VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
20 Ocak 2009 Salı | Anasayfa > Haberler > Hatasız kul olmaz ama bu kadarı da fazla!
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Hatasız kul olmaz ama bu kadarı da fazla!

Erol Şadi Erdinç, tarihçi Mete Tunçay'ın önsözünü yazdığı II. Meşrutiyet'in İlk Yılı kitabını sent eleştirmişti. Şimdi söz sırası Mete Tunçay da...


Erol Şadi Erdinç’i rahmetli Tarık Zafer Tunaya’nın çevresinden tanırım. Özellikle İttihat ve Terakki meraklısıdır. Yapılmış her çalışmayı eleştirir. Ama kendisi pek az verimlidir. Geçenlerde, Murat Bardakçı ile birlikte, Fatih Altaylı’nın televizyon programına çıkıp Yapı Kredi Kültür Sanat’ın (Aygaz sponsorluğunda) geçen ay (benim de övücü bir sunuş yazımla) yayımladığı II. Meşrutiyetin İlk Yılı (23 Temmuz 1908 - 23 Temmuz 1909) cildini bir takım okuma yanlışlarından ötürü insafsızca yermiş, hatta kitaba verdiği 100 lirayı geri istemiş.
Yalnız, kendileri sırça köşkte oturanların başkalarının camını taşlamamaları gerektiğini unutmuş.
Erol Şadi’nin (tarih meraklısı matematik profesörü Haluk Oral’la birlikte) hazırladığı Meclis-i Mebusan: Birinci Seçim Dönemi kitabı kasım ayında çıktı. Esas itibarıyla, o döneme ait meclis albümünün yeni harflere çevrilmesinden ibaret. Ama başına sekiz ek konulması, son derece faydalı olmuş (ilki dışında hepsinin eski harfli -7’ncisi dışında- matbu metinleriyle birlikte):
1) Meclis-i Mahsus-u Vükelâ Mazbatası
2) Meclis-i Meb’usan’ın İctimaa Da’vet Olunması hakkındaki İradenin Dersaadet Evrak-ı Havadisiyle dahi Resmen İlânına Müsaadeyi Mutazammın İrâde-i Seniyye
3) Osmanlı İttihat ve Terakki Cemiyeti İstanbul Şubesi’nin yayımladığı Beyanname-i Umumî
4) İlân
5) İlân-ı Resmî
6) Bâbıâli’ye Tebliğ Olunan İrade-i Seniyye-i Hazret-i Hilâfetpenahînin Suret-i Münifesidir
7) Vatandaşlar
8) Artık Herkes İşiyle Meşgul Olsun.
Şimdi, bu metinlerin çevrim-yazılarında yapılan yanlışların kimilerine bakalım:
İlk belgede alttan 11’inci satır: “meyane-i ağabeydanemiz” miyane-i ubeydânemiz; alttan 6’ncı satır: “evliye-i gayr-ı mülhaka” elviye-i gayr-ı mülhaka, alttan son satır: “Velilülemr Efendimiz” Veliyyü’l-emr Efendimiz olmalıydı.
Son iki yanlış, ikinci belgede de yineleniyor: üstten 4’üncü ve en alt satırda.
Dördüncü belgede üstten 2’nci satır: “Biltefrik cins ve mezhep” bilâ-tefrîk-i cins ve mezhep; ikinci paragrafın 3’üncü satırı: “teşevvüş-ü intizam” teşvîş-i intizâm; üçüncü paragraf 3’üncü satır “hamiyet-füruşkârlıkta” hamiyet-füruşlûkta olmalıydı.
Beşinci belgede üstten 1’inci satır: “metbu-ı müfhamımız” metbû-ı müfahhamımız; 6’ncı satır: “nevin Cenab-ı Cihanpenahi’den” nevîn-i Cenâb-ı Cihânbânîden “; 12’nci satır: “Bimenneül Teali” bi-mennihi teâlâ; 14’ncü satır: “saha-i bera-yı sudur” sâniha-pîrâ-yı sudûr olmalıydı.
Yedinci belgede ikinci paragraf 7’nci satır: “envah-ı müfteriyat ile tercim edilmek ve kata’tariklerle” envai müftereyat ile tecrim edilmek ve kuttâ-i tarîklerle; alttan 8’nci satır: “Vatandaşlarla elhamd” Vatandaşlar lehü’l-hamd -bu belgenin ikinci sayfasının 2’nci satırında yolkesiciler anlamına gelen “kuttâ-i tarik” yine “kata tarik” diye yanlış yazılmış. Bu sayfanın ikinci paragrafının 9’ncu satırında “bifarz ve bitaraf” bî-garaz ve bî-taraf; 15-16’ncı satırlar: “Nizama saliyane kanuna uymaz bir aşikar” Nizâma sığmaz kanuna uymaz bir işler; 19’uncu satır: “eser meyan-ı muaheze faslından” eser-i hissiyâtı mucize kabilinden; 21’nci satır “temdinden” temeddün; 24’üncü satır: “nicesi” neticesi olmalıydı.
Erol Şadi’nin hataları bunlardan ibaret değil. Meb’usân-ı kirâmdan birçoğunun esamisini de yanlış okumuş. Doğrularını yine kara harflerle gösterdim.
u s. 6: Aydın - ”Abdullah“ Ubeydullah (Meşhur Ubeydullah Efendi)
u s. 7: Basra - ”Zehirzade“ Züheyrzâde
u s. 9: Beyrut - ”Şakirzade“ Şukayrzâde
u s. 9: Beyrut - ”Elbistani“ el-Bustanî
u s. 14: Suriye - ”Halid El-Berazi“ Halid el-Bezzazî
u s. 19: Manastır - ”Şahin Taki“ Şahin Nakî
u s. 20: Van - ”Seyyid Ta“ Seyyid Taha
u s. 21: Yanya - ”Aziz Verbun“ Aziz Viryon
u s. 21: Yemen - ”Ali Suud“ Ali Suveyd.
Arap Muhammed’leri “Mehmet” diye Türkleştirmesi de cabası.
Hepimiz yanlış yapabiliriz. Yeter ki, doğrusu gösterilince düzeltelim.
Kendimiz “pür-taksir” iken başkasına hakaret etmeyelim.

Paylaş

İtimatGaliba en iyisi bir çırpıda söylemek. Doktorların yaptığı gibi. Ekim’den beri kanser tedavisi görüyorum ve biraz daha yolum var.

Devam
15 Eylül 2017 Yıl : 13
Sayfa : 163