VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
15 Mart 2017 Çarşamba | Anasayfa > Haberler > Geleceğe kalacak söyleşiler
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Geleceğe kalacak söyleşiler

Gazeteci Özlem Özdemir, pek çok farklı alanda yıllardır emek veren ve göz önünde olan kişilerle yaptığı söyleşileri bir kitapta topladı. Yayımlandıktan üç gün sonra ikinci baskıya giden kitaptaki söyleşiler, geleceğe kalacak belgeler niteliğinde.

ÖZLEM AKALAN



Gazeteci Özlem Özdemir, edebiyat, müzik, resim, moda ve tiyatro alanında yetkin kişilerle yaptığı söyleşileri bir kitapta bir araya getirdi: “Cumhuriyet Işığında Söyleşiler”. 2013-2016 tarihleri arasında Birgün Gazetesi’nde yayımlanan söyleşilere ek olarak bu kitap için ayrıca Muazzez İlmiye Çığ, Barbaros Şansal, Faize-Sevim kardeşler, Lale Belkıs, Metin Uca, Soner Yalçın ve Yıldırım Mayruk ile konuşan Özdemir; “Kitapta olmasını çok istediğim ama olamayan çok isim var.” diyor; “Atilla Özdemiroğlu ve Tarık Akan bunların başında yer alan iki isim. Her ikisiyle de konuşmuştuk ama sağlık sorunları nedeniyle bir türlü bir araya gelemedik. Sonra da ne yazık ki her ikisini de kaybettik… Selda Bağcan, kitapta olmayı isteyen bir isimdi ama yoğun turne programı nedeniyle buluşamadık. Hatta kitabın teslimini onun için birkaç hafta erteledim ama ne yazık ki sonra da uzun süre şehir dışına çıkması gerekti. Kitaba yakışırdı, olmasını isterdim… Bir kişi daha var, İlber Ortaylı. Mutlaka söyleşi yapmak istediğim ve çok saygı duyduğum biri. Üç ay hayatını ve okumadığım tüm kitaplarını okuyarak hazırlandım da üstelik. Ama sonra sanırım aramaya cesaret edemedim ve bundan hep pişmanlık duyacağım…” diyor.

23 kişiyle yaptığı 21 söyleşinin (Tuncay Özkan ve kızı Nazlıcan ile modacı Faize-Sevim kardeşlerle bir arada konuşmuş) merkezine Cumhuriyet’i koyan Özdemir, gündeme değinen soru-cevaplarına ek olarak kitapta biyografilere de yer vermiş. Meltem Arıkan, Cahit Berkay, Nükhet Duru, Genco Erkal, Emre Kongar, Hıfzı Topuz, Fazıl Say, Sumru Yavrucuk gibi isimlerle yaptığı söyleşilerinin hepsinin kendisi için çok değerli, olduğunu söyleyen yazar; “Asla unutamayacaklarım da var!” diyor ve ekliyor: “Söyleşi yaptığım isimlerin hemen hepsini daha önceden tanıdığım için çok sürprizli ya da şaşırdığım bir durum olmadı. Ama örneğin Muazzez İlmiye Çığ’ı bu kitap sayesinde tanıdım ve herhalde hayatımın en şanslı günlerinden biriydi. 102 yaşında gencecik, hayat dolu bir Cumhuriyet kadını bana canlı tanıklıklarıyla o yılları anlattı. Yıllar önce Yıldız Kenter ile Şükran Güngör’ü anarken böyle ağlamıştık, karşılıklı gözyaşı döktüğümüz ikinci röportaj da bu oldu… Lale Belkıs ve Türkiye’nin ilk modacıları Faize-Sevim kardeşler ile yaptığım söyleşilerde bilmediğim pek çok anıyı öğrendim. Yeşilçam’ın renkli ve güzel yılları okunmaya değer…” Söyleşilerden oluşan bir kitap kaleme almak ve yayımlamak hayli riskli bir iş. Ancak söyleşilerin özneleri her gün medyada yer almayan, başarılı ve söyleyecek sözü olan isimler olunca iş değişiyor. Ortaya çıkan kitap, adeta gelecek nesillere kalacak bir belge niteliği taşıyor.


Fikret Mualla ile ilk röportaj

“Cumhuriyet Işığında Söyleşiler” kitabında yer alan isimlerden bir de Hıfzı Topuz. Yazar, yıllar önce ressam Fikret Mualla ile yaptığı röportajı şöyle anlatıyor: Galatasaray’dan bir arkadaşım evlenirken bana bir Fikret Mualla resmi hediye etti. O resim hâlâ duruyor. Paris’e gidince Avni Arbaş’a; “Ressamlar dizisi yapacağım Fikret Mualla ile de görüşmek istiyorum,” dedim. Avni bana, “Kaçığın tekidir, hiç gitme, seni kovar,” dedi. Ben bir deneyeyim dedim. (…) Bir binanın üst katında tek odalı bir apartman, kapıyı bir adam açtı. Üzerinde kancalı iğneyle tutturulmuş bir hırka. (…) Beni gayet hoşça karşıladı, hiç kaçık biri değildi, sevdim adamı. Giderken, benden bir resim alın dedi. “Burslu okuyorum param yok” dedim. “Kaç para var cebinizde?” dedi, baktım 10 frank var. “Verin siz onu bana,” dedi ve bir resim verdi. “Yapmayın, bu 10 franklık resim değil,” dedim. Ama o paralara resim satıyordu zaten. “Hadi, ben size bir şey ikram edemedim, aşağı inelim,” dedi. İki kadeh şarap içtik, bir de sigara aldı, 10 frank buna gitti…


Paylaş

İtimatGaliba en iyisi bir çırpıda söylemek. Doktorların yaptığı gibi. Ekim’den beri kanser tedavisi görüyorum ve biraz daha yolum var.

Devam
15 Eylül 2017 Yıl : 13
Sayfa : 163