VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
11 Kasım 2016 Cuma | Anasayfa > Haberler > Harry Potter ve tekerrür eden tarih
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Harry Potter ve tekerrür eden tarih

“Lanetli Çocuk”, Harry Potter’ın oğlu Albus ile Draco Malfoy’un oğlu Scorpius’un arkadaşlığı ekseninde gelişirken, eski ve yeni karakterlerle kâh geçmişe gidiliyor kâh günümüze dönülüyor.

EMRAH GÜLER


Serinin tüm dünyada heyecanla beklenen son kitabı “Harry Potter ve Ölüm Yadigârları”nın 2007 Temmuz’unda yayımlanan İngilizce baskısı, ilk 24 saat içinde 11 milyon kopya satmıştı. Kitabın Türkçe baskısı ise çevirileriyle yerel bir efsaneye dönüşen Sevin Okyay ve Kutlukhan Kutlu’nun ince işlemeleriyle üç ay sonra Yapı Kredi Yayınları’ndan Türkiye’deki hayranlarına ulaşmıştı.

Sihir Dünyası’na bir türlü veda edemeyen ve sosyal medyada yeni anlatım biçimlerine kucak açan J.K. Rowling, web sitesinde veTwitter hesabında efsanenin küllerini de sıcak tutmaya devam etti. Rowling bilgisayarının başına geçtiğinde, genelde hikâyelerinin seyrini değiştirmeyen, ufak tefek bilgiler ortaya atsa da, hızını alamadığı zamanlarla da karşılaştık. “Bombarda Maxima” etkisi yaratan, Harry Potter mitolojisine yeni okumalar getiren, Profesör Dumbledore’un eşcinsel olduğunu açıklaması gibi. Büyücüleri ve cadılarıyla bir türlü helalleşemeyen J.K. Rowling en sonunda bir tweet’ten daha fazlasını layık gördü onlara ve 2016 yılında, yepyeni bir formatta “Sekizinci öykü. On dokuz yıl sonra,” dedi.
10 yıldan fazla senaristlerle, yapımcılarla çalışan, yarattığı dünyayı beyazperdeye taşıyabilmek için farklı anlatı biçimlerine iyice alışan Rowling, bu kez yeni bir hikâyeyi iki ayrı yazarla beraber bir tiyatro oyununa dönüştürdü: Tiyatro, sinema, televizyon ve radyo yazarı Jack Thorne ile yazdığı ve yönettiği oyunlar Londra West End ve Broadway’de sahnelenen John Tiffany.
Serinin ilk kitabı “Harry Potter ve Felsefe Taşı”nın yayımlanmasından tam 19 yıl sonra, 2016 Temmuz’unda “Harry Potter ve Lanetli Çocuk” Londra’nın en eski tiyatro salonlarından West End Palace Theater’a Sihir Dünyası’nı taşıdı. İki perdelik iki bölümden oluşan oyun metninin Özel Prova Edisyonu, bir kez daha Yapı Kredi Yayınları’ndan kitapçılarda.

“Harry Potter ve Lanetli Çocuk”, serinin son kitabı “Harry Potter ve Ölüm Yadigârları”nın kaldığı yerden (zaman atlayan final bölümünü saymazsak) 19 yıl sonrasına atlıyor. Hogwarts Savaşı sonrası Sihir Dünyası’na barışın geldiği, Saf Kan Rejimi’nin çoktan yıkıldığı, Ölüm Yiyenler’in Azkaban Hapishanesi’ne atıldığı bir gelecekteyiz.

Oyun, tanıdık bir yerde, eski ve yeni karakterlerle başlıyor. Peron 9 Üç Çeyrek’te, kitaplardan alışık olmadığımız mutlu bir aile tablosuyla karşılaşıyoruz. Harry Potter ve Ginny Weasley, çocukları Albus ve James’i; Ron Weasley ve Hermione Granger ise kızları Rose’u Hogwarts Cadılık ve Büyücülük Okulu’na göndermeye hazırlanıyorlar.

Harry Potter’ın sekizinci hikâyesini tanımlayacak, hikâyeyi şekillendirecek temalar çocuklar daha kendilerini okullarına taşıyacak Hogwarts Ekspresi’ne binmeden ortaya çıkıyor: Geleneksel, neredeyse muhafazakâr aile yapıları; hassas dengedeki baba-oğul ilişkileri ve geçmişle yüzleşme. Aileler çocuklarıyla vedalaşıyor ve oyunun iki ana karakteriyle Hogwarts Ekspresi’nde baş başa kalıyoruz: Albus ve Scorpius.
Albus, dünyanın en ünlü büyücüsünün oğlu olmanın yükü altında ezilen, kahramanlık sendromundan mustarip babasıyla sıkı bir bağ geliştirmekte zorlanan kafası karışık bir çocuk. Scorpius’a gelince, Sihir Dünyası’nın en sevilmeyen büyücüsünün oğlu olmanın yükü altında ezilen, karanlıkla aydınlık arasında sıkışmış babasıyla bir bağ geliştirmekte zorlanan kafası karışık bir başka çocuk.

