VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
14 Ekim 2016 Cuma | Anasayfa > Haberler > Hayat bumerang gibidir
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Hayat bumerang gibidir

“Ölü Kuşların Sessizliği”, geçmişi gizemlerle dolu karakterlerin yollarının kesiştiği sürükleyici bir polisiye. Felsefe ve psikolojinin içiçe geçtiği hikâye okura, “Başına gelenlerin nedenini anlamak için geçmişine bak!” diyor.



Nazlı o akşamüstü, nasıl olup da bu saate kadar uyuduğuna hayret ederek uyanır. Başı çatlamak üzeredir, üstelik kafasının arkasında bir şişlik vardır. Kocası Emre neredeyse işten gelecektir. Mutfağa koşar; hiç sevmese de, yemek yapmak için... Mutfaktaki tüm kavanozları kapakları açılmış hâlde bulur, ortalık dağınıktır. Salonda daha önce hiç görmediği kırmızı bir eşarp durmaktadır. Neler olduğunu anlamaya çalışarak odalar arasında dolaşırken bir tuhaflık daha hisseder; ev o kadar sessizdir ki! O zaman fark eder besledikleri iki kuzgunun kafesin zemininde yatan cansız bedenlerini. Evin içindeki tuhaf sessizliğin nedenini anlamıştır; ölü kuşların sessizliği.

Nazlı yaşadığı şoku henüz üzerinden atamamışken kapı çalar. Gelen bir başkomiserdir. Dragos’taki yazlıklarında eşi Emre ölü bulunmuştur.
Başkomiser Mehmet Ali ve cinayet büronun tek kadın polisi Özlem, yaptıkları araştırmalar sonunda olayın “sahnelendiği” üzere bir intihar değil, cinayet olduğunu anlarlar. En güçlü şüpheli, maktulün karısı Nazlı’dır.

Herkesin bir sırrı var
Ne var ki Nazlı’yı sorgulamak o kadar kolay olmayacaktır. Zira genç kadın, aldığı haber sonrası sinir krizi geçirmiş ve bir psikiyatri kliniğinde tedaviye alınmıştır. Başkomiserin Nazlı’yı sorgulama çabası tam bir fiyaskoyla sonuçlanır; kadının zihni bulanıktır. Anılarında kopukluklar vardır. Kocasının öldüğünü ilk kez duyuyor gibidir. Doktoru, bu durumun bir tür savunma mekanizması olduğunu açıklar; kötü anıları unutarak ayakta kalabilme çabası. İlginç bir detay daha öğrenir başkomiser; bu zihin bulanıklığı Nazlı için bir ilk değildir. Üstelik tüm bu karmaşa arasında, polisin elindeki en önemli şüpheli olan Nazlı, hastaneden kaçıp kayıplara karışmayı başarır.

Dışarıdan bakıldığında sakin, uyumlu bir çift gibi görünen Nazlı ile Emre, üç yıl önce evlenmişlerdir. Aslında arkadaşı Evrim’in sevgilisi olan Emre’ye âşık olan ve bu uğurda arkadaşlığı bozulan Nazlı, bir yayınevinde editörlük yapmaktadur. Bankacı olan ve iyi kazanan Emre ise çalışma hayatının yanı sıra doktorasına devam etmektedir. Bu nedenle okuluna yakın olduğundan bazı geceler -ölü bulunduğu- Dragos’taki yazlıklarında kalmaktadır. Annesiyle babasını çok küçük yaşta bir trafik kazasında kaybeden Emre’nin kimi kimsesi yoktur. Nazlı ve kız kardeşi Aslı ise babasız büyümüşlerdir. Aslı, kötü evliliğine dayanamayıp Nazlı ile Emre’nin yanına taşınana kadar genç çift oldukça sıradan bir hayat sürmektedir. Polis araştırmayı derinleştirdikçe herkesin sakladığı sırlar tek tek ortaya çıkar ve tempo artar.

“Başına gelenlerin nedenini anlamak için geçmişine bak!” diyen oyuncu Başak Sayan, “Bağlanma Korkusu” ve “Kelebeğin Kaderi”nin ardından bu kez “Ölü Kuşların Sessizliği” ile okuru psikoloji ve felsefenin iç içe geçtiği, heyecan dozu yüksek, sırlarla dolu bir yolculuğa çıkarıyor.

Paylaş

İtimatGaliba en iyisi bir çırpıda söylemek. Doktorların yaptığı gibi. Ekim’den beri kanser tedavisi görüyorum ve biraz daha yolum var.

Devam
15 Eylül 2017 Yıl : 13
Sayfa : 163