VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
15 Kasım 2012 Perşembe | Anasayfa > Haberler > En tutkulu okur çocuklar
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

En tutkulu okur çocuklar

Büyük yayıncıların çocuk edebiyatına, çocuk kitaplarına kapılarını daha fazla açması, dünyada yayıncılığın bu en renkli yüzünün, farklı dinamikler içeren gücünün keşfiyle ilgilidir kuşkusuz.



Bilen bilir, yurtdışında kitap fuarı denince, bizdeki gibi kitap satılan sergenler değil, yayıncıların ve ajansların kitaplarının teliflerini pazarladıkları “ofis stantlar” söz konusudur. Ve her yıl yurtdışı kitap fuarlarını cazip kılan sorular da şunlar olur genelde: Yayıncılık dünyada ne yöne rota kırdı ya da kırma eğiliminde? Yayıncılar ekonominin darboğazlarında edebiyatı ne biçimlere sokuyor, teknolojiyle evlilikleri nelere gebe? Teknoloji, edebiyatı bizim izleyebildiğimizden daha hızlı ve daha derinden başkalaştırdı. Ve tabii, son yılların en önemli konusu: E-kitaplar. Okuyucular, telif meseleleri, güvenlik sistemleri, dağıtım kanalları, yani bambaşkalaşan bir “kitap” dünyası. Bu yıl fuarlarda e-kitabın kendinden çok, “okuyucular” tanıtılıyordu. Çoklu fonksiyonlu okuyucular aranıyor, pek çok ülke yayıncısı bunlarla ilgileniyordu. Yayıncının da, yazarın da e-kitapla imtihanı gelecekte daha izlenebilir hale gelecek besbelli. Fuar salonlarından izlenimlerimiz, teknolojik gelişmenin, değişmenin sıkı yansıdığı alanlardan birinin çocuk edebiyatı olduğu yönünde. Değil mi ki, teknolojiye en açık olanlardır yarının büyükleri, onların eline geçecek her “ürün” gibi edebiyat eseri de yeni çağa ayak uydurmalıdır, uydurmuştur da; kaçış yok!

FUARI ÇOCUKLAR DOLDURDU
Bu yıl 10-14 Ekim tarihlerinde gerçekleşen ve Avrupa’daki ekonomik kriz beklentisinin hayli gölgelediği Frankfurt Kitap Fuarı’nda, sektörde, 2009’daki büyük krizdekine yaklaşan durgunluğun resmi, tenha salonlardı. Ancak, ana resme inat, çocuk ve gençlik edebiyatı yayıncılarının toplu olarak yer aldığı salon tüm fuar boyunca kalabalık ve hareketliydi. Türkiye’de de büyük yayıncıların çocuk edebiyatına, çocuk kitaplarına kapılarını daha fazla açması, genel anlamda dünyada yayıncılığın bu en renkli yüzünün, farklı dinamikler içeren gücünün keşfiyle ilgilidir kuşkusuz.
Frankfurt’ta çocuk kitapları salonunda en çok dikkati çekense, kitaplardaki görselliğin gemi azıya almasıydı denebilir. Yakında, kitabın daha ilk sayfasını açtığımız anda üç-boyutluluk kazanacak, neredeyse sayfalardan çıkıp karşımıza dikilecek kahramanlara hazır olalım. Çocuğun, gencin albenili bir teknolojik sunumla alıştırıldığı görsellik edebiyatta etkisini arttırıyor. Uzun süredir, fanatik okurlarının etkili düşkünlüğüyle dikkat çeken çizgi romanlara artık yayıncıların daha fazla yatırım yaptığını da paylaşmalı. “Graphic novel” adıyla tanımlanan kitaplar, her yaştan okuru, öncelikle Klasikler’le buluşturma görevini üstlenmiş görünüyor. Ancak edebiyatın hemen her türünde çeşitlenen ve çizimleriyle, baskı kaliteleriyle göz alan çizgi romanlar, ülkemizde hedeflenen satış rakamlarına ulaşamadı görünse de, zaman lehlerine işleyeceğe benzer.
Geçen mart ayında Uluslararası Bolonya (Bologna) Çocuk Kitapları Fuarı’nda da dikkat çekiciydi, ekimde Frankfurt’ta iyice tescillendi: Fantastik ve bilimkurgu romanlar çocuklara sunulan en geniş yelpazeyi oluşturuyor. Epik fantastik denebilecek kitaplar rafları kaplıyor. “Taht Oyunları” (Game of Thrones) neredeyse başlı başına bir fantastik dünya yaratmış durumda. Hatırlatalım: Amerikalı yazar George R. R. Martin’in ilk kez 1996’da yayımlanan “Buz ve Ateşin Şarkısı” adlı romanı, 2011’de “Taht Oyunları” adıyla televizyon dizisi halinde projelendirildi. Sert Starklar’ın, onlardan da sert düşmanlarının entrikalarıyla amansız mücadelesi dünyayı soğuğa kesti; yaratılan haşin gerçekliğin ortaçağa mesnetlenen destansı havası izleyiciyi yakaladı. Dizi kısa zamanda filme çekildi, oyuncuları ünlendi; yan ürünler gecikmedi, kart ve masa oyunları üretildi; çizgi romanlar raflarda yerini aldı. Frankfurt’ta görülen o ki, yayıncılar bu tarihsel fantastik tarzın çeşitlemeleriyle çocuklara geniş bir yelpaze sunmaktalar.