Hâl böyle olunca, okula başlayan iki ürkek oğlan, Harry Potter ve Draco Malfoy’un çocukları hemen arkadaş oluveriyorlar. Bir de üstüne, Seçmen Şapka Albus’u Slytherin’e yerleştirince, ergenliğe merdiven dayamış iki çocuk kanka oluyorlar. Yetişkinler dünyasında Hermione Sihir Bakanı, Harry Sihirli Yasal Yaptırım Dairesi Başkanı, Ginny ve Ron ise sadık birer eş olarak karşımıza çıkıyorlar. Eski ateşinden eser kalmayan Draco’ya gelince, Harry’nin bir zamanlar baş düşmanı olan huysuz bir amca edasıyla ona buna laf sokmaktan fazlasını yapmıyor.

Voldemort dönüyor mu?
Harry’nin yara izi yıllar sonra yeniden acımaya başlıyor, kan ter içinde uyandığı kâbuslarında Voldemort’un kendisini çağıran tüyler ürperten sesini duymaya başlıyor. Karanlık, Sihir Dünyası’nı yeniden sarıyor. J.K. Rowling ve ekibi, eski dostları ve sadık hayranları soğutmamak için hikâyeye bir adet Zaman Döndürücü ekliyor, yeni hikâye nostaljik sahnelerle devam ediyor. Voldemort’un dirilişini engellemek isteyen isyankâr çocuklar ve huysuz yetişkinler, geçmişe gidip geçmişle yüzleşiyorlar. Profesör McGonagall hâlâ yaşıyor, Profesör Dumbledore resmin içinden Harry’e laf yetiştiriyor, serinin en üzücü kayıplarından Cedric Diggory de geçmişe gidilen bir yolculukta karşımıza çıkıyor.
Ya bir tiyatro oyunu olduğu ya da en son hikâyenin yayımlanmasından neredeyse 10 yıl geçtiği için, “Harry Potter ve Lanetli Çocuk”un hikâyesi kâğıdın üzerinde yüzeyde kalıyor. Ayrıntılarla zenginleşen, ilerledikçe okuyucusunu ödüllendiren Harry Potter hikâyelerine alışanları tatmin etmese de, sekizinci hikâye alışık olmadığımız bir arkadaşlık öyküsüyle de okuyucuyu ödüllendiriyor. Oyuna ismini veren “Lanetli Çocuk”un kim olduğunu anladığımızı sansak da, oyun boyunca Albus, Scorpius, Harry, Cedric, Rose ve yeni karakter Delphi, farklı şekillerde, farklı zamanlarda lanetli çocuklara dönüşüveriyorlar. Albus ve Scorpius’un lanetleri malumken, Harry hem manevi babası Dumbledore’la yüzleşiyor hem de anne-babasının öldürüldüğü güne dönüyor. Her ne kadar derinleşemese de, sekizinci hikâye eski bir dünyaya, hem tanıdık hem yeni bir nefes vermeyi başarıyor. Küçük tutarsızlıklar, özlediğimiz karakterlerin özlediğimiz sesleriyle göz ardı ediliyor. Yeni karakterler ise, Sihir Dünyası’na yeni bir nesli tanıtıyor. “Harry Potter ve Lanetli Çocuk”, “Lumos Maxima” diyemese de, “Lumos” demeyi başarıyor.


Paylaş

Bir VatanKitap’ın perde arkasıBu ay üç özel röportajla çıkıyoruz okur karşısına. Bunlardan ilki Türk tiyatro tarihine sahneleye çıkan ilk kadın oyuncu Afife Jale'nin yaşamını romanlaştıran Osman Balcıgil'le bu büyük değer üzerine Ece Erol'un yaptığı şöyleşi oldu. Diğer bir özel röportajımızı Cemre Nur Meleke, Aslı Perker'le yeni romanı Flamingolar Pembedir üzerine gerçekleştirdi. Sinemaya da uyarlanan Kocan Kadar Konuş kitabıyla büyük çıkış yakalayan Şebnem Burcuoğlu ise özlenen sıcak mahalle özlemimizi, Cemal Süreya'ya gönderme yaparak Cemal ve Süreyya aşkı üzerinden giderdiği yeni romanı Süreya Kuaför Salonunu anlattı.

Devam