VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
23 Temmuz 2012 Pazartesi | Anasayfa > Haberler > Fazla havaya girenler kaybetti!
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Fazla havaya girenler kaybetti!

Kenneth John Macksey’in dünyada büyük ilgi uyandıran kitabı, “II.Dünya Savaşı’nda Askeri Hatalar” kitabı bir gerçeği anlatıyor.

Yonca Boztunalı

Herkes hata yapar. Hatasız kul olmaz. Bu düşünceden hareketle yaşamımızdaki herşeyde aslında bir dizi tedbirler alınmıştır. Alın işte en basitinden; bilgisayarın klavyesinde hata yaptığınız anda silmek, yeniden yazmak için geri ve silme tuşları bu yüzden vardır.

Aslına bakarsanız hataların irdelenmesi, incelenmesi; her sektörde gelişmelere büyük katkı sağlamıştır. Mesela Amerika’da daha güvenli bir sağlık sistemi oluşturmak adına 1999 yılında yayınlanan “Err is Human/ Hata insanidir” adlı rapor, tıbbi hatalara dikkat çekme konusunda çok etkili olmuş ve sonraki sağlık politikalarının belirlenmesine yön vermiştir.

Tıbbi hatalar gibi insan yaşamını, insanlığı, tarihi dolayısıyla gelecek uluslararası politikaları ve stratejileri belirleyen ise elbette; askeri hatalardır.

Kenneth John Macksey’in yurtdışında büyük ilgi uyandıran kitabı, “II.Dünya Savaşı’nda Askeri Hatalar/ Military Errors of World War Two”; İş Bankası Kültür Yayınları tarafından yayımlandı. Kitap, savaşın geçtiği dönem ve öncesinde ülkelerin askeri ve psikolojik durumları ile belli başlı askeri hatalara örnekler veriyor. Ancak daha da önemlisi yıllardır bu hataların sebeplerini incelerken yapılan hataları bir bir açıklıyor.
Tarihçilerin, yorumcuların geçmişte yapılan hataları, ihmalleri incelerken neleri gözardı ettiklerini, neleri atladıklarını anlatırken onların hatalarına da yer veriyor. Bu konu da en az hatalar kadar dikkat çekici ve önemli.

KOMUTANLARIN AT TUTKUSU

Kitaptan bu noktada bir örnek vermek gerekirse; “atlara hayran olan komutanların, atlı kuvvetlerde ısrar ederken; bu hayvanı etkisiz ve dehşete düşmüş şekilde katletmeye sürüklüyorlardı” diye kınayan tarihçileri eleştriyor Macksey. Yani aynı komutanların, modernizasyonu geciktirmek, teknik konulardaki zayıflıklarını gözardı etmeleri konusunda eleştirilmemelerini söylüyor.

Macksey; askeri hatalar irdelenirken, nihai başarılara verilen aşırı önemin, iki tarafın yaptığı ortak hataları görmeyi nasıl engellediğine de dikkat çekiyor ki bu da gerçekten üzerinde düşünülmesi gereken bir husus.

Kendisi de savaşa İngiliz ordusunda katılmış bir asker olan Macksey, kitaba hakikaten neden acaba diyeceğiniz sorularla başlıyor. Ülkelerin bile bile, göz göre göre yaptıkları askeri taktik hataları neden yaptıkları gibi. Macksey, bunların yanıtını detaylıca geçmişe de bakarak yorumluyor ve listeliyor. Birebir ülkelerin yanlışlarını anlatırken aynı zamanda dönemin genelinde yapılan hataları da aktarıyor.

Dış politikanın her an ufacık bir kıvılcımla ateşlendiği, verilen demeçlerde dahi askeri bir stratejinin izlerinin arandığı hassas bir dönemdeyiz. Tam da bu noktada Macksey’nin kitabı; uluslararası ilişkiler, ülkelerin kendini tanıması ve gücünü bilmesi, teknoloji, operasyonel analizlerin değeri hakkında yol gösterici bir nitelik taşıyor.

SINIRLARI HATALAR ÇİZDİ

Dünya tarihindeki en büyük savaş olan II. Dünya Savaşı’nın sonunda da diğerlerinde olduğu gibi ülke sınırlarını, askeri hatalar belirledi. Zira, Macksey’nin dediği gibi “bir tarafın hatasızlığı, kaçınılmaz olarak hasmını yanlışa iter”.

