VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
13 Şubat 2014 Perşembe | Anasayfa > Haberler > ‘Hayal’ kurmaktan vazgeçmeyeceğim
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

‘Hayal’ kurmaktan vazgeçmeyeceğim

Ayşe Kulin, “Hayal” isimli yeni kitabında 1983 yılından başlayarak son 30 yılda yaşadığı olayları ve ilginç anekdotları anlatarak günümüze uzanan yazarlık serüveninin öyküsünü sunuyor.

Her kuşağın hafızasına kazınan yazarlar vardır. O yazarların yeni çıkacak kitapları merakla beklenir, çıktığında hemen alınır, okunur ve bir sonraki kitap artan heyecanla beklenir. Ayşe Kulin de o yazarlardan biri. O da her yazar gibi bugüne kadar yazdığı kitaplarında özellikle romanlarında bazen ağır eleştirilerin hedefine oturtuldu bazen de göklere çıkartıldı. Ama kalemine aşık her yazar gibi yazmaya, üretmeye devam etti. Kah bir köprünün hikâyesini yazdı kah Ermeni meselesini konu aldı kah anneannesinin yaşamını kah eşcinsellerin aşkını yazdı. Kimi zaman düşündürdü kimi zaman bilinmeyen yolların kapılarını açtı kimi zaman ise yaşamdan kesitler sundu Kulin. Ve sıra kendi hayatının perdesini aralamaya geldi. Kulin belki de hayatı boyunca yazmak istediği kitabı, ‘kendini’ anlattığı “Hayal”i yazdı.
Ayşe Kulin, “Hayal”ine Yahya Kemal Beyatlı’nın “İnsan alemde hayal ettiği müddetçe yaşar” cümlesi ile başlıyor. Yıllardır hayalini kurduğu kitabının ve ona yazma gücü veren yazarlık aşkının bir ‘hayal’ ile başladığını belirterek.

SİNEMACI, REKLAMCI, GAZETECİ
Ayşe Kulin “Hayal”de, 37 yaşında eşinden ayrılarak, yaşamını sürdürebilmek ve çocuklarının Amerika’da devam eden eğitimlerine maddi kaynak sağlamak üzere çalışmaya başladığını ve yazarlığa uzanan 30 yıllık süreçte yaşadıklarını anlatıyor. Kulin eşinden boşanınca bir yapım şirketinin set ekibinde yapım yardımcısı olarak işe başlıyor. Sonrasında reklam ve sinema filmlerinde de görev alıyor. Bir gün yakın dostu olan, halkla ilişkiler sektörünün duayen ismi Betül Mardin’den bir PR işi yapması için teklif alıyor ve Betül Mardin’in yetişemediği işlerini Kulin üstleniyor. Dünya Gazetesi’nin PR bölümünde çalışırken yine çok eski dostu olan ve gazetenin o zamanki sahibi Asil Nadir’le konuşup gazete için haberler yapıyor. Ancak Kulin’in hayattaki en büyük isteği ‘göğsünün üzerine basacağı’ kitapların yazarı olmak. Bunun için YAZKO’nun (Yazarlar Kooperatifi) kapısını çalıyor. Ancak o sırada YAZKO batmak üzere. Kulin’e kitap basmanın maliyetli olduğu söyleniyor. Kulin ne yapıp ediyor ve kitabını bastırabilmek için gerekli olan parayı temin ediyor. Bir gün YAZKO’nun müdürünün “Kitabınız basıldı Ayşe hanım, gelebilirsiniz” telefonunun ardından binbir sevinçle soluğu YAZKO’da alıyor. Odada içeri girmesiyle birlikte masada üzerinde adının yazılı olduğu kitaplarını görüyor. Alıyor kitabını eline başlıyor incelemeye. Kulin, “Hayal”de o gün yaşadıklarını şöyle anlatıyor:

***
“Sonra kavradım kitabı, aldım bir süre de elimde tuttum; fırından yeni çıkmış, sıcak bir ekmek tutar gibi, keyifle ama elim yanarak. Burnuma götürüp kokladım. Mis! Sonra oturdum Erol Toy’un karşısında duran sandalyeye ve başlığı okudum: GÜNEŞE DÖN YÜZÜNÜ. Sonra kapağını açtım, iç kapağı okudum. Güneşe Dön Yûzünü.
Tanrım! Yanlış yazılmış! Büyük harflerle, YÜZÜNÜ değil YÛZÜNÜ yazıyor, iç kapakta. Heceledim yavaşça. Yû-zü-nü. Erol Toy’a baktım. O önündeki kâğıtlardan kaldırmadı gözlerini. Bir daha okudum, bu kez daha yüksek sesle: “Güneşe Dön Yûzünü.” (...) İlk sayfayı açtım, okudum. Bir sayfa daha çevirdim, ilk öykünün adını okudum bu kez.
BOZKIRDA SUSUZ BÜYÜR ÇİÇEAK.
Aaa, yeter ama! İlk sayfada yedi adet imla yanlışı buldum. İkinci sayfada on adet. Okumaya devam ettim. Bir ara okuduğum hikâye, anlamını tamamen kaybetti. Aman Allah’ım, bir başka hikâyeden bir bölüm okumaktaydım. On beş satır sonra yine birinci hikâye başladı. Demin kitabıma ilk kez dokunan parmağımı, araya karışmış paragrafın üzerinde tutarak, Erol Toy’a uzattım kitabı. Aldı, baktı. “AyşeÖ ŞeyÖ Başka yerlerde de olmuş bu durum. Sen gelmeden önce karıştırıyordum kitabı, ben de gördüm. Soruşturdum tabii. Dizgiden alıp matbaaya götürürken ayağı takılmış bizim oğlanın, düşmüş. Elindeki kalıp da düşmüş tabii, saçılmış kaldırıma. Sonra harfleri toplayıp, rastgele yerleştirmiş anlaşılan. Fırça çektim kerataya. Yani biraz karışıklık olmuş ama anlaşılıyor yine de hikâyeler.” Sanırım bir damla yaş, göz pınarımdan ipini koparıp yanağıma süzüldü.

***

Ayşe Kulin, ilk kitabının hüsranıyla on yıla yakın bir süre kitap yayımlatma düşüncesini zihninden uzaklaştırarak PR işleri yürütüyor. Ancak yazarlık kanına girmiş bir kere, hiç evlenmediği hayat arkadaşı Engin Bey’in ısrarları ve çabaları sonucu yazdığı iki öyküyü Haldun Taner Öykü Yarışması’na gönderiyor ve “En İyi Öykü Yazarı” ödülünün sahibi oluyor. Ardından şansı yaver gidiyor, Yunus Nadi Öykü Ödülü’nden de ödül kazanıyor. Bir gün Remzi Kitabevi’ni arıyor, sekretere kendisini Yunus Nadi Ödülü kazanmış bir yazar olarak tanıtıyor, sahibi Erol beyden görüşme sözü alıyor. Erol bey, Ayşe Kulin’in birkaç öyküsünü okuduktan sonra kitap sözü veriyor ve Kulin için bu söz yazarlık yoluna açılan kapı oluveriyor.

OTOBİYOGRAFİ DEĞİL
Kulin’in çocukluğu ve ilk gençlik yıllarında yaşadıkları, evlilikleri kitapta yer almıyor. Kulin, kitabında aşka da hiç değinmemiş. Ancak bu noktada kitabın bir Ayşe Kulin otobiyografisi değil bir anı kitabı olduğunu belirtelim. Zira kitapta Kulin, hayatının son 30 yılını anlatıyor. Neden sadece son 30 yıllını anlattığını merak edenler muhakkak olacaktır ki Kulin’in 37 yaşında evliliğini bitirip dört çocuklu dul bir kadın olarak hayatta kalmak, çocuklarını okutmak ve hep hayalini kurduğu kitabını yazıp yayımlatabilmek için verdiği mücadeleyi ve hatta yaşam mücadelesini bu “zaman diliminde” verdiğini söylemek yerinde olacaktır.
Ayşe Kulin, Yahya Kemal Beyatlı’nın “İnsan alemde hayal ettiği müddetçe yaşar.” cümlesiyle başladığı “Hayal”ini, “Bu dünyada var olduğum sürece hayal kurmaktan vazgeçmeyeceğim. Okurlarımla daha nice hayalde buluşmak üzere!” diyerek daha kuracağı çok hayali olduğunu ve hayallerini gerçekleştirmeye devam edeceğini vurgulayarak noktalıyor. Bize de Ayşe Kulin’le “nice hayallere” demek kalıyor.

Satın almak için tıklayınız

Paylaş

İtimatGaliba en iyisi bir çırpıda söylemek. Doktorların yaptığı gibi. Ekim’den beri kanser tedavisi görüyorum ve biraz daha yolum var.

Devam
15 Eylül 2017 Yıl : 13
Sayfa : 163