VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
15 Şubat 2013 Cuma | Anasayfa > Haberler > Harry Potter’ı kıskandı çocuk kitabı yazdı
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Harry Potter’ı kıskandı çocuk kitabı yazdı

Hukuk dünyasında yaşanan çürümüşlükleri gözler önüne serdiği satış rekonları kıran romanlarıyla hukuki gerilimin kralı olan Amerikalı yazar John Grisham, şimdilerde çocuklar için yazmaya girişti.


13 yaşındaki çocuk avukat Theodore Boone’un maceralarını anlattığı serinin üçüncü kitabı “Sanık” ile genç zihinleri de ele geçiriyor. olmasaydı Tom Cruise, bildiğimiz ünlü film yıldızı Tom Cruise olamazdı, Julia Roberts cici rollerden ciddi rollere geçiş yapamazdı, Francis Ford Coppola, Matt Damon, Dany DeVito ve Mickey Rourke aynı filmde buluşamazdı. Zira Tom Cruise’un genç bir aktör iken yıldızını parlatan “Şirket”, Julia Roberts’ın gizemli bir olayı çözmeye çalışan bir gazeteci olarak ciddi bir rolle kamera karşısına geçmesini sağlayan “Pelikan Dosyası” ve ünlü yönetmen Francis Ford Coppola ile dev isimlerden oluşan bir yıldızlar kadrosunu buluşturan “Yağmurcu” filmlerinin hepsi, Amerikalı ünlü yazar John Grisham’ın romanlarından sinemaya uyarlanmıştı. John Grisham romanları olmasa hem Hollywood hem edebiyat dünyası hem de iç içe geçmiş hukuk ve gerilim maceralarından keyif alan okuyucu kitlesi büyük bir eksiklik duyacaktı. Neyse ki öyle olmadı. Hukuki gerilimin babası Grisham, birbirinden heyecanlı ve sürükleyici yirmi beş roman yazdı, hepsi uluslararası best seller oldu, birçoğu da çok satanlar listelerine bir numaradan girdi.
Eski bir avukat olmanın avantajını kullanarak hukuk dünyasındaki çürümüşlükleri konu alan adrenalin yüklü romanları Grisham’ı 600 milyon dolarlık servetiyle edebiyat dünyasının en zengin yazarlarından biri ve türünün bir numaralı ismi yaptı. Oysa küçük bir çocukken ne okumaya ne de yazmaya hevesi vardı. Tek hayali ünlü bir beyzbolcu olmaktı.
KÜÇÜK AVUKAT
Grisham, kendi hayalini gerçekleştiremedi ama bu, tek hayali avukat olmak olan 13 yaşındaki Teodore Boone’un maceralarını yazmasına engel olmadı. “Harry Potter’dan önce tüm kitaplarım best seller oluyordu. Romanlarımı bir tek Harry Potter alt edebildi. Ben de onu tahtından indirmek için çocuk romanları yazmaya başladım” diye espirili şekilde nitelediği bir çocuk kitapları serisi yazan Grisham’ın hedef kitlesi 8-13 yaş grubu. Küçük Avukat Theodore Boone’un maceraları adından da anlaşılacağı gibi yine hukuki polisiye ve gerilim hikayeleri içeriyor. Remzi Kitabevi tarafından Türkçede yayınlanan nefes kesici serinin ilk iki kitabı “Küçük Avukat Theodore Boone” ve “Kaçırılan Kız”ın ardından şimdi de üçüncü kitap “Sanık” John Grisham’ı genç hayranlarıyla buluşturuyor. Anne babası avukat olduğu için hukuk işlerine kafa yoran, hobi olarak arkadaşlarına avukatlık yapan Theo, bu macerada kendini sanık iskemlesinde buluyor. Bir hırsızlık vakasının üzerine yıkılmasının ardından gerçek suçluların yakalanması için çablayan genç avukat aday bu karmaşık olayı çözmeye uğraşıyor. John Grisham’ı bu ay sayfalarıma konuk edip, portresini kaleme almamızın sebebi de işte bu roman.
John Grisham 1955’te Arkansas’ta beş kardeşin ikincisi olarak dünyaya geldi. Babası bir pamuk çiftçisi, aynı zamanda inşaat işçisiydi, annesi ise evkadını. Katı Hıristiyan kuralların hakim olduğu ailesi ile bir kasabadan diğerine savrulan gezgin bir hayat yaşayarak büyüdü. Sonunda 12 yaşındayken ailesi Mississippi’ye yerleşti. Anne ve babası doğru dürüst bir eğitim almamışlardı bu yüzden annesi onun okumasını çok istiyordu. Ancak Grisham’ın okumaya pek de hevesi yoktu. Üniversiteye başladıktan sonraki iki yıl boyunca rastgele sağa sola sürüklendi, asıl hayali olan beyzbolu bir kenara bırakıp hukuk okumaya karar verene kadar üç üniversite değiştirdi. Okulu bitirip Arkansas Southaven’a döndüğünde ceza davalarına bakan bir hukuk bürosu açtı. 1983-1990 yılları arasında avukatlığın yanısıra Mississippi Temsilciler Meclisi’nde görev yapan Grisham politikaya el atmış olsa da adliye koridorlarından hiç ayrılmadı.