Kitaba göre; “1918 sonrası askeri düşüncenin, 1940 Mayıs ayındaki planları ve tepkileri nasıl bu duruma getirdiği, 1930’ların yeniden silahlanma safhasında orduların ve hava kuvvetlerinin nasıl şekillendiğinde bulunabileceği” belirtiliyor.
Macksey’nin , kitapta sıklıkla aktardığı önemli noktalardan biri hava kuvvetlerinin gücünün aşırı derecede abartılmış olması. İnsanın en büyük hayali olan uçma teknolojisiyle savaşta avantaj sağlayacağına çok güvenen devletlerin, uçaksavarların gücünü ve teknolojinin her alanda olması gerektiğini yadsıyarak büyük hataya düştükleri görülüyor: “Uçak gemilerine ciddi bir önem veriyorlar, fakat aynı zamanda bunların taşıdığı bombardıman ve torpil uçaklarının, kendilerinin uçaksavar korumasını ihmal etme eğiliminde olduğu yüzey gemilerini ciddi ölçüde tehdit edeceğini görmüyorlardı.”

Bir diğer ilginç hata ise, Fransa’ya ait: “Fransa önde gelen askerlerinin benimsediği savunma politikasına sadakat göstererek, 1930’larda Almanya ile kuzeydeki sınırında muazzam beton ve çelik kalelerden oluşan Maginot Hattı’nı inşa etmeye girişti ve bunun masraflarını karşılayabilmek için geri kalan kuvvetleri ihmal etti.”

Kitabı okuduğunuzda pek çok olayın yanı sıra aslında kıvılcımın ateşlenmesinde Fransızların bu “geçilmez” denen Magino Hattı’na bir giriş yapıldığının duyulmasının ve ortadan kaldırılması için ağır çatışmaların devam ettiği açıklamasının ne denli etkili olduğuna da işaret ediliyor.
Macksey, “donanmalar daha geniş zırhlılar, kruvazörler ve muhripler yapmaya devam ediyor ve ispatlanmamış denizaltısavar silahlarına, denizaltıları geliştirmekten daha fazla ilgi göstermiyorlardı” diyerek deniz kuvvetleri konusunda izlenen hatalardan da bahsediyor.
Dönemin önemli devlet adamları ve komutanlarının fotoğrafları ile çeşitli seferlerin haritalı planlarına da kitapta yer verilmiş. Politikacaların özellikle askerlik sanatında eğitimsiz olmalarının ve kaprislerinin nelere mal olduğu da aktarılıyor. Mesela kitapta; “Silahlanma Bakanı Speer’in Almanya’nın endüstriyel kapasitesini tümüyle kullanma talimatının çok geç kaldığı, Jodl’un Hitler’e dalkavukça sadakatinin efendisinin bir dizi temel hatasına göz yumulmasına yol açtığı” vurgulanıyor. Bunun yanısıra; “zafer hırsı yüzünden Leyte körfezinde büyük bir felaketin eşiğine gelinmesine neden olan Halsey, savaşı kazanmak üzere eksiksiz bir deniz zaferi üzerine kumar oynayan, kendi planlaması ve kıdemli komutanlarının ihmalleri yüzünden kaybeden Yamamoto, Atlantik’te konvoy sistemine çok geç izin veren ABD Deniz Kuvvetleri Kurmay Başkanı King” kitapta hatalarına yer verilen dönemin önemli şahsiyetlerinden sadece birkaçı.
Kitapta hava durumunu öngörmekten, kesinlikle gözardı edilmeyecek şans faktörünün etkilerinden, komutanların tarafsız bakamayan bireyler olmasından, iletişim eksikliklerinden, gelişen teknolojinin olumsuz etkilerinden de bahsediliyor. “Değinilen bazı hataların kökünde, aşırı merkeziyetçi bir yönetim anlayışına sahip olan komutanların Doenitz, Auchinleck ve tabii ki bu konuda en kötü şöhrete sahip olan Stalin ve Hitler’in kişisel olarak en büyük hataları yapmayane derece eğimli olduğu” da açıkça aktarılıyor yazar tarafından.

