VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
14 Mayıs 2014 Çarşamba | Anasayfa > Haberler > Endülüs’te Büyük Fitne Dönemi
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Endülüs’te Büyük Fitne Dönemi

İsmail Toraman’ın kaleme aldığı “Endülüs’te Hazan” romanı okuyucuyu Endülüs’ün o sancılı yıllarına götürüyor ve hüzünlü bir hikâyeye tanık olmaya davet ediyor.


Avrupa’nın üçüncü en büyük yüzölçümüne sahip ülkesi, 40 milyon nüfuslu İspanya’nın 17 özerk bölgesinden biri Endülüs, Müslüman İspanya’sı belirtmek için kullanılan bir sözcük. Aynı zamanda başkent Sevilla şehirinin sekiz vilayetten oluşan bölgesi.

Endülüs yüzyıllar boyunca emir, halife ve sultanlar tarafından yönetilip Akdeniz ve Atlantik arasındaki konumuyla üç bin yıl boyunca İber Yarımadası’nın kültürel ve ekonomik merkezi olmuş. 800 yıllık Arap egemenliğini konuşulan dilin arapça olması nedeniyle dilde etkisini gösteriyor. Bugün Endülüs’te kullanılan dilde İspanyolca’da Arapça’dan gelme birçok kelime var. 711’de sonradan adını taşıyacak Cebelitarık Boğazı’ndan, peşinde ordusuyla İber Yarımadası’na geçer Tarık bin Ziyad. Ardından gemileri yakarak, geriye dönüş ihtimaline son verir. İber Yarımada’sına geçen Araplar burada 800 yıl kalırlar. 1492 yılı ise hem Araplar, hem de Yahudiler için bir sonun başlangıç yılı olur. Kraliçe Isabel ile Kral Ferdinand evlenir, paralarına ve mallarına el koydukları Yahudileri ülkeden atarlar, bir tek II. Bayezid sahip çıkıp büyük bir kısmını Osmanlı topraklarına getirirler.

Böylece Araplar Avrupa kıtasına veda ederler etmesine ama ne Arap etkisi Endülüs’ten ne de Endülüs’ten Arapların etkisi silinebilir.
İsmail Toraman “Endülüs’te Hazan” romanında okuru tarihine tanıklık etmiş bu şehre, Endülüs’e götürüyor ve Endülüs’ü ele geçirmek, Avrupa coğrafyasında Müslüman izini sona erdirmek için çabalayan Avrupa krallıklarıyla, devletinin bekası için tüm varlığını ortaya koymaktan çekinmeyen Hacip Asım’ın son derece merak uyandıran mücadelesini konu ediyor. Hikâyenin başkahramanı olan Hacip Asım, sakalibe -köle tacirleri veya korsanlar tarafından Endülüs’e getirilen slav asıllı köleleri ifade etmek için kullanılır- olarak Endülüs’e getirilerek, gösterdiği azim ve kararlıktan ötürü haciplik makamına kadar terfi ettiriliyor. Fitne ateşinin kasıp kavurduğu bir dönemde, canını ülkesinin dirliği için feda etmekten çekinmeyen Hacip Asım’ın yaşadığı imtihanlarda en büyük destekçisi Hızır gibi yetişen keramet yüklü bir derviş oluyor. Derviş Yusuf isimli bu zat, Batıdan yükselen Doğuyu görebilmek ve yaşanılan fitne ateşini bir nebze olsun dindirebilmek için Endülüs’e kadar gelerek Hacip Asım’a yoldaş oluyor ve Endülüs halkının manevi hastalıklarına çareler buluyor.

Hacip Asım’ın son derece keskin bir zekâsıyla ülke kaderine göz diken Avrupa krallıklarına bağlı unsurlarla olan savaşında başarılı olması, dikkatlerin üzerine çekilmesine neden oluyor. Önce ailesinin katledilmesiyle başlayan trajik hadiseler zinciri, kendisine rehber edindiği Derviş Yusuf’u bir kumpas sonucu kendi elleriyle öldürmesiyle sona eriyor.

Endülüs`te HazanEndülüs`te Hazan

İsmail Toraman

Detay için tıklayın

Paylaş

İtimatGaliba en iyisi bir çırpıda söylemek. Doktorların yaptığı gibi. Ekim’den beri kanser tedavisi görüyorum ve biraz daha yolum var.

Devam
15 Eylül 2017 Yıl : 13
Sayfa : 163