VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
10 Ekim 2011 Pazartesi | Anasayfa > Haberler > Elif Şafak’ın “Aşk” romanının sektöre çok ciddi katkısı oldu
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Elif Şafak’ın “Aşk” romanının sektöre çok ciddi katkısı oldu

Yayın dünyasının lokomotiflerinden Doğan Egmont Yayıncılık kapılarını VatanKitap""a açtı

Sayım Çınar

Çok satan yerli yazarların yayınevi olduğu kadar okuru dünya edebiyatı ile de buluşturan Doğan Kitap, her yaştan çocuğun kitapla buluşmasını sağlayan Doğan Egmont ve gençlerin yeni gözdesi Dex markalarının yayıncısı Doğan Egmont Yayıncılık, kitap piyasasının en büyük yayınevlerinden. Editörlük müessesi kadar pazarlama ve satışa da büyük önem veren, yeni satış teknikleri geliştiren Doğan Egmont Yayıncılık’ın Elif Şafak’ın “Aşk” romanıyla yürüttüğü kampanya sadece kitap piyasasında değil diğer sektörlerce de uzun süre konuşulmuştu. Doğan Egmont Yayıncılık’ın Genel Müdürü Gülgün Çarkoğlu VatanKitap’a konuştu.


Doğan Egmont Yayıncılık’ın öne çıkan markası Doğan Kitap... Tarihçesi nedir? 
Doğan Kitap, 1999 yılından beri faaliyet göstermekte. Kataloğumuzda Elif Şafak, Mario Levi, Hakan Günday, Jean Chrisptophe Grange, Umberto Eco, David Mitchell, Nedim Gürsel, Murakami ve daha pek çok değerli yazarın eserleri bulunmakta...
Yabancı ortaklı bir yayınevisiniz. Bu sizi diğer yayınevlerinden farklılaştırıyor mu?
Şirketimizin hukuki ismi Doğan Egmont Yayıncılık, sonuç olarak yabancı ortağımızla birlikte yediden yetmişe geniş bir okur profiline hizmet sunuyoruz. Doğan Kitap, bu şirketin bir bölümü sadece, onun yanı sıra çocuk kitapları ve dergileri de yayınlıyoruz. Yabancı ortağımızın olması bizde pozitif anlamda bir fark yarattı. Zaten güçlü bir editör kadromuz vardı, ancak işin pazarlama ve satış birimlerini de dikkate alırsak, yabancı ortağımızın katkısı yadsınamaz. Yabancı ortağımızın pazarlama ve yönetim anlamındaki deneyim ve birikimleriyle Doğan Kitap, sektör içinde çok daha iyi bir noktaya geldi.
Evet, Doğan Kitap satış ve pazarlamasıyla öne çıkan bir yayınevi. Ne tür politika ve stratejiler uyguluyorsunuz? Satış potansiyelinin yüksek olduğunu düşündüğünüz bir kitap için neler yapıyorsunuz?
Her şeyden önemlisi burada ciddi bir ekip çalışması var, altını çizmek isterim. Her kitap için geçerli olan standart bir çalışma uygulayamazsınız bu gibi durumlarda. Çalışma planının kitabın ve yazarın özelliklerinin göz önüne alınarak yapılması gerekiyor. Satış beklentisi yüksek olan bir projeyle karşılaştığımızda, ekibimizin büyük bir kısmı o kitabı okuyup kitabın ruhuna girmeye çalışıyor. Satış, pazarlama ve PR’dan sorumlu arkadaşlarımızla bir araya gelerek yapabileceklerimizi tartışıyoruz. Kitabın yazarı da çalışmamıza dahil oluyor. Sonra her birim kendi stratejisini geliştiriyor. Pazarlama birimi; hangi satış noktalarına ne şekilde dağıtım yapılacağını, ne şekilde sunulacağını, hangi sloganla yola çıkılacağını belirliyor. Satış birimi; kaç adet basım yapılacağını ve basılan adetlerin belli satış noktalarına hangi oranlarda dağıtılması gerektiğini belirliyor. PR ekibimiz; hangi mecralarda reklam ve tanıtım yayını yapılacağını, bu yayınların hangi sırayla çıkacağını ve de kimlerle röportaj yapacağını belirliyor. Özetle editöryal kadronun haricinde başarının arkasında görünmeyen kahramanlar var.
