VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
20 Ağustos 2010 Cuma | Anasayfa > Haberler > Evimde herhangi bir yere kitap girmezse ben de girmem
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Evimde herhangi bir yere kitap girmezse ben de girmem

""Kitaplar arttıkça ömrümün boşa geçmediğini düşünüyorum, dünyadaki kıymetimize vakıf oluyorum, kitaplar bunca çokken ölünmezmiş gibi geliyor.""

“Volkan’ın Romanı” ve “Birbirimize” kitaplarının yazarı, gazeteci-yazar Ahmet Tulgar, bir odasını olduğu gibi arşivine ayırmış... İçeri girmek çok zor, çünkü tüm zemin gazete ve kitaplarla dolu. Adımınızı atabilmek için kapıyı şöyle bir zorlamanız gerek. Bunun dışında kitaplar evde, salonda baş köşede duruyor; “evin en sevgili varlıkları biziz” der gibi.. Zaten evde nereye gitseniz, her an karşınıza bir kitap ya da CD çıkabilir. Eğlenceli mi? Burası eğlenceli ve sürprizlerle dolu bir ev mi? Kesinlikle öyle! İşte kendi ağzından Ahmet Tulgar"ın kütüphanesi:

- Kütüphanem mütemadiyen ve iyi ki de büyüyen, genişleyen, sonra bir gün kargo şirketi elemanı gelip bir başka kütüphaneye nakletmek için birkaç koliyi aldığında yeni heyecanlara, yeni serüvenlere yer açan bir yapı... Bir coğrafya, bir ülke... Kendi haritası var ve ben bu haritayı avucumun içi gibi biliyorum. Çok geniş, çok cömert. Elim gibi açık. Davetkâr.

- Kütüphanem üç dilli. Türkçe, Almanca, İngilizce. Almanca edebiyat bölümü çok zengin. Yeni yeni Kürtçe kitaplar da birikiyor. Thomas ve Heinrich Mann ve Thomas Bernhard kitaplarının olduğu raflar, kendi yazdıklarının yanı sıra biyografileri ile de çok zengin. Kant ve Habermas da baş köşede. İçinde benim yazılarımın da yer aldığı Bruce Springsteen biyografileri ve turne kitapları da benim için önemli bir bölüm.

- Oturma ve çalışma odam olarak işlev gören salondaki iki kitaplıkta dizili kitaplar ama storlu yazıhanem de kitap muhafazasına yarıyor. Yanı sıra salondaki birçok yatay zeminde de kitaplar üst üste sıra bekliyor. Evimin bir odası ise tamamen arşiv için ayrıldı. Kitap, gazete ve dergi arşivi bu. Arşive girmekte zorlanıyorum. Doldu. Ve hâlâ ekliyorum. Ama yine de benim evimde “Asla kitap giremez” dediğim bir de yerim yok. Evimde herhangi bir yere kitap girmezse ben de girmem. Bu yüzden Kütüphanemi kontrol etmiyorum, etmem, edemem, kontrol etmeyi kendime yakıştırmam. Hoş geldiler ve sahiden sefa getirdiler hepsi. Çünkü kitaplar bizi dünyaya açar, eşlik eder, kulağımıza cesaret sözcükleri fısıldar. Uzlaştırır, barıştırır ya da mücadelemizde bize yoldaşlık eder.

- Kütüphanemin büyümesi beni korkutur mu? Hayır, hayır... Kitaplar arttıkça ömrümün boşa geçmediğini düşünüyorum, dünyadaki kıymetimize vâkıf oluyorum, kitaplar bunca çokken ölünmezmiş gibi geliyor. Kitaplar geldikçe dünya bitmiyor. Kitaplarla aramdaki ilişkiye gelince... Hakimiyet ilişkisi değildir benim onlarla ilişkim daha çok iletişim ilişkisidir. Bazen iradi bir okuma programı izlerim, bazen rastgele bir kitap kendisine çağırır. Kitapsız bir ev mi? Ölüm gibi yani. Kütüphanemi de kendim temizlerim. Başkasının bu denli müdahil olmasını kabul edemem. Kütüphanemdeki tüm kitapları okuyamamak üzerimde bir baskı değil ama adaletsizlik yapma korkusu yaratır. Ya müthiş bir yazarı, bir kitabı daha okumamışsam, ya birine adaletsizlik yapıyorsam, diye düşünür, kaygılanırım.

Paylaş

Bir VatanKitap’ın perde arkasıBu ay üç özel röportajla çıkıyoruz okur karşısına. Bunlardan ilki Türk tiyatro tarihine sahneleye çıkan ilk kadın oyuncu Afife Jale'nin yaşamını romanlaştıran Osman Balcıgil'le bu büyük değer üzerine Ece Erol'un yaptığı şöyleşi oldu. Diğer bir özel röportajımızı Cemre Nur Meleke, Aslı Perker'le yeni romanı Flamingolar Pembedir üzerine gerçekleştirdi. Sinemaya da uyarlanan Kocan Kadar Konuş kitabıyla büyük çıkış yakalayan Şebnem Burcuoğlu ise özlenen sıcak mahalle özlemimizi, Cemal Süreya'ya gönderme yaparak Cemal ve Süreyya aşkı üzerinden giderdiği yeni romanı Süreya Kuaför Salonunu anlattı.

Devam