TEKRARLANACAK HATALAR

Macksey, gelecekte de savaş hatalarında etkili olacak belli başlı noktaları ise kitabın sonunda özetliyor. Kitabının içeriği ile ilgili kendisi şunları söylüyor: “Kesin olarak ‘komuta’ yanlışlarını incelemeyi amaçlayan bu kitapta ‘politik’ yanlışlara geçerken sadece değineceğiz. Bir yanlışın hangi kategoriye gireceği konusunda görüş ayrılıklraı tabii ki ortaya çıkacaktır-ki örneğin bu kişisel beceriksizlik, teknik yetersizlik veya tamamen şanssızlık olabilir ve bu arada- tenis terimleriyle ifade edersek- söz konusu hatanın basit hata olup olmadığına da gereken dikkat sarf edilecektir”
Ekonomik, endüstriyel ve bilimsel güçlerin çarpıştığı II. Dünya Savaşı, askeri hataları kadar sonrasındaki etkileri ile de büyük bir tarih olayıdır. Savaş sonrası iki super gücün çıkması, Birleşmiş Milletlerin kurulması, Avrupa’da politik bütünleşmenin önem kazanması gibi daha nice sonuçlarla teknoloji ve endüstri kadar, sanat ve sanatçıları da elbette etkilemiştir. Dönemi konu alan çok önemli eserler, çalışmalar ortaya çıkmıştır. Hızlıca aklıma gelenler: Marguerite Duras’nın senaryosuyla; Alain Resnais’nin Hirashima Mon Amour/ Hiraşima Sevgilim’i, Piyanist; Pearl Harbour, Ana Frank’ın Günlüğü, Sophie’nin Seçimi, Lars Von Trier’in Europa’sı, Er Ryan’ı Kurtarmak, Kuwai Köprüsü, The Thin Red Line vb.

Sanatı ve dünyayı bu denli etkileyen bu savaş, sonrasında sanatçılar, askerler ve bireyler üzerinde de derin izler bırakmış ve kimini dayanılmaz acılara ve kaçınılmaz sonlara sürüklemiştir. Başlı başına savaşın kaderini etkileyen isimlerden Hitler’in eşiyle intihar etmesi ve Virginia Woolf’un bitmeyen buhranlarla hayatına son vermesi en dikkat çekici sonuçlardan yalnızca ikisidir. Bu sonları ortaya çıkaran cephede başarılı olanlar mıdır yoksa yenilgiye uğrayanların hatası mı?

Kitabı; işadamları, askeri okul öğrencileri, uluslarararası ilişkilerle ilgilenenler, dönemin dengelerini ve bakış açısını merak edenler, ünlü devlet adamlarının basit hatalarını ve çelişkilerini merak edenler mutlaka okumalı.

Genel kritik hatalar

- Yeni silahların tasarım ve geliştirilmesi, bunların teknikler ve taktiklerle ilişkisi konusunda yetersiz operasyonel analiz.
- Hava gücünün aşırı derecede abartılması ve radio ile control edilen mekanize kara kuvvetlerinin etkinliğinin hafife alınması.
- Kuvvet komutanlarının bir çoğunda teknik eğitime karşı direnç.
- Mihver ortaklarının uyumlu hareket etmeyi başaramamaları

Ülkelerin yaptığı bazı kritik hatalar

- Almanların uzun vadeli stratejik plana sahip olmamaları
- İngilizlerin Girit’te eldeki istihbarattan yararlanmayı başaramamaları
- Rus hareketli kuvvetlerinin taktikler açısından olgunlaşmamış olması
- Japonların kibirleri nedeniyle Amerikalıların kapasitesini ve kararlılığını doğru değerlendirmemeleri ve bu durumun yetersiz kaynaklarla Pasifik’in fethine girişmelerine yol açması.
- Roosevelt’in kayıtsız şartsız teslim politikasını dikkatsizce kamuoyuna açıklaması

Sorular:

- Almanlar sadece on ila on iki mekanize tümen ve birkaç yüz bombardıman uçağı ile nasıl olup da kendilerinden birkaç kat daha büyük ordulardan daha iyi manevra ve muharebe yapıp atş gücünü daha iyi kullanmışlardır?
- Zırhlı muharebede öncülük ederek, tank geliştirmede lider olan tümüyle mekanize İngiliz ordusu, müttfeiklerine yardım konusunda neden daha fazlasını yapamamıştı?




II.II. Dünya Savaşında Askeri Hatalar

Kenneth John Macksey

Detay için tıklayın

Paylaş

İtimatGaliba en iyisi bir çırpıda söylemek. Doktorların yaptığı gibi. Ekim’den beri kanser tedavisi görüyorum ve biraz daha yolum var.

Devam
15 Eylül 2017 Yıl : 13
Sayfa : 163