VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
29 Aralık 2009 Salı | Anasayfa > Haberler > Gogol"ün paltosunun altında saklı olanlar
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Gogol""ün paltosunun altında saklı olanlar

Gogol 200 yaşında!

Ümit Kurt

Vladimir Nabokov, Gogol için "Gogol tuhaf bir yaratıktı, ama zaten deha denen şey hep tuhaftır" der. Galiba Gogol"ün sıra dışı edebiyatçı kimliği ve karakteri bu dehanın nelere muktedir olduğunu açık bir biçimde ortaya koyuyor.

Italo Calvino, bir yazısında, "Klasik, ilk okunduğunda verdiği keşif duygusunu her okunuşunda yeniden veren kitaptır" demişti. Gogol"ün yapıtları, Calvino"nun bu klasik tanımına en uygun düşen kitaplar arasında olsa gerektir. İnsan ruhunun derinliklerine ince dokunuşlarla inen ve bazen de gerçekliğin dayanılmaz hafifliğini o güçlü mizahi kalemiyle okuyucusuna tokat gibi indiren Gogol, 19. yüzyıl Rus edebiyatının en saygın adlarından birdir. Gogol"ün günümüzde de yepyeni tatlar alınarak okunan yapıtları, klasiklerin her zaman "modern" olduğunun kanıtıdır.

Gogol"ün "Petersburg Öyküleri"ne, ne bu dünyaya uyum sağlayabilen, ne de ondan kaçabilen, bu nedenle de onun bayağılığını, sıradanlığını ve kötülüğünü sergilemeye çalışan bir romantiğin saldırgan gerçekçiliği egemendir. "Küçük insan"ı bir edebiyat kahramanına dönüştüren Gogol"ün bu kitaptaki öykülerinden "Bir Delinin Güncesi", yaptığı tekdüze ve sıkıcı iş yüzünden bunalan bir memuru konu alır. Büyüklük kuruntusuyla avunmaya çalışan memur sonunda akıl hastanesine kapatılır. Eğlenceli ve iğneleyici bir üslup taşıyan Burun, gerçeküstücü bir öyküdür. Neva Caddesi"nde, romantik bir hayalci ile kaba bir maceracı karşı karşıyadır. Kaput, büyük bir özveriyle aldığı şık paltosunun çalınması üzerine üzüntüden ölen küçük bir memurun öyküsüdür. Dostoyevski, "küçük insan"ın trajedisini "büyük ayrıntılar"la (zira şeytan bu ayrıntılarda gizlidir) işleyen Gogol için yıllar sonra, tüm Rus gerçekçilerinin "Gogol"ün paltosunun altından" çıktıklarını söyleyecektir.

Aslında Dostoyevski, Turgenyev büyük kuşağı yazarlarının ortaklaşa benimsediği bu söz, yüzlerce yıl boyunca unutulmayacak, çevresine yaydığı tılsımla kendi anlamının ötesini anlatan sözlerdendir. Rus edebiyatını bulduğu yerden daha yukarı asmak için Gogol"ün gösterdiği çabanın yalın ve yoğun bir karşılığı olan "Palto" için söylenmiş ve büyük bir edebiyatı niçin ve nasıl değiştirdiğini anlatmakla yetinmeyen bu sözün derin anlamları bugün de asri niteliğini korumakta. "Palto"nun içinden çıkanlar Gogol"den bir büyük kuşak sonra gelmiş dünyaya ki, Gogol ömrünü erken tamamlayıp altın bileziğe dizmişti sözcüklerini. Klasik ve gerçekçi Rus edebiyatına manzaralı bir pencere açmış, hayatın neşesini getirmişti Gogol.

Kısa süren yaşamı süresince 19. yüzyıl Rus edebiyatı üzerinde derin izler bırakan Gogol, 1809 yılında Ukrayna"da küçük bir toprak sahibi ailenin çocuğu olarak doğdu. Liseyi bitirdikten sonra St. Petersburg"a gitti, bir süre devlet memurluğu yaptı, Ukrayna folkloru üzerine çalışmaları ile dikkat çekip Petersburg üniversitesinde tarih dersleri vermek için davet edilse de, yarım kaldı bu uğraşı. Çocukluğunu etkileyen köy yaşamı ve Kazak gelenekleri eserlerine yansıdı, Ukrayna halk kültürünün öğeleriyle işlenmiş öyküler yazdı. Mizah anlayışı, gerçekçi tutumu ve canlı anlatımıyla Rus edebiyatında önemli bir yeniliğin öncüsü oldu. "Dikanya Yakınlarında Bir Çiftlikte Akşam Toplantıları", "Arabeskler ve Mirgorod Öyküleri"nde mizahın yanı sıra, yaşam karşısında karamsarlık ve dünyanın kötülüğü üzerine düşüncelerini ortaya koydu. Gogol"ün hezeyan düzeyindeki dinsel inançları ve çözemediği cinsel sorunları ile hayatla barışık olmayan bir kişiliği vardı. Tarih ve folklor ile ilgisi, çağdaşı Puşkin gibi tarihi roman yazmaya yönlendirdi Gogol"ü.

Özellikle "Müfettiş" (1836) oyunu ve "Palto" (1842) hikâyesi, barındırdığı Rus ruhunu taşıyan güçlü mizah duygusu ve Rusya"nın siyasi ve toplumsal meselelerine yönelik eleştirileri nedeniyle, dönemin yazınsal iktidarını temsil eden Bielinski ve çevresince göklere çıkarıldı, hatta diğer Rus yazarlara örnek olarak gösterildi. İlginçtir ki Çar"da beğenmişti "Müfettiş"i..! Oyununun sahnelenmesinden kısa bir süre sonra Rusya"dan ayrılan Gogol, Roma"ya yerleşti. İtalya"dan gönderdiği yazılarında giderek muhafazakâr bir tavır takınması Rusya"daki arkadaşları ile arasının açılmasına yol açtı ve zaten hassas bir dengede duran iç dünyasını iyice alt üst etti. 1852 yılında geçirdiği bir sinir krizi ile en büyük eseri "Ölü Canlar"ı yaktı, odasına kapandı ve bir kaç gün içerisinde öldü. Neyse ki, metnin ilk bölümü uşağı tarafından kurtarılmıştı.

RUS ROMANININ MİLADI

"Ölü Canlar", 19. yüzyıla damgasını vuran büyük Rus romanının miladı olarak kabul edilir. İşin başında üç cilt olarak tasarlanmış olmasına, Gogol"ün neredeyse tamamlanmış olan ikinci cildini ölmeden önce yok etmiş ve üçüncü cildini de hiç yazmamış olmasına rağmen, 1842"de yayımlanan "Ölü Canlar" bütünlüklü bir kitaptır. Başkahraman Çiçikov, iktidar ve itibar sahibi bir beyefendi kimliğine sahip olabilmek için kurnazca bir yol bulur: Kasabadaki toprak sahipleriyle bir bir tanışıp görüşecek ve hepsini, ölmüş olan serflerinin isimlerini kendisine satmaları konusunda ikna edecektir. Hinoğluhin Çiçikov"un akıllardan çıkmayacak maceralarını anlatan bu-Gogol"ün kullanmayı sevdiği ifadeyle-"epik şiir"i, çeşitli toplumsal tiplerin sınıfsal aidiyetlerinin en belirgin özellikleriyle resmedildiği bir tip romanı olduğu kadar, maddi değerlerin insan üzerindeki etkilerini gösterebilmek amacıyla mekân ve eşya tasvirlerine yönelmesi ile de dikkat çekicidir.

Gogol, orijinal el yazmalarını, şeytana uyarak yazdığı kuruntusuyla ateşe verdiği için elimizde ancak "kurtulmuş" sayfaları olan "Ölü Canlar" dünya edebiyatının başyapıtları arasında en çok sevilip okunanlar arasında yer alıyor. Bu sayfalar, gerçekten şeytana uyularak mı yazıldı hiçbir zaman bilmeyeceğiz ama bir şey var ki Puşkin"in verdiği fikirle yazılan bu kitabın üstünden geçen tam 167 yıl onu hiç eskitmedi. Oysa bu 167 yılda güneşin altında neler neler eskidi, neler neler unutulup gitti.. Ama "Ölü Canlar", adına inat hep diri kaldı. Çünkü insan dehasının insana dair yazdığı en güçlü metinlerden biriydi… Evet, Gogol bugün 200 yaşında. Ve 200 yıl sonra da "Gogol olmak ya da ol(a)mamak, işte bütün mesele bu."

Paylaş

İtimatGaliba en iyisi bir çırpıda söylemek. Doktorların yaptığı gibi. Ekim’den beri kanser tedavisi görüyorum ve biraz daha yolum var.

Devam
15 Eylül 2017 Yıl : 13
Sayfa : 163