MESAJSIZ KİTABA ÖDÜL
Edebiyat alanının saygın ödüllerinden, Almanca’ya çevrilmiş herhangi bir dildeki çocuk ya da gençlik edebiyatı kitabına verilen Alman Gençlik Edebiyatı Ödülü’nün fuar sırasında açıklanan sonucu şaşırttı: Ödül, 1982 doğumlu Alman yazar ve sinemacı Finn-Ole Heinrich’in, İzlanda kökenli Norveçli illüstratör R•n Flygenring’in desenleriyle canlanan, Frerk, du Zwerg! (Frerk, Seni Cüce!) adlı kitabına değer görüldü. Şaşırtıcı olan, seçici kurulun karar gerekçesiydi. Kurul, bu resimli kitabı eğlenceli olduğu ve özellikle hiç “mesaj” içermediği için seçtiğini vurgulamıştı. Değil açık, gizli didaktik söylemli kitapların da itici bulunmaya başlandığına güçlü bir örnek oluşturdu bu ödül kuşkusuz. Nihayet!
Tüm bu gelişmeler, tartışmalar en çok Batı dillerinde yayımlanmış kitaplar dünyasında etkili; bunu özellikle belirtmeli. Doğu ülkelerinde, Türki cumhuriyetlerde çocuk kitapları manzarası, dikkat çekici renkliliğe doğru değişmiyor henüz. Ama Uzakdoğu’nun yükselişi izlenmeye değer verilerle dolu. Gençlik kitaplarına az daha ayrıntılı bakınca, İtalya aşk romanlarında açık ara önde gidiyor yine, yayınevleri romantizmle iç içe mafya temalı romanlara devam ediyor. İspanya’da siber-fantastik kurgular göze daha çok çarparken, Kuzey ülkelerinde suç ağırlıklı gençlik romanları ön planda. Ve diziler, diziler... Çocuk ve gençlik edebiyatı bu yıl gerek Bolonya’da gerekse Frankfurt’ta dizilerle uzayıp giden bir pazarlama geleneğinin esiri olmayı sürdürüyor. Tek kitapların sayısı ciddi oranda az. Ve her yayınevinin yakınması: Oğlanlar ve delikanlılar az okuyor!
Bizde de öyle. Sık sık dile getirilen bu gerçeği aşmak için ON8 markasının çabasına edebiyatta yeni yeni gençlik açılımları eklenecek umudundayım. Bizde daha ziyade, nedense olumsuzlanarak tartışılma eğilimi olduğunu şaşırarak izlediğim “gençlik” kitapları, geçen yıllardan farklı bir çıkış yansıtmıyorlar: Bu yıl da distopyalar gençlerin vazgeçilmezleri; vampir, melek ve zombisiz kurguların sayısı gerçekten az. Bunların çoğu ya kızların okuduğu romantik kitaplar ya da macera kitapları.
İki gün sonra başlayacak ve “Çocukluğum Yurdumdur” temasıyla özellikle küçük izleyicilerini kucaklayacak 31. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı’na bu bilgiler cebimizde gidersek, ülkemizdeki tabloyu değerlendirmede daha çabuk yol alırız umarım. Fuarın bu yılki onur konuğu, en çok okunan, en çok sevilen çocuk kitabı yazarlarımızdan sevgili Gülten Dayıoğlu’nu kutlamak da mutlu bir şans olacak bizlere.

Paylaş

İtimatGaliba en iyisi bir çırpıda söylemek. Doktorların yaptığı gibi. Ekim’den beri kanser tedavisi görüyorum ve biraz daha yolum var.

Devam
15 Eylül 2017 Yıl : 13
Sayfa : 163