VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
14 Aralık 2015 Pazartesi | Anasayfa > Haberler > Gülümseyen insan kendinin efendisidir
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Gülümseyen insan kendinin efendisidir

Yaşam koçu Mert Güler “Aşkla Gülümse” kitabı için şöyle diyor: “Yeni bir insanlık gerekiyor. İnsan temelini sevmek, gülümsemek ve gülümsetmek üzerine kurmalı”.

HANDAN ÖZSOY


Gülümsemenize tanınıyorsunuz. Hatta “Derdi yok ki gülümsüyor” diye eleştiriler bile alıyorsunuz. Aşk ve gülümseme kelimelerinin bu denli yıpratıldığı günümüze inat, neden böyle bir kitap yazdınız?

Tam da bu nedenle yazdım. Derdim var mı yok mu görsünler, beni daha yakından tanısınlar, aşk ve gülümsemek kelimelerinin gerçek anlamını fark etsinler istedim. Bence hayat yemekten, üremekten, çoğalmaktan ve çalışmaktan öte anlamlar içeriyor. Gülümsemek, içsel ve özgür bir eylemdir. Kendini özgür hisseden gülümser. Hayata ve kendime sorularım var. Örneğin “Bu hayatta neye vesile olmak istiyorsun?” En büyük arzum okurların da sorular sormasını sağlamak. Çünkü güzel cevaplar, güzel sorulara verilir.

“Aşkla gülümse” derken tam olarak neyi anlatmaya çalışıyorsunuz?Kitapta tanımladığınız gibi geleceğin insanı mı bu mertebeye erişecek?

Geleceğin insanı yoga bedenine, Buda zihnine ve Mevlana yüreğine sahip olmalı. Beden gibi zihnin de ahenk içinde olması, seni daha sağlıklı yapar. Mevlana için kullanılan “Demirdi ama ateşte erirdi” sözünde olduğu gibi, zihninden yüreğine akmayı başarır, güdülenmiş zihnin yerine yüreğini kılavuz bellersen, hata yapma şansın yoktur. Yeni bir insan ve insanlık gerekiyor. Bu insan daha duyarlı, insancıl, barışçıl, paylaşımcı, hayvansever ve doğayla uyumlu olmalı. Temelini ise sevmek, gülümsemek ve gülümsetmek üzerine kurmalı.

Gülümsemenin dili, dini, ırkı, rengi ve mezhebi yoktur; evrenseldir. Yürekten yüreğe akan bir nehirdir, gittiği her yeri sular. Yüreğini anlamayan, içten gülümsemenin sırrını keşfedemez. Gelecek nesillere tüketilmiş bir insanlık yerine, gülümsemeni miras bırak... Bunun adı sonsuz barış ve mutluluk olsun.

Roman gibi bir hayatınız var. Neredeyse bu kadarı da olmaz dedirtiyor.

Evet, doğum anımdan itibaren inişleri çıkışları bol, zor ve renkli bir hayatım oldu. Ben baygın doğdum bu hayata. Sezaryen öncesi kalp atışlarım duyulmayınca öldüm sanılmış. Annem hamileliğin son günlerine yakın saçlarını boyatmış. Kimyasal boyalardan dolayı zehirlenmişim.Anlayacağınız normal bebeklere göre biraz geç ağlamışım. Zaten ağlayarak ve nefes alarak dünyaya gelmeyi hep ilginç bulmuşumdur. Bana göre, giderken de tam tersi olmalı, yani gülümseyerek ve nefes vererek gitmeliyiz bu dünyadan. Hayat her zaman kutsanması gereken büyük bir hediye.
Bu kadar kişisel gelişim kitabı varken farkınızın ne olduğunu düşünüyorsunuz?
Kitaba başlarken kendimi anlatmanın daha samimi olacağını düşündüm. Hiç kolay yollardan buralara gelmedim. Acısıyla tatlısıyla hayatımı, deneyimlerimi ve eğitimlerim sayesinde öğrendiklerimi paylaştım. Çoğu insan oturduğu yerden mucize bekliyor. Çerez gibi önüne gelen kişisel gelişim kitabından medet umuyor.Duygular, düşünceler ve bedenler tembelleşmiş; kafalarsa karmakarışık. Olumlu bak, her şey güzel olur?Gerçekten öyle mi?
Bugün sünnet, yarın deniz gibi... Bugün enerji, yarın şifacı; bugün kişisel gelişim kursu, yarın yaşam koçu; bugün yoga kursu, yarın yoga eğitmeni yaparlar seni. Mucizeler; emek harcamadan, okuduğun, duyduğun iki üç kelimeyle kapını çalacak öyle mi? Bu durumda tüm dünyanın huzur ve esenlik içinde olması gerekmiyor mu? Artık arınma zamanı gelmedi mi? Günümüzün moda tabiriyle fabrika ayarlarını değiştirerek,bilgisayarına format atarak ya da falcıya danışarak değil, içsel bir yolculuk yaparak bunu başarabilirsin. Ben zor olanın ve çaba isteyenin kalıcı mutluluk getireceğine inanıyorum. Bence fark bu.

Dilenciler gülümsemez, sen de gülümsemezsen bir dilenciye dönüşürsün, diyorsunuz. Bu çok iddialı değil mi?

En önemli dilencilik, bence günümüzde enerji dilenciliğidir. Böyle kişiler, acıma duygusu yaratarak karşısındakininenerjisini emer. Gülümseyen insan kendisinin efendisidir. Hayatta istedikleri için çaba harcar, kendine acımaz ve acındırmaz.


Paylaş

Öyleyse ‘Yaşasın edebiyat!’ Geçen ay Grand Pera Emek Sineması’nda çok önemli bir edebiyat davetine katıldım. Davet önemliydi çünkü,Türk edebiyatının “yaşayan” 50 şairinin/yazarının, kendini, edebiyatını ve hayata bakışını anlattığı “Yüz Yüze Konuşmalar, Yaşayan Edebiyat” projesi tanıtıldı.

Devam