VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
04 Ekim 2016 Salı | Anasayfa > Haberler > Güzel şiir yazmaktan başka ihtirası yoktu
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Güzel şiir yazmaktan başka ihtirası yoktu

Yaş otuz beş! Yolun yarısı eder dizelerinin unutulmaz şairi Cahit Sıtkı Tarancı'nın ölümünün üzerinden 60 yıl geçti.




Dizeleri dillere pelesenk olan ender şairlerden Cahit Sıtkı Tarancı... "35 Yaş"ı 'yolun yarısı' olarak nitelendirmesine karşın 46 yaşındayken aramızdan ayrılan, "Güzel şiir yazmaktan başka ihtirasım yoktur" diyen... "Memleket İsterim" şiirinde düşünü kurduğu memleketin portresini çizen, vatanına bağlılığını ve sevgisini dile getiren...

Şairlerin ortak kaderi midir genç yaşta ölmek? diye sorgulatan, "Haydi Abbas, vakit tamam/ Akşam diyordun işte oldu akşam" dizeleriyle yürek burkan...

Varlıklı bir tüccar ailenin oğlu olarak açmıştı gözlerini dünyaya Cahit Sıtkı. Henüz Soyadı Kanunu denen bir şey yoktu; ailesi ona Cahit Sıtkı adını vermişti. Soyadı Kanunu'yla beraber akrabaları "Pirinççioğlu" soyadını aldığı halde, babası Bekir Sıtkı Bey, pirinç ekiminden çok zarara uğradığından bu duruma kızarak ve çiftçi anlamına gelen "Tarancı" soyadını almıştı.

İlköğrenimine memleketi Diyarbakır'da başlayan Cahit Sıtkı Tarancı, aile geleneğinden dolayı orta öğrenimini Kadıköy Fransız Saint Joseph Lisesi'nde, lise öğrenimini ise Galatasaray Lisesi'nde tamamladı. Fransızcayı çok iyi öğrenerek Baudelaire, Rimbaud, Mallarme gibi yazarlardan ilham aldı. Şiir yazmaya lise yıllarında başlayan Tarancı, ilk şiirleri Galatasaray Lisesi’nin “Akademi” isimli dergisinde ve Servet-i Fünun dergisinde yayımlandı.

1931’de girdiği Mülkiye Mektebi'nden ikinci senenin sonunda atılınca Yüksek Ticaret Okulu'na girdi ancak memuriyet sınavını kazanıp Sümerbank’ta çalışmaya başladıktan sonra bu okuldan da ayrılmak zorunda kaldı. “Ömrümde Sükût” adlı ilk şiir kitabı henüz Mülkiye Mektebi’ndeyken yayımlandı.

Bir süre Sümerbank’ta memuriyetten yaptıktan sonra çalışma hayatını öykülerini yayımlamakta olduğu Cumhuriyet gazetesinde sürdürdü.

Cumhuriyet gazetesi sahipleri Nadir Nadi ile Doğan Nadi'nin desteği ile üniversite yüksek öğrenimini tamamlamak üzere Paris'e gönderildi. Paris'teyken Paris Radyosu'nda Türkçe yayınlar spikerliği yaptı, gazeteye öyküler göndermeye de devam etti. Paris’teki öğrenciliği sırasında Oktay Rıfat ile tanıştı.

İkinci Dünya Savaşı başlayıp Alman uçakları Paris’i bombalayınca öğrenimini yarıda bırakarak, bisiklet ile Lyon ve Cenevre yoluyla Türkiye'ye geri döndü.

O yıllarda ailesi artık İstanbul’a yerleşmişti; bir süre babasının Eminönü’deki ticarethanesinde çalıştı ancak içki sorunları yüzünden babası ile arası açılınca Ankara’ya gitti. Sırasıyla Anadolu Ajansı'nda, Toprak Mahsulleri Ofisi'nde ve Çalışma Bakanlığı'nda tercüman olarak görev yaptı. “Otuz Beş Yaş” şiiri ile 1946'da CHP Şiir Ödülü'nde birinci oldu ve ününe kazandı. Bakanlıkta çalışırken tanıştığı Cavidan Tınaz ile 4 Temmuz 1951’de hayatını birleştirdi. Evlendikten sonra yazdığı şiirlerini “Düşten Güzel” adlı kitapta topladı.

1953 yılında geçirdiği bir krizden sonra felç oldu. Yatağa bağlı ve yarı bilinçli durumda olan şair; İstanbul ve Ankara’da çeşitli hastanelerde tedavi gördü. 1956 yılında tedavi ettirilmek üzere devlet tarafından Avrupa'ya götürüldü ancak zatülcenp hastalığına yakalanarak 12 Ekim 1956’da Viyana'da hayatını kaybetti...

Ankara’da Cebeci Asri Mezarlığı’na defnedilen Cahit Sıtkı Tarancı'nın ailesiyle birlite Diyarbakır’da yaşadığı ev, Cahit Sıtkı Müzesi olarak şairi sevenleri ağırlayamaya devam ediyor...







Paylaş