VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
22 Temmuz 2017 Cumartesi | Anasayfa > Haberler > Geçmişin sırları cehennemden daha sıcak
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Geçmişin sırları cehennemden daha sıcak

Bir yanda 20 yıl arayla işlenen iki cinayet ve “Engel olabilirdik” diyerek kendini suçlayan insanlar; diğer yanda kendi hatalarını örtbas edip başkalarını suçlayanlar… Cinnetin eşiğinde, öfkeli ve geçmişi unutmayan bir kasaba dolusu insan… Farklı olaylar, aynı kahramanlar ve hem cinayeti çözüp hem de kendini temize çıkarmaya çalışan bir dedektif.

ÖZLEM AKALAN


Jane Harper’ın çıkış romanı “Kurak”, Melbourne’a 5-6 saat mesafedeki, kuraklıkla mücadelesine yenik düşmek üzere Kiewarra kasabasında geçiyor. Ekinler tarlalarda harap olurken, kasaba hayalet şehre dönüşmüştür. Parasızlık pek çok çiftçi aileyi iflasın eşiğine getirmiş, sinirlerini harap etmiştir. Bu ortamda, kasabanın tanınan sakinlerinden Luke’un, karısı ve çocuğunu av tüfeğiyle vurduktan sonra kendini öldürmesi üzücü olmakta birlikte beklenen bir hadisedir. Kasaba halkı bir yandan bu katliama şaşırıp, üzülürken bir yandan da Luke’un ve ailesinin artık hiçbir derdi kalmadığını düşünüp içten içe onu kıskanmaktadır. Yıllar sonra cenaze için kasabaya dönen Aaron Falk, herkesin sinirlerinin daha da gerilmesine neden olacaktır. Çünkü 16 yaşındayken öldürülen ya da intihar eden Ellie Deacon’un ölümünün ardındaki sır perdesi hiçbir zaman aydınlatılmadığı gibi Aaron ve babası, en önemli şüpheliler oldukları için üzerlerinde kurulan baskıya dayanamayıp kasabayı terk etmek zorunda kalmışlardır.

Aaron Falk, babasıyla beraber Kiewarra’dan ayrılıp Melbourne’a yerleştikten sonra geçmişi geçmişte bırakıp polis olmuş ve mali işlerde uzmanlaşmıştır. Artık dolandırıcıları yakalayan ünlü bir dedektiftir. Arkadaşı Luke’un ölüm haberini televizyonda görüp cenaze için hareket edeceği sırada Luke’un babasından mutlaka kendisiyle görüşmek istediğini yazan bir mektup alır. Cenazede soğuk ve tehditkâr bakışlarla karşılaşsa da çocukluk arkadaşı Gretchen ile buzları eritmek onu geçmişe götürür.

Sıkı dostları intihar ayırdı
16 yaşındaki Aaron, Luke, Gretchen ve Ellie sıkı dostlardır. Gizli gizli sigara ve içki içerler, nehirde balık tutar, bisiklete binerler. Annesi doğumda ölen Aaron ve 11 yaşındayken annesi terk eden Ellie için Luke’un annesi Barb anne figürüdür. Evleri hep fırından yükselen kokularla şeker gibi kokar, Barb da onları parfümlü parfümlü kucaklar… Luke, kendine güvenen, yakışıklı, hayatı umursamayan bir çocuktur. Gretchen ona abayı yakmıştır. Aaron, hep mantıklı olandır. Ellie ise… Son günlerde arkadaşlarından bir şeyler gizlediği belli olsa da kimse üzerinde durmaz. Ta ki ortadan kaybolduktan üç gün sonra cesedi nehirde bulunana kadar. Olay intihar gibi görünmektedir ancak Ellie’nin çekmeceleri arasında üzerinde sadece “Falk” yazan bir kâğıt bulununca, şüphe okları Aaron’a ve Falk’a, babasına çevrilir. Ortada başka hiçbir kanıt yoktur. Üstelik Luke, olay zamanı Aaron ile birlikte oldukları konusunda tanıklık etmiştir. Ne var ki kasaba halkı kurban ister ve Falklar’a hayatı zindan eder. Ellie kaybolduğu sırada oğlunun Luke ile beraber olmadığını bilen babası Aaron’a gönülden inanmazken, Aaron da Luke’un aslına nerede olduğunu bilmemektedir. Şüphelerle dolu yıllar birbirini takip eder…

20 yıl sonra kasabaya dönen Aaron, Luke’un babasının isteği üzerine katliamı araştırmaya başlar. Kasabaya yeni atanan polis Raco ile yürüttükleri araştırma sonunda hem Luke’un gerçekleştirdiği katliamın hem de Ellie’nin ölümünün sırrı çözülecektir.

İskandinav polisiyesi tadında
Nasıl ki İngiliz ve İskandinav romanlarında sisli puslu, karlı, fırtınalı bir fon hakimse, Avustralyalı yazar Jane Harper’in çıkış romanı “Kurak”ta da iklim ön plana çıkıyor. Nem, güneş, sıcak ve iki yıldır beklenen ama bir türlü gelmeyen yağmur... Bu hava koşulları sadece romana fon oluşturmuyor aynı zamanda cinnet geçiren bir adamın işlediği katliamın üzerindeki cinayet şüphesini ortadan kaldırıyor. Çünkü av tüfeğiyle ailesini katleden adam da herkes gibi iflasın eşiğindedir ve yaşam koşulları canına tak etmiştir. Ölen kişinin bir sır saklaması ve bu sırrı başkalarının da bilme ihtimali olmasa asla çözümlenmeyecek bir cinayet, kendi geçmişini de temize çıkarma çabasındaki bir polis sayesinde çözülüyor.

Jane Harper bir ilk roman için girift, eksiksiz ve akılda kalıcı bir polisiyeye imza atmış. Karakterler arasındaki çekişme, uzun yıllara yayılan düşmanlık, araya mesafeler girse de bozulmayan dostluklar ve saklanan sırlar hikâyenin temelini oluşturuyor. Kahramanların, ipuçlarının toplanmasında yüksek teknolojiden çok akıl gücünü kullanmaları, kendi hayatlarının da tozpembe olmaması ve elbette başta da dediğimiz gibi iklim şartlarının insanlar ve olaylar üzerindeki etkileri İskandinav polisiyelerini anımsatıyor.

Okuyanların, dedektif Aaron Falk’a sempati duyacağını ve ekim ayında yayımlanacak yeni macerasının Türkçeye çevrilmesini dört gözle bekleyeceğini düşünüyorum.


İngiltere’de doğan, sekiz yaşında ailesiyle birlikte Avustralya’ya yerleşen Jane Harper, her iki ülkede de gazetecilik yaptıktan sonra ilk romanı “Kurak”ı bu yıl yayımladı. Film hakları satılan “Kurak”, dedektif Aaron Falk’ın ilk macerası. Serinin ikinci kitabı “Force of Nature” adını taşıyor. Dedektif Falk bu kez bir dolandırıcılık davasında kendisine yardım eden ve arkadaşlarıyla çıktıkları gezide ormanda kaybolan Alice’i bulmaya çalışıyor.



Paylaş

İtimatGaliba en iyisi bir çırpıda söylemek. Doktorların yaptığı gibi. Ekim’den beri kanser tedavisi görüyorum ve biraz daha yolum var.

Devam
15 Eylül 2017 Yıl : 13
Sayfa : 163