HER YIL YENİ KİTAP
Nitekim DeSoto Adliyesi’nde tecavüze uğramış 12 yaşındaki bir kızın neler yaşadığını anlattığı çarpıcı ifadesini duyması da onu yazmaya iten ilk şey oldu. Grisham bu olaydan sonraki üç yıl boyunca ilk romanını yazmak için haftanın altı günü erken kalktı, her sabah saat 5.00’te ofisine gitti ve sürekli yazdı, yazdı, yazdı. Ancak bu inanılmaz düzenli ve disiplinli çalışma sonucunda ortaya çıkan “A Time To Kill”i yayınlatmak kolay olmadı. Tam 28 yayıncı Grisham’ı geri çevirdi. Sonunda Wynwood Press 1988’de bu ilk romanı yayınladı, 5000 kopya basarak piyasaya sürdü. Yazarlık macerası bu noktada hüsranla sonlanabilirdi, ama Grisham pes etmedi; “A Time to Kill”i tamamladığının ertesi günü ikinci romanını yazmaya başlamıştı. Şeytanın bacağını kırmak içinse bir üç yıl daha beklemesi gerekti.
Genç bir avukatın büyük bir avukatlık şirketinde çalışmaya başlayınca şirketin karanlık yüzünü keşfetmesi ve mücadeleye girişmesini anlatan ikinci romanı “Şirket”i 1991’de yayınladığında 36 yaşındaydı. Ama bu kez her şey daha farklı işliyordu. Paramount Pictures film şirketinin daha kitap yayınlanmadan film haklarını 600 bin dolara satın almasıyla Grisham bir anda yayıncılık dünasının starı oldu. “Şirket”in satış rakamı 7 milyonu aştı ve beyazperdeye aktarıldı.
“İlk kitap yayınlama girişimimde yaşadıklarım normaldi, ikincisinde yaşadıklarımsa anormal... Kitap o kadar hızlı popüler olmuştu ki, aklım başımdan gitmişti” diyen Grisham için bu anormal durum sonraki kitaplarında artık bir rutin haline gelecekti.
Bir yayıncının, her yıl yeni bir roman yayınlayan Clancy, King, Crichton, Ludlum, Follett gibi ünlü yazarları örnek vererek “Büyük isimler yüzünü her yıl mutlaka gösterir” sözlerini aklının bir köşesine yazan Grisham, yakaladığı bu müthiş rüzgârı kaybetmemek için hemen kolları sıvadı. Üçüncü kitabı olan “Pelikan Dosyası”nı çabucak bitirmek için kendini 60 gün odasına kapadı ve “Şirket”ten tam bir yıl sonra “Pelikan Dosyası”nı yayınlamayı başardı. Bundan bir yıl sonra da dördüncü romanı “Müşteri” geldi. New York Times çok satanlar listesinde bir numaraya yükselen “Pelikan Dosyası”nın ve bir yıl sonra bu listeye doğrudan bir numaradan giren “Müşteri”nin başarısı Grisham’ı hukuki gerilim romanları ustası olarak büyük şöhrete kavuşturdu. Öyle ki, ilk yayınlandığında sadece 5000 kopya olarak basılan “A Time to Kill” de tekrardan basılıp çok satan mertebesine ulaştı. “Şirket”in başarısı sonrasında avukatlığı bırakıp kendini tamamen yazarlığa adayan Grisham’ın kaleminden çıkan her kitap, yayınlandığı yılın en çok satan kitabı olmayı başardı.
FAKİRLERİ SAVUNDU
John Grisham, temposu hiç düşmeyen akıcı romanlarında adaletin nasıl da rayından çıkarıldığını, zengin çıkar gruplarının hizmetine sunulduğu ve bu amaç uğruna hukuk firmalarının ve avukatların nasıl çalıştığını gözler önüne seriyor. “Avukatlık yaparken çoğunlukla bir avukata verecek parası olmayan fakir insanları savundum” diyen Grisham, adalet sistemini sorgulayan bu hikâyeler için ilham kaynağını kendi geçmişinden aldığını açıkça dile getiriyor. Grisham romanlarını yazarken de bu çarpıklıklara dikkat çekip değiştirebilme amacını içten içe taşıyor.
Nitekim, “Şirket”te büyük hukuk şirketlerinin ruhunu şeytana nasıl sattığına, “Tazminat Kralı (The King of Torts)”da ilaç endüstrisindeki çarpıklıklara, “Gaz Odası”nda idam cezalarına, “Sokak Avukatı”nda sigorta şirketlerinin acımasızlığına ve evsizlerin durumuna dikkat çekti Grisham. Kurgu olmayan tek kitabı, 2006 tarihli “Masum Adam”da ise işlemediği bir cinayet yüzünden idama mahkum edilen eski beyzbol oyuncusu Ron Williamson’ın gerçek hikâyesini anlatarak yanlış yere tutuklanıp masum olduğu halde ceza alan mahkumları gündeme taşıdı.

Hollywood’un sevdiği yazar
Sinemaya uyarlanan 9 romanı için Sydney Pollack, Francis Ford Coppola, Joel Schumacher ve Alan J. Pakula gibi dev isimler yönetmen koltuğuna oturdu. Julia Roberts, Tom Cruise, Gene Hackman, Danzel Washington, Demi Moore, Susan Sarandon, Dustin Hoffman, Sandra Bullock rol aldı.

Paylaş