VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
15 Haziran 2017 Perşembe | Anasayfa > Haberler > Gerçekle kurgunun dengesi
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Gerçekle kurgunun dengesi

“Dönüş Üçlemesi” olası bir doğal felaket ekseninde dönüyor. Konu tercihler olunca toplumun nasıl bölündüğünü yıkıcı şekilde tasvir eden Wilson, klasikleşecek bir işe imza atmış.

CANER ALMAZ



Milyarlarca yıldır dünya, harika bir sistemin parçası. Güneş sistemi muazzam bir denge içerisinde; bizler de dipsiz evrenin sınırlarını keşfetmek için arayışlarımıza, araştırmalarımıza devam ediyoruz. Her gün yeni bir gelişmeye açık olan bu alan, ciddi paralar harcanan bir sektör oluşturdu.

Peki, gezegenimizin içinde bulunduğu bu hassas denge bozulursa ne olur?

Robert Charles Wilson, bilimkurgu edebiyatının yakın dönemdeki en başarılı ve yaratıcı yazarlarından biri. Wilson, kitaplarıyla birçok bilimkurgu ödülü aldı: Üç kere Prix Aurora Ödülü, Philip K. Dick Ödülü, Theodor Sturgeon Anma ödülü ve aynı zamanda Hugo En İyi Roman Ödülü sahipli yazar, ciddi bir takipçi kitlesine sahip.

Güneşsiz ne yapardık?
“Dönüş Üçlemesi”nin ilk kitabı olan “Dönüş”, yukarıda bahsettiğim mükemmel dengenin bozulmasına dair bir ana fikir üzerinden doğan, enfes bir hikâye üzerine kurulu. Üç ana karakterin şahit olduğu bir doğa olayı, dünyanın dengesini bozar. Açık bir gecede ansızın yıldızların tamamı ve Ay söner. Bu olaya şahit olan Tyler Dupree, Diane Lawton ve Jason Lawton, çok yakın olmamakla beraber iyi arkadaşlardır. Diane ve Jason çift yumurta ikizleridir ve Jason, Lawton ailesinin varisidir. Lawton ailesi ise, bu olay sonrasında yakın gelecekte dünyanın kaderini tayin eden bir konuma sahip olacaktır.
Üç arkadaşın şahit olduğu bu olay, Dönü adı verilen bir dönemin başlangıcıdır ve karakterlerimizin de hayatlarını şekillendirir. Dünya ile Güneş arasına tanımlanamayan bir perde inmiştir ve bu, tüm iletişim kanallarından askeri uydulara kadar her şeyi etkilemiştir. Büyük ekonomili devletler, insanlığın devamı için çözüm arayışlarına başlamıştır.

Peki bu perde nasıl oluştu? Kim tarafından bulunduğu yere yerleştirildi? “Varsayımsallar” gezegenimize bir şeyler anlatmaya mı çalışıyorlar?
Büyük devletlerin araştırma konusu, gezegeni eski düzenine ve dengesine sokmaya yönelik çalışmalara yoğunlaşır. Fakat yapılan araştırmalar sonucunda, Güneş’in eski gücünde olmadığını, dolayısıyla çekim gücünün artması nedeniyle kurulu yaşam döngüsünün kırılmaya başladığını görürler.
Dönü’nün halk tabakasındaki yansımaları, ilk başlarda umursanmazken, olayın ciddi ve hayati boyutta olduğunun somut kanıtlarla ortaya çıkmasıyla, toplum içerisinde ciddi sıkıntılar yaratan bölünmeler doğduğunu görürüz.

Yeni yol arayışı
Oluşan durum, insan ırkının devamı için yeni bir yol arayışı gerektirmektedir ve bu yol da dünyaya en yakın gezegen olan Mars’ta yeni bir yaşam ortamı oluşturulması üzerine kurulur. Tüm araştırmalar, bu plan üzerinden yürümektedir ve ilk araştırmalar, Mars’a gönderilen ilk füzeler, çalışmaların olumlu izlerini taşımaktadır.
Kitabın ilerleyen bölümlerinde ise plan dâhilinde olumlu durumun tersine dönmesini ve halkın bu felaket durumu karşısında verdiği tepkileri; yağmaları ve cinayetleri görüyoruz. Toplumun büyük ve korkunç olaylar yaşarken doğru kararı alma yolunda tercihlerini, bu tercihlerin neye göre şekillenip neye göre uygulandığını Wilson bize yıkıcı bir şekilde tasvir ediyor. Bu yönüyle “Dönüş” güçlü bir bilimkurgu romanı olurken, diğer yanıyla sosyolojik, psikolojik
yansımalar döken bir kitap izlenimi bırakıyor.




Paylaş

İtimatGaliba en iyisi bir çırpıda söylemek. Doktorların yaptığı gibi. Ekim’den beri kanser tedavisi görüyorum ve biraz daha yolum var.

Devam
15 Mayıs 2017 Yıl : 13
Sayı : 159