VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
15 Şubat 2017 Çarşamba | Anasayfa > Haberler > Escobar’ı kim öldürdü?
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Escobar’ı kim öldürdü?

Güney Amerika’nın gelmiş geçmiş en büyük uyuşturucu imparatorluğunu kuran ve 1993 yılında hayatını kaybeden Pablo Escobar’ı ölüme götüren süreçteki perde arkasını oğlu Sebastian Marroquin “Escobar Benim Babam” adlı kitabında anlatıyor.

İPEK CEYLAN ÜNALAN




Pablo Escobar adına hemen herkes bir şekilde aşinadır. O, Kolombiya’nın kaderini değiştiren adamdır. Çünkü o bir ada satın alıp o adaya havalimanı kurdurtarak uyuşturucu trafiğini yönlendirmiş bununla da kalmayarak ülke siyasetine el atmış çılgın bir barondur. Çiftçi bir baba ile öğretmen bir ailenin oğlu olarak dünyaya gelen Escobar lise yıllarından itibaren tarihi eser kaçakçılığı, sahte sigara satışı, araba hırsızlığı gibi pek çok yasadışı suça karışır. 18 yaşında tamamen uyuşturucu ticaretine yönelen Escobar, 26 yaşında ABD uyuşturucu trafiğinin büyük bölümünü kontrol eden azılı bir baron haline gelmiştir. 1989 yılında Forbes Dergisi’nin yayınladığı listeye göre 3 milyar dolarlık kişisel serveti ile dünyanın en zengin 10 kişisinden biriydi. Escobar’ı ölüme götüren süreç 1982 yılında Kolombiya seçimlerinde Kolombiya Liberal Partisi’nden yedek üye seçildikten sonra siyasi güç elde ederek polis ve halk desteğini arkasına alarak böylece ABD, Meksika ve İspanya gibi ülkelerle olan uyuşturucu trafiğini arttırmasıyla başladı. Önünde engel ve tehdit olan binlerce sivil, polis ve devlet yetkilisinin öldürtmesi ise bardağı taşıran son damla oldu. Pek çok adamı yakalandı bir kısmı da öldürüldü. Uzunca bir süre kaçak olarak yaşayan Escobar Medellin’de bir dairede yaşadığı tespit edildikten sonra yapılan baskında ölü olarak ele geçirildi. Resmi kayıtlarda Kolombiya hükümeti ve CIA tarafından öldürüldüğü yazsa da ölümü hep tartışıldı; zira Escobar biri şakağından olmak üzere üç kurşunla hayatını yitirmişti. Ölümcül kurşunu sıkan kendisi mi yoksa polisler miydi? Oğlu Juan Pablo Escobar sonradan değiştirdiği kimliğiyle Sebastian Marroquin’in “Escobar Benim Babam”da Escobar’ı ölüme götüren süreci ve ailesinin yaşadıklarını tüm çıplaklığıyla anlatıyor.

Sebastian Marroquin, babasının öldüğü gün ailesinin yaşadıklarını anlatarak başlıyor kitabına. Basın tarafından deşifre edilen kimlikleri yüzünden zor günler yaşadıklarını ve amcalarının babalarının servetini kendilerine vermediklerinden bahsederek sanıldığı gibi babaları öldükten sonra dev bir servete konmadıklarını hatta kalacak yerleri olmadığı için uzunca bir süre ailece otelde konakladıklarını aktarıyor Marroquin.

Babasının kaçtığı dönemde dahi ailesine düşkün olduğunu, telefonlarının dinlenmesine rağmen seslerini duymak için defalarca aradığını dile getiren Marroquin, yakalanmasına neden olan telefon görüşmesini yaptıkları güne detaylı bir şekilde yer veriyor satırlarında. Marroquin babasının öldürülmediğini, intihar ettiğini şu satırlarla iddia ediyor: “Kurşunlardan biri (…) omzunun arkasına isabet etmiş ve alt çenesine saplanarak dişinin arasında kalmıştı. Üçüncü kurşun ise şağ kulak kepçesi çukurunun üst bölgesinden girmiş, sol kulağının preaurikuler bölgesinin altından dışa açılan düzensiz bir yara izi bırakarak çıkmıştı. Kalibresi belirtilmeyen kurşun sağ taraftan girmiş sol taraftan çıkmıştı. Yeni bir tartışma yaratmak niyetinde değilim ancak bu kurşunu sıkanın babamın ta kendisi olduğundan kesinlikle eminim çünkü her zaman yakalanacağını hissettiği anda kendi kendisini vuracağını söylerdi.” Sebastian Marroquin’in satırlarından babası Escobar’ı çok sevdiğini ancak ona bir o kadar da kırgın olduğunu görüyorsunuz.

Marroquin “Bir çocuğun zalim bir geçmişi hayatının sonuna kadar yaşamasını mantıksız ve bencilce bulduğum için yıllarca baba olma fikrine karşı çıktım. Ancak bugün artık bakış açım değişti. Çocuklarıma dürüst çalışmanın, sorumluluğun, eğitimin ve saygının yaşam için ve yasalar karşısında ne kadar değerli olduğunu gösterme fırsatı bulmak istiyorum. Öldükten sonra onlara bırakmak istediğim en iyi vasiyet şudur: Attığınız her adımın sizi barışa götüreceğinden emin olun” diyor ve kitabı “Hangi yolu izlememem gerektiğini gösteren babama, teşekkürler” diyerek noktalıyor.


Paylaş

İtimatGaliba en iyisi bir çırpıda söylemek. Doktorların yaptığı gibi. Ekim’den beri kanser tedavisi görüyorum ve biraz daha yolum var.

Devam
15 Eylül 2017 Yıl : 13
Sayı : 163