VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
15 Haziran 2017 Perşembe | Anasayfa > Haberler > Hayata dair ne varsa
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Hayata dair ne varsa

Şiir dünyamızda kendine has üslubu ile farklı bir yeri olan küçük İskender, aşk, ölüm, ayrılık, yaz ve belki de hayata dair ne varsa, “Ölen Sevgilimin Şiir Kitabı”na koymuş…

YONCA BOZTUNALI




Yaz mevsiminde, insan farklı kitaplar okumak istiyor... Klasikler yerine genellikle yazın güneşli, sıcak günlerine ve ruh haline uygun, hızlı okuyabileceğimiz, merak uyandırıcı, eğlenceli konular tercih ediliyor. küçük İskender’in yeni şiir kitabı “Ölen Sevgilimin Şiir Kitabı”, nedense bana yazın okunabilecek denli rengarenk ve fakat bir o kadar da dokunaklı geldi.

Geçtiğimiz kasım ayında “Waliz Bir” ve “Her Şey Ayrı Yazılır” adlı eserleri çıkan küçük İskender, bu kez yeni şiir kitabı ile bizi yaz yağmuruna tutacak diyebiliriz. İyi bir klasik müzik dinleyicisi nasıl Mozart’ı, Bach’ı, Chopin’i ayırabiliyorsa; iyi bir şiir okuyucusu da şiir okuduğunda bunun küçük İskender’e mi, Didem Madak’a mı, Cemal Süreya’ya mı ait olduğunu bilir, tahmin eder… Ancak bu kez küçük İskender, bazı şiirlerinde daha sade, düz bir anlatım kullanmış. Bu kitapta da yine seçtiği esrik kelimelerin ardı ardına sıralanışı, bu kelimelerin, seslerin yerleşimi tekrarı, inanılmaz benzetmeleri ve dil oyunlarıyla bizi sersemleten, diplere sokup çıkaran, şaşırtan, heyecanlandıran tarzı elbette var. Okuyucusu yabancılık çekmeyecek ve beklediğini fazlasıyla bulacak. Bununla birlikte, benim dikkatimi çeken alