VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
09 Mayıs 2011 Pazartesi | Anasayfa > Haberler > Gerilimin tanrısı “Sineklerin Tanrısı”yla buluşuyor
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Gerilimin tanrısı “Sineklerin Tanrısı”yla buluşuyor

William Golding""in ünlü romanı “Sineklerin Tanrısı” bu yaz Golding""in 100. doğum yıldönümü sebebiyle yeniden basılıyor. 60""ların ünlü bestseller""ının bu yaz yeniden satış rekorları kırması çok olası. Zira Golding""in ve ünlü romanının tutkunu olan bir başka bestseller yazarı, korku ve gerilim ustası Stephen King, 100. yıl baskısı için çok romana çok özel bir önsöz yazdı. Gerilimin tanrısı ile “Sineklerin Tanrısı”nın buluşması için geri sayım başladı.

Mine Akverdi

William Golding, 1953 Eylülünde ilk romanı “Sineklerin Tanrısı”nı Londra"daki Faber & Faber yayınevine gönderdiğinde taslağı okuyan editör “saçma ve sıkıcı” diyerek kitabı geri çevirmişti. Önce bir şiir kitabı yayınlamış ve bununla da ilk kez romana el atmış olan Golding tam hüsrana uğradığı sırada şansını döndüren haberi aldı. Faber&Faber"de yeni göreve başlayan editör Charles Monteith romanı çok beğendiğini ve yayınlayacağını söylüyordu. Böylece İngiliz yazar W. Golding, 1954"te “Sineklerin Tanrısı” ile edebiyat dünyasına müthiş girişini yaptı. Roman birkaç yıl sonra büyük bir patlama yaparak bestseller oldu. Golding bunun sonrasında art arda beş romana daha imza attı ve 1983"te edebiyat aleminin en büyük ödülünü, Nobel"i kazandı. İsveç Akademisi, ödülü takdim ederken onu "Gerçekle söylenceyi ustaca birleştiren, insanın ruhsal ve fiziksel boyutlarını derinlemesine inceleyen romancı” diye tanımlıyordu.
Nobel"i aldığında 72 yaşında olan Golding “Sir” ünvanını aldıktan sonra 82"sinde, yazmakta olduğu son romanını yarım bırakarak bu dünyadan göçtü. Yaşasaydı bu yaz 100. yaşında olacaktı. Bu yaz edebiyat dünyası Golding"in 100. doğumgününü kutlamaya hazırlanıyor. Bunun için Golding"in üç önemli eseri “Sineklerin Tanrısı (Lord Of The Flies),” “The Inheritors” ve “The Children of Lovers” 100. yıla özel olarak tekrar basılacak. Bu üç kitap arasında Golding"in başyapıtı kabul edilen ve modern edebiyat klasiklerinden sayılan “Sineklerin Tanrısı” elbette başrolde. Zira bu özel baskı büyük bir sürprize imza atarak “Sineklerin Tanrısı” ile Gerilimin Tanrısı"nı buluşturacak. Kitap, sıkı bir Golding hayranı ve “Sineklerin Tanrısı”na tutkuyla bağlı olan Stephen King"in kaleme aldığı çok özel bir önsöz ile yayınlanacak!

İÇİMİZDEKİ KARANLIĞI YÜZÜMÜZE ÇARPAN ROMAN

“Sineklerin Tanrısı” yaşları 7 ilâ 13 arasında değişen bir grup erkek öğrencinin bir uçak kazası sonucu ıssız bir mercan adasına düşmeleri ile başlar. Yetişkinlerden hiçbiri sağ kalmamıştır. Adada bir başlarına kalan çocuklar önce yaşı en büyük olanı kendilerine lider seçer, iş bölümü yapar ve düzeni sağlarlar. Ama hepsi iyi ailelerden gelen, iyi bir okulda eğitim görmekte olan bu çocukların önceleri terbiyeli, nazik, koruyucu tavırlarla başlayan yaşama tutunma çabaları bir süre sonra “iyi” ve “kötü”lerin ayrışmasına, kutuplaşmasına, kavgasına ve rekabetine dönüşür. Çocuklar bu güç savaşında zaman içinde uygarca yaşamaktan uzaklaşıp ilkelliğe, vahşiliğe ve şiddete teslim olur...
Issız bir adadaki bir grup oğlan çocuğunun üzerinden toplumdaki otorite hırsını, iyilik ile kötülük, uygarlık ve ilkellik, sosyalizm ve faşizmin mücadelesini ve insan doğasının derinliklerinde saklı vahşiliği tüm gerçekliğiyle gözler önüne seren “Sineklerin Tanrısı”, içimizdeki karanlığı yüzümüze çarpan müthiş bir romandır.
1960"ların başında bestseller olan, 1963"te Peter Brook ve 1990"da Harry Hook tarafından sinemaya uyarlanan, 2005"te Time dergisi tarafından “1923"ten sonra yazılmış en iyi 100 roman” arasında gösterilen ve bugün modern edebiyatın klasiklerinden sayılan “Sineklerin Tanrısı” bu yüzden “büyük” eserlerden biri, insanlığı kendi canavarıyla yüzleştirdiği için.
“Sineklerin Tanrısı”nın, insanın içindeki karanlığı anlatmayı seven bir başka önemli yazar, Stephen King tarafından neredeyse bir kutsal kitap gibi görülmesi de haliyle hiç şaşırtıcı değil. Nitekim Amerikalı ünlü korku ve gerilim ustası King, yıllar boyunca en sevdiği kitabın “Sineklerin Tanrısı” olduğunu her fırsatta dile getirdi. Kitabın kendisi için müthiş bir ilham kaynağı olduğunu hiçbir zaman saklamadı. Öyle ki kendi romanlarında da küçük referanslarla “Sineklerin Tanrısı”na selam çakmayı hiç ihmal etmedi. Örneğin romanlarına sık sık konu olan Maine"deki küçük hayali kasaba Castle Rock, ismini “Sineklerin Tanrısı”ndan alıyordu. Golding"in romanı, King"in “Maça Kızı (Hearts In Atlantis)” kitabında da kahramanın okuduğu roman olarak bizzat karşımızı çıkıyor, “Sadist (Misery) ve “Kujo (Cujo)”da da yine kendini gösteriyordu. King, lise yıllarındayken yazdığı ilk romanı olan ve öfkeli bir öğrencinin silahla okulu basmasını konu alan “Öfke (Rage)”de de “Sineklerin Tanrısı”nın etkisinin büyük olduğunu söylüyordu; bir tür büyükleri konu alan bir “Sineklerin Tanrısı” hikayesi olan “Kubbenin Altında (Under the Dome)” için de yine Golding"in romanını referans göstermekten çekinmiyordu. Ve elbette yazma tutkusunu anlattığı “Yazma Sanatı (On Writing)”in sonunda okurlarına önerdiği kitaplar arasında da “Sineklerin Tanrısı”na yine yer veriyordu. King bir röportajında bu kitaba olan tutkusunu ve hayranlığını şu sözleriyle özetliyordu: “Keşke onu ben yazmış olsaydım dediğim tek bir kitap var: O da William Golding"in “Sineklerin Tanrısı”. Bu romanı seviyorum. İnsanlar bana “sizi korkutan ilk kitap hangisiydi” diye soruyorlar. İşte beni gerçek anlamda korkutan ilk kitap buydu. Beni dehşete düşürmüştü!”

KING"DEN ÖNSÖZ

Bu yaz Golding"in 100. yaşgünü sebebiyle romanlarının yeniden basılması gündeme geldiğinde, “Sineklerin Tanrısı”a önsöz yazmak için Stephen King"den daha uygun bir isim elbette bulunamazdı. Faber & Faber Yayınevi"nden Hannah Griffiths de King"in akıllarına gelen ilk isim olduğunu söylüyor: “Stephen King"in sürekli bu tip teklifler alan bir yazar olduğunu tahmin etmek zor değil.
Ama çocukluğun karanlık yönleri hakkında yazmayı seven bir yazar King. “Sineklerin Tanrısı”nı sevdiğini de biliyorduk. Bu yüzden kendisine önsözü yazması için teklifi götürmeye karar verdik” diyen Griffiths ekliyor: “King e-mail"imize hemen cevap verdi. "Bu tür şeyler pek yapmıyorum ama bunu yapmalıyım" diyordu.”Bu telif karşısında heyecanlanan King"in önsözü bir çırpıda yazıp teslim tarihinden çok önce gönderdiğini de sözlerine ekliyor Griffiths. Söylenenlere bakılırsa edebiyat dünyasının merakla beklediği bu önsözde King, “Sineklerin Tanrısı” ile kişisel ilişkisini kaleme alıyor. Kitapla ilk karşılaşmasının hikayesini anlatıyor, aynı zamanda eleştirel bir bakış da ekliyor. Hannah Griffiths “Hayli otobiyografik” diye tanımladığı önsöz için şu yorumu yapıyor: “Bu, hayallerimin ötesinde bir yazı oldu. King ve Golding"in buluşması bana kalırsa bugüne kadar gerçekleştirilen en iyi yazarlar buluşması.”Bu müthiş buluşmaya bakılırsa, “Sineklerin Tanrısı”nın bu yazın en gözde kitaplarından biri olacağınna şüphe yok. Zira bu gidişle her daim satan ünlü romanın ilk yayınlanışından tam 57 yıl sonra tekrar en çok satanlar listesinin zirvesine çıkacağı kesin. Geri sayım başladı. Tetikte bekleyin, bizden söylemesi...

Paylaş