VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
15 Şubat 2018 Perşembe | Anasayfa > Haberler > Hava hiçbir zaman tarafsız değildir
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Hava hiçbir zaman tarafsız değildir

Keşke Ronald D. Gerste “Hava Nasıl Tarih Yazar”ı, 150 yıl filan önce yazsaydı. Belki bu kitabı okuyup 22 Aralık 1914’te Sarıkamış Taarruzu’nda hava şartlarının etkilerini göz önünde bulundurabilirdik. Çünkü hava hiçbir zaman tarafsız değildir, savaşta ve barışta bize karşı veya bizimle beraberdir.

MİKDAT KADIOĞLU

Ronald D. Gerste bu kitabı hava ve iklimin antik çağlardan günümüze tarihte oynadığı önemli rolleri ve bunların çoğu kez inanılması güç sonuçları üzerine derinlemesine bir inceleme yapmış. Aynı zamanda küresel iklim değişikliğinin bizler için nasıl bir belirsiz gelecek hazırladığını da örnekleriyle ortaya koymakta.

Çoğu zaman hayretler içerisinde kalarak okuyup hava şartları nedeniyle gerçekleşen ve gerçekleşemeyen olaylar ve alternatifler göz önünde bulundurulduğunda “daha farklı bir dünya nasıl olurdu” sorusu üzerine düşünmek çok keyifli.
Tarih, hava şartlarının askeri harekatları nasıl etkilediğine dair örneklerle dolu. Bir meteoroloji profesörü olarak Ronald D. Gerste’in kitabını okurken hem müthiş meteorolojik koşullara hem de günümüzdeki ve Türk tarihindeki benzeri olayları düşünmeden edemedim.

Hava müttefiktir; kullanmazsak
düşman olur

Örneğin bu kitabı okurken Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Suriye’nin Afrin Bölgesi’nde Zeytin Dalı Harekatı sürüyordu. Okuduklarımı hem günümüzdeki bu operasyonla az da olsa ilişkilendirebiliyordum. Örneğin, yazar “18 Haziran 1815’te Waterloo Savaşı’nda Napolyon’un topçu ateşi ancak savaş alanı kuru olduğunda başarıyla gerçekleşebilirdi” diyor. Çünkü o zaman uzun süreyle yağıştan dolayı mermiler, gürültüyle balçığa saplanıyordu. Ama TV’lerimizde neredeyse naklen yayınlanmakta olan Afrin Harekâtı’nda top mermilerinin çamur yağmuruna neden olduğundan filan kimse bahsetmiyordu. Belki günümüzde işler farklı yürüyordu ya da yorumcular henüz “Hava Nasıl Tarih Yazar”ı okumamıştı. Keşke Ronald D. Gerste bu kitabı 150 yıl filan önce yazsaydı. Belki bu kitabı okuyup 22 Aralık 1914’te Sarıkamış Taarruzu’nda hava şartlarının etkilerini göz önünde bulundurabilirdik. Çünkü hava hiçbir zaman tarafsız değildir, savaşta ve barışta bize karşı veya bizimle beraberdir. Ronald D. Gerste’nin örneklerle önümüze koyduğu gibi “Eğer avantajımız olacak şekilde kullanırsak, hava müttefik; kullanmazsak düşman olur”. Bu yüzden M.Ö. 500 yılında Sun Tzu, “Araziyi bil, düşmanını bil, havayı bil” demiştir. Diğer bir deyişle askeri istihbaratın önemli bir kısmı “düşman arazisi”ndeki hava şartlarını bilmektedir.

Ronald D. Gerste kitabında meteorolojik gözlem ve istihbaratın özellikle D-Day olarak adlandırılan 6 Haziran 1944 gününü belirlemek için ne kadar önemli olduğunu canlı bir savaş sahnesinde yaşatır bir şekilde anlatmakta.

