VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
15 Kasım 2012 Perşembe | Anasayfa > Haberler > Elveda Rumeli
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Elveda Rumeli

Bu kasım Osmanlı’nın Balkanlar’a veda edişinin 100. yılı... Peş peşe yayımlanan iki subayın hatıratı ise Balkan Savaşı tarihini ilk elden anlatıyor.


ATOM DAMALI
Osmanlı Devleti’nin Balkanlar’daki varlığı Gazi Süleyman Paşa komutasındaki ordunun Gelibolu’da bir kaleyi ele geçirmesiyle başlar ve 1448 yılında Kosova zaferi ile tamamlanır. Ancak daha sonra tam tersi bir tarihle karşılaşırız. Bu 1699 Karlofça Antlaşması ile başlayıp, 1912 yılında Balkan Savaşları ile tamamlanan bir süreçtir bu: Türklerin Balkanlar’dan ve Orta Avrupa’dan çekilişi. Elbette hiç kolay bir süreç değildir bu. Müslümanlar da Hristiyanlar ağır can ve mal kaybı yaşadılar...
Kasım 2012 ise işte bu savaşın 100. yılı. Alfa Yayınları da Osmanlı ordusunun tarihteki en ağır yenilgilerinden Balkan Savaşları’nı, Osmanlı’nın Balkanlar’ı kaybederken aslında neler kaybettiğini anlatmak için bir diziye başladı. Bu dizinin ilk iki kitabı ise bu savaşları yaşayan kumandanların hatıralarından oluşuyor. İlki “Abdullah Paşa’nın Balkan Savaşı Hatıratı ve Mahmut Muhtar Paşa’nın Cevabı.”
Balkan Savaşı’nda 2. Ordu Komutanı olan Abdullah (Kölemen) Paşa anılarında Osmanlı’nın Balkanlar’ı kaybedişini ordunun geçirdiği değişimle açıklıyor. Ona göre Sultan Abdülhamit döneminde Osmanlı Ordusu’nun ıslah ve geliştirilmesi yetersiz kalmış, eğitim ve savaş gücünden mahrum bırakılmış... 1908 Meşrutiyet ilanından sonra askerlerin politikaya karışması ise subayların kardeşlik bağlarını zayıflattığı gibi particiliği öne çıkarırken küçük rütbeli subayları da şımartmıştır. Bunun yanında ordunun düzenli gücünün, Osmanlı sınırları dahilinde her tarafta ortaya çıkan iç isyanların bastırılmasında kullanılması ve İtalyanlar’a karşı Kuzey Afrika’da savaşa yollanması ile, merkezde kalan ordu iyice güçsüz duruma düşmüştür. Osmanlı ordusunun bu durumunu takip eden Bulgar, Sırp, Karadağ ve Yunan hükümetlerinin de bu zafiyetten faydalanarak ortak savaş ilan etmeleri ile Osmanlı Balkanlar’dan çekilmek durumunda kalmıştır.
Her yenilgiden sonra yetkililerin birbirlerini suçlamaları da kanıksanmış. Yayınlanan bu hatıralarda 2. Ordu Komutanı Abdullah (Kölemen) Paşa’nın ve diğer bir Ordu Komutanı Muhtar (Katırcıoğlu) Paşa’nın birbirlerini suçlamaları ve suçlamalara verdikleri cevaplardan çıkarılması gereken çok ders var. Bu dönemde Osmanlı ordusundaki moral bozukluğu, ordunun disiplinsizliği, maddi açıdan güçsüzlüğü ve ordu üst yönetimindeki görüş ayrılıkları olması, konu ile ilgili yorum yapan tüm tarafların üzerinde hemfikir oldukları tek konudur...
“Balkan Savaşı’nda Sırp Ordusu ve Batı Ordusu, Yüzbaşı Selanikli Bahri” ise 15.yüzyılda Kosova Meydan Savaşı’nda mağlup olan Sırp ordusunun dört buçuk asır süreyle Osmanlı egemenliği altında yaşadıktan sonra yeniden nasıl güçlü hale gelebildiğini anlatıyor. Bu iki olgu ile gerçekleşmiş: Sırp toplumunun inanç ve geleneklerinden kopmadan yüzyıllarca umutlarını korumaları ve Osmanlı Devleti’nin egemenliği altına aldığı bölgelerde asimilasyon uygulamayıp toleranslı bir yönetim anlayışı benimsemesi. Balkan Savaşı’na katılan ve savaş sonunda uzun bir süre Sırplar’ın elinde esir kalan Yüzbaşı Selanikli Bahri de hatıralarında o günlerdeki Osmanlı ve Sırp ordularını karşılaştırıyor. Ona göre Sırp ordusu üç unsurun etkisiyle zafer kazanmıştır. Birincisi; emir komuta ve idare düzeni, ikincisi; kırılamayacak kadar güçlü bir düzen ve disiplin, üçüncüsü; karşısındaki ordudan daha yüksek bir talim ve terbiye...



Abdullah Paşa’nın Balkan Savaşı Hatıratı ve Mahmut Muhtar Paşa’nın Cevabı
Alfa Yayınları
20 TL

Balkan Savaşı’nda Sırp Ordusu ve Batı Ordusu
Yüzbaşı Selanikli Bahri Alfa Yayınları
9 TL

Paylaş

İtimatGaliba en iyisi bir çırpıda söylemek. Doktorların yaptığı gibi. Ekim’den beri kanser tedavisi görüyorum ve biraz daha yolum var.

Devam
15 Eylül 2017 Yıl : 13
Sayfa : 163