Editörlük müessesesinin en iyi çalıştığı yayınevlerinden biri Doğan Kitap... Kaç editörünüz var?
Yayın direktörümüz Deniz Yüce Başarır’a bağlı olarak çalışan beş editör ve iki redaktör arkadaşımız var. Ekibin bu kadar uyumlu çalışmasında elbetteki yayın direktörümüzün katkısı büyük. Edebi eserlerden, tarih ve kurgu dışı kitaplardan, yabancı yayınlardan ve romanlardan sorumlu ayrı editörlerimiz var. Ama bu kadronun dışında, özgün projeleriyle bize gelen isimlerle de çalışıyoruz.
Sektör içinde çok fazla yayınevi açılıp kapanıyor. Yayıncılığı hedefleyenlere neler önerirsiniz?
Her mesleğin kendine göre belli gereklilikleri var. İyi bir kitap okuru olmak sektöre girmek için yeterli değil. Yayıncılık donanım gerektiriyor. Kitabı seçmek, kitabın yayına hazırlanması, basımı, satışı ve pazarlaması ciddi anlamda bilgi ve deneyim gerektiriyor. Yayıncılığa heveslenenlerin öncelikle bu işi yeterince ciddiye almayı öğrenmelerinde fayda var. Başarılarını kimsenin yadsıyamayacağı yayınevlerini sıraladığınızda ilk akla gelenler Remzi, İnkılap gibi seksen yıllık mazisi olan yayınevleri oluyor. Bu işin bir kültürü, bir geçmişi var. Doğan Kitap da farklı adlar altında uzun yıllardır yayıncılık sektörü içinde. Ortağımız olan Egmont ise 1878’de kurulmuş bir yayınevi; yüz otuz üç yıllık bir yayın geleneği var. Bu bilgi ve birikim, sektörde en çok ihtiyacınız olan şeylerdir; hiçbir başarı tesadüfen olmuyor.
Elif Şafak’ın “Aşk” romanı rekor sattı. Bu Doğan Kitap yazarlarının isteklerini farklılaştırdı mı? Kitaplarının daha fazla ilgi görmesini için özel tanıtımlar istenmesi gibi.
Her işin bir cilvesi var tabii. Çok doğaldır ki Elif Şafak için yapılan çalışmaların kendi kitapları için de yapılmasını isteyen yazarlarımız olabiliyor. Yapılan kampanyanın boyutunu belirleyen asıl faktör, kitabın basım adedi ve satış potansiyeli. İki yüz bin adet basılan bir kitap için yapılan kampanyayı, üç bin adet basılan bir kitap için uygulamak maddi olarak mümkün değil. Dolayısıyla projenin limitleri içerisinde yapabileceğimizin en iyisini yapmaya çalışıyoruz. Bizim için yazarlarımızın hepsi çok değerlidir, yapılan lansmanların içlerine sinmesini çok önemseriz. İlan vermeden kitap yayınlamıyoruz, ancak tirajı yüksek olmayan kitaplarımız için tanıtım ve PR çalışmalarına ağırlık vermeye çalışıyoruz.
Elif Şafak’ın “Aşk” romanı bir aşk kitabı olduğu için mi çoksattı. Pazarlamasının bu kadar başarılı olmasının nedeni neydi?
“Aşk” bir aşk romanı olduğu için çok satmadı. Elif Şafak’ın kitabı özgün bir roman. Aşk ismi, çok sade ve güzel geldiği için kitaba kondu. Bence içeriğinin iyi olması, okura hitap etmesi ve Elif’in bir marka olmasıydı başarının asıl sebebi. Yayınevi olarak bizim pazarlama faaliyetlerimizin, kitabın arkasında durmamızın ve reklam ajansıyla koordineli çalışmamızın da elbette alınan başarılı sonuca katkısı olmuştur. Ancak özellikle altını çizelim; kitabın içeriği iyi olmadığında yapacağınız pazarlama faaliyetlerinin katkısı da kayda değer olup fark yaratmaz. “Aşk”ın tirajı iki buçuk yıl gibi kısa bir sürede 600 bini buldu. Korsan okurları da hesaba katarsak bu rakam en az iki misline ulaştı. Türkiye gibi kitabın az okunduğu bir ülkede Elif’in sektöre ciddi katkısı olduğunu düşünüyorum.

Doğan Kitap Genel Yayın Yönetmeni Deniz Yüce Başarır


Kitaplarımızı demokratik yöntemle
belirliyoruz

Yayın yönetmenliği yaptığınız Doğan Kitap’ın misyonundan söz eder misiniz? Benzer kategoride başka yayınevleri var mı?
Doğan Kitap gibi sektörün büyük isimlerinin öncü olma misyonu vardır. Yeniliklere açık olmak, yeni yazarlara şans tanımak (elbette bunun bir ölçüsü var), dünya edebiyatının seçkin isimlerinin eserlerini okurlarla buluşturmak, yerli yazarlarımızı okurlarıyla yüyüze getirecek etkinliklere imza atmak... Belki de tanıtımın ayıp olmadığını kabul ettirmek de bizim misyonlarımızdan biri... Yayıncılık sektörüne yeni okur kazandırmak... Daha önce para verip bir tane bile kitap almamış insana, hayatında ilk defa bir kitap satın aldırmak... Bu tüm sektöre fayda sağlayacak bir şey aslında.
Genel yayın yönetmenleri yayınevlerinin yayın politikaları ve basılacak kitaplar üzerinde ne kadar etkili olurlar?
Yayın yönetmenlerinin elbette basılacak kitapların seçiminde büyük etkisi var. Bir şekilde ruhunuz sızar kitapların arasına. Ama biz her hafta yayın kurulu olarak toplanıyoruz ve demokratik yöntemlerle belirliyoruz kitaplarımızı. Zaten şunu söylemek de imkan dahilinde değil: Sadece okuyacağım kitapları basarım, gerisi beni ilgilendirmez. Hele Doğan Kitap gibi geniş okur kitlesi hedefleyen büyük bir yayıneviyseniz. Benim en önemli derdim, bastığımız her kitaba özen göstermek, okurlara layık kitaplar üretmek. Polisiye okuyan için de, aşk romanları sevenler için de, inceleme-araştırma ya da tarih tutkunları için de, edebiyatın hasını tercih ederim diyen için de en iyiyi hazırlayıp, sunabilmek. Şunu da özellikle vurgulamak isterim, yayıncılık bir ekip işidir, asla tek adam işi değildir.
Bir ayın yönetmeni olarak Doğan Kitap’tan başka yayınevine transfer olan yazarlara ne diyorsunuz?
Haklarında hayırlısı olsun... Her yazar yaptığı transferi kendi açısından değerlendirecektir. Eminim artısı olacağını düşündüğü için birlikte aşılan bir sürü engel, kat edilen onca yol ve yaşanan dostluklar göz ardı edilir ve yeni bir yayınevine geçilir. Bence yayıncılığın doğasında da başka mesleklerin doğasında olduğu gibi yenilik arayışı, kendini farklı konumlandırma ihtiyacı vardır. Bu transferleri de işin bir parçası olarak görüyorum ve hiç yadırgamıyorum. Sadece bir burukluk hissediyorum, hem yayıncı hem de sıradan bir insan olarak.

Paylaş

Bir VatanKitap’ın perde arkasıBu ay üç özel röportajla çıkıyoruz okur karşısına. Bunlardan ilki Türk tiyatro tarihine sahneleye çıkan ilk kadın oyuncu Afife Jale'nin yaşamını romanlaştıran Osman Balcıgil'le bu büyük değer üzerine Ece Erol'un yaptığı şöyleşi oldu. Diğer bir özel röportajımızı Cemre Nur Meleke, Aslı Perker'le yeni romanı Flamingolar Pembedir üzerine gerçekleştirdi. Sinemaya da uyarlanan Kocan Kadar Konuş kitabıyla büyük çıkış yakalayan Şebnem Burcuoğlu ise özlenen sıcak mahalle özlemimizi, Cemal Süreya'ya gönderme yaparak Cemal ve Süreyya aşkı üzerinden giderdiği yeni romanı Süreya Kuaför Salonunu anlattı.

Devam