Yazarın “Fırtınanın ortasındaki sessizlik” olarak adlandırdığı bu kısa, sakin hava durumunun hakim olduğu zamanı belirlemek için meteoroloji mühendislerinin geceli gündüzlü çalışmaları ve tartışmaları rüyama giriyor desem yalan olmaz.
Bir ara kendimi 2. Ordu Karargahında Afrin Harekâtının planlanmasında hava şartlarına göre silah ve hedef seçme çalışmalarında görevlendirilmişim gibi hayal bile ettim. Yakın geçmişte de ordumuzun iç güvenlik ve sınır ötesi harekatlarında yetersiz hava tahminlerinin bir çok sıkıntı yarattığını biliyoruz. Örneğin, anı kitabında (Harmoni Yay.) Osman Pamukoğlu Paşa, 31.12.1994 tarihinde Hasan Kundakçı Paşa’ya PKK için yapılan bir operasyonun başarısı içinşöyle diyor: “Bu defa meteoroloji raporlarının tutarsızlığına şükretsinler. Bize iki gün bile yeterdi...”

Savaşların kaderi,havayla çizilebilir
Zeytin Dalı Harekatı’nın dokuzuncu gününe kadar Afrin’deki Burseya Dağı’nın alınmamasına neden olarak 1815’te Napolyon’un Waterloo’daki ve 1941’de Nazi Ordusu’nun resmen kaderini belirleyen sis, yağmur ve balçık yani “General Çamur” önemli rol oynadı. Pek bilinmez ama General Çamur, Türk Tarihinde de kendini göstermiştir. Örneğin, Mahmud Muhtar Paşa’ya göre Balkan Savaşı’nda da ‘Yağmurun ve soğuğun bozguna uğramamızda büyük etkisi olmuş.’ Muhtar Paşa anılarında, yalnız yağmur ve (yol olmadığından) çamur yüzünden top ve arabalar gibi savaş malzemelerini terk ederek uğradığımız bozgunlardan bahsetmektedir.

Bir gazete başlığı “Afrin’de son durum: Sis kalktı, o köy TSK/ÖSO’ya geçti”. Ronald D. Gerste “Hava Nasıl Tarih Yazar” adlı kitabında, sisin de tarihte oynadığı önemli rolleri bir roman tadında anlatıyor. Örneğin Aralık 1944’te Savaş Sisi: Hitler’in Ardenlerdeki Son Saldırısı ve 8 Kasım 1939’da Münih’in Üzerine Çöken Sis Bulutu müthiş hikâyeler. Sanki bir kelebek etkisi gibi her şey ne kadar da küçük tesadüflere bağlı insan şaşırıp kalıyor. Hitlerin sırf bir sis yüzünden uçak yerine trenle seyahat etmesi kuyumcu titizliği ile hazırlanan bir suikast planını nasıl boşa çıkartıp devamında milyonlarca insanın ölümüne neden oluyor inanılmaz...

Ronald D. Gerste kitabında donan nehir ve gölleri, havada uçarken donup yere düşen kuşlar, askerlerin donan uzuvları ile birlikte küçük buzul çağının da arka plandaki pek bilinmeyen ama kaderimizi belirleyen önemli olayları da ayrıntılarıyla anlatıyor. Bir gün Türk tarihinde hava ve iklimin oynadığı önemli roller yazılırsa benzer şekilde pek çok örnek bulunabilir. Örneğin, Hammer’a göre 1443’ün kışında Sultan Murad, Suçi geçitlerini kapatmak için bütün gece dağın yamacına su akıtmış. Ertesi gün buzdan bir duvar Macar süvarilerini karşılamıştı.
Eisenhower’ın meteorologlara “Tanrı aşkına, bildirdiğiniz hava durumuna sadık kalın” şeklindeki serzenişine ise çok güldüm. Benzer problemi bu günler hala ve daha çok yaşıyoruz. Örneğin, tahminler hep önce kar var, sonra yok şeklinde rüzgar yön göstericisi gibi durmadan değişiyor. Beni en çok korkutan şey ise “Yazsız Yıl” gibi bazı her an günümüzde tekrarı mümkün “volkanik kışlar” oldu.

İnsan ve yer isimleri ile birlikte tarihlere ve ayrıntılara takılıp kalmazsanız sıkılmadan okuyabileceğiniz, sürükleyici ve aydınlatıcı, sohbet eder şekilde yazılmış ve fotoğraflarla süslenmiş harika bir kitap. İklim ve hava olaylarının nasıl tarih yazdığı, geçmişten bu güne hayatımızın ne kadar içinde olduğu ve halen de havanın neleri değiştirebileceğini görebilecek, bu kitabı okuduktan sonra meteorolojik ufkunuz genişleyeceği için hava ve iklim olaylarına çok daha farklı bakabileceksiniz.



Paylaş