. İsmet’in İstanbul’a olan hayranlığına karşın İstanbul’da yaşayanlara olan bakışı arasındaki o keskin fark çok etkileyici. Peki romanı yazarken ne gibi gelgitler yaşadınız?

Çok haklısınız. Hepimizin içinde bazen, “Böyle olmamalı!” çığlıklarının yükseldiğine eminim ben de. Eğer yazdığı romanlar yazarları dönüştürüyorsa, “İstanbul Yalnızları“ beni yalnızlaştırdı diyebilirim ama daha berrak bir bakış kazandırdı. İstanbul’un renkliliği, çok kültürlülüğü, coğrafyası ve tarihiyle büyüleyici olduğunu hepimiz kabul ederiz, tıpkı buradan bir gün kaçmanın planını yaptığımız gibi.

Gezi Parkı olaylarından da bahsediyorsunuz. Bugünü anlatabilmek ve açıklayabilmek adına Gezi Parkı olayları sizce nasıl bir noktada?

Evet, İsmet’in Gezi Parkı’nı algılayışı, hangi açıdan bakarsak bakalım, hiçbirimizin aklındaki olaylarla örtüşmüyor. Romanı okuyanlar ne demek istediğimi anlayacaklar. Bambaşka bir şey görüyor, yaşıyor orada İsmet. Gezi Parkı olaylarının ruhu, İsmet’in ruhu ile aynı frekansta.

Paylaş

Bir VatanKitap’ın perde arkasıBu ay üç özel röportajla çıkıyoruz okur karşısına. Bunlardan ilki Türk tiyatro tarihine sahneleye çıkan ilk kadın oyuncu Afife Jale'nin yaşamını romanlaştıran Osman Balcıgil'le bu büyük değer üzerine Ece Erol'un yaptığı şöyleşi oldu. Diğer bir özel röportajımızı Cemre Nur Meleke, Aslı Perker'le yeni romanı Flamingolar Pembedir üzerine gerçekleştirdi. Sinemaya da uyarlanan Kocan Kadar Konuş kitabıyla büyük çıkış yakalayan Şebnem Burcuoğlu ise özlenen sıcak mahalle özlemimizi, Cemal Süreya'ya gönderme yaparak Cemal ve Süreyya aşkı üzerinden giderdiği yeni romanı Süreya Kuaför Salonunu anlattı.

Devam