VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
14 Temmuz 2014 Pazartesi | Anasayfa > Haberler > Fotoğraf makineni, not defterini al ve başla İstanbul’u gezmeye
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Fotoğraf makineni, not defterini al ve başla İstanbul’u gezmeye

Haldun Hürel, yeni kitabında “İstanbul Nasıl Gezilir” diyor ve sorduğu soruya kendisi detaylarıyla yanıt veriyor. İstanbul’u profesyonel ve amatör bir heyecanla gezdiren kitapta, bu kadim şehri seyredebileceğiniz 50’nin üzerinde seyir balkonuna da yer veriyor.

Yeni kitabınızın adı “İstanbul Nasıl Gezilir?”. Sahi İstanbul’u nasıl gezelim?

Önce İstanbul’u beşe ayırın; yarımada (İstanbul), Galata, Üsküdar, Eyüp ve Kenar... Kenar eski İstanbullular’ın tabiridir. “Kenar mahalle dilberi” denirdi mesela. Şehrin dış mahalleleri ve semtlerini tarif eder. Bugün buralara Tuzla, Yeşilköy, Büyükçekmece, Çatalca’yı örnek verebiliriz. Ancak bu beş bölgeyi de iyi planlamalısınız yoksa bilgileriniz pekişmez. Tura tarihi Yarımada’dan (şimdiki Fatih ilçesi) başlamalı. Buraya da Eminönü meydanından adım atmalısınız. Çünkü peşi sıra gelen tüm güzergâhlar bu 1 numaralı programı izleyecek.

Bu 5 bölgede muhakkak gitmemiz gereken yerler nereler ve neden?

Yarımada’da “gezilmezse olmaz” bölgelerin en başında Türkler’in At Meydanı dedikleri ünlü Roma Hipodrom alanı gelir. Bu bölgede 50’ye yakın mekânı gezip görme şansınız var. Yine Yarımada’da “üçü bir yerde” tabir ettiğim “Ayvansaray-Balat-Fener” muhitleri kesinlikle görülmeli. Kariye Müzesi ve Parkı, ortası havuzlu Kadırga Parkı ve çevresi, Yenikapı kazı alanının deniz tarafındaki “Yalı” mahallesi, boydan boya kara surları çevresi, Cibali, Zeyrek, Vefa, Şehzadebaşı bence mutlaka etraflıca gezilmeli...

Bu bölgelere gittiğimizde nerelerde yemek yememimizi, hangi pazarları, dükkânları keşfetmemizi önerirsiniz?

Mısır Çarşısı, Kapalıçarşı, Mahmutpaşa yokuşları gibi ünlü ve tarihi alış-veriş mekânlarını sanıyorum İstanbul’da yaşayan hemen herkes görmüştür yahut en azından isimlerini duymuştur. Bence buraları gezip görmek bir keyif değil şart! Beri yandan, yine tarihi olup da pek fazla dikkat çekmeyen, hatta bazılarının ünü ülke çapında yaygın olan pek çok çarşımız, dükkanımız var İstanbul’da.. Saraçhane’deki tarihi “At Pazarı” gibi. Burada artık beygirler alınıp satılmasa da yine de gezilmeli. Hem mekan hem de içindeki “at heykeli” görülmeli, küçük çayhanelerde oturup bir çay içilmeli. Buranın biraz kuzeyinde ve su köprüsünün altında ise tarihi “Kadınlar pazarı” vardır. En halis Doğu etleri, paçalar, işkembeler, peynirler, kuru yemişler, yağlar sizleri bekler burada. Onun kuzeyi ise Zeyrek’tir. Fatih Camisi’nin batı bitişiğindeki “Malta çarşısı”, buradan ta Yavuz Sultan Selim’ e dek semt sokaklarını kaplayan tarihi “Çarşamba açık pazarı”na gidebilirsiniz. Ayrıca Eminönü’ndeki kurukahveci Mehmet Efendi’nin dükkânı, Sirkeci’deki Hacı Muhittin şekercisi, Çengelköy, Emirgan ve Kanlıca çınaraltı bahçeleri, Balat aşevleri, Tahtakale’nin küçük, ama çok leziz yemekler sunan “esnaf lokantaları”, Kadıköy-Hasanpaşa’nın meşhur “Salı Pazarı”, Samatya’nın balık lokantaları, Kocamustafapaşa’nın çörekçileri, envai çeşit yiyeceğin satıldığı Kadıköy’ün renkli çarşısı, Çengelköy salatalıkçıları, Tuzla’nın kebapçıları da gidilip görülmeli, bu lezzetlerler kaybolmadan keyfi sürülmeli.

Buralara gittiğimizde kimlerle konuşalım? Sizce bir şehrin en iyi rehberleri ya da “sesi” kimlerdir? Bize kimler o sokağı ya da binayı en iyi anlatır? Örnekler vererek anlatır mısınız?

Gezilen bölgelerin, mahallelerin mümkünse yaşlı insanlarıyla sohbet etmeye bakın. Yaşlı esnaf, oranın bilgi kaynağı olabilir. Ben Süleymaniye-Kepenekçi’de böyle bir yaşlı “Aristo” keşfettim ve onunla yaptığım sohbet, kitapta iki sayfa sürdü.

Sizce İstanbul’un en romantik yeri neresidir? Sizce birine en güzel evlenme teklifi nerede yapılır? Ya da insanın yalnız kalıp kendini dinleyebileceği, kendisiyle yüzleşebileceği dinleyebileceği yerleri nerelerdir?
En romantik yer, kesinlikle Aşiyan sırtlarındaki Tevfik Fikret’in şirin evinin “dünyanın en güzel manzarası”na bakan pencereye sahip yatak odası...
Evlenme teklifine gelince... Birini hayat arkadaşınız olmasını isteyecek kadar çok seviyorsanız eğer, “Hekimbaşı çöplüğü” dahi evlenme öneriniz için en uygun yer olabilir. Ama illa romantik bir yer olsun diyorsanız, Anadolu kavağı tepesindeki Yoros Kalesi’nin Karadeniz’i de gören sırtı bence ideal.

İnsanın yalnız kalıp kendisiyle yüzleşeceği yer ise kesinlikle Ortaköy’deki Yahya Efendi Külliyesi’nin seyir balkonu ile Balat sırtlarındaki Molla Aşki tepesinde yer alan bahçe... Bir de Arkeoloji Müzesi’nin sessiz kütüphanesi.

Sıcaklar hızla artıyor. İstanbul’un en serin yerleri nereler?
Korulara... Yıldız bahçeleri, Arkeoloji Müzesi avlusu, Topkapı Sarayı Mecidiye Köşkü’nün Boğaziçi’ne bakan yüzü... Fenerbahçe Parkı... Aynalıkavak Kasrı’nın bahçesi... Rumeli feneri yolundaki Garipçe Köyü... Adalar’ın kuzey yüzleri... Beykoz Çayırı ve Abraham Paşa Korusu... Bir de Topkapı Sarayı’nın Harem dairesi.

Peki hangi şarkıları dinleyelim?
İki şarkım vardır dilimde, gezip dolaşırken, bir kuytuda dinlenirken, taşlarla konuşurken... “Yarımada şarkım” Hamamizade İsmail Dede Efendi’nin “Yine bir Gülnihal”i ve diğer dört bölge için Aşık Veysel’in “Uzun ince bir yoldayım”ı...

Paylaş

İki King güçlerini birleştirdiKitapları toplamda yaklaşık 350 milyon adet satan yazar King bu kez gücünü kendisi gibi yazar olan oğlu Owen’la birleştirdi; tüm kadınları uyutan bir virüsün peşine düştü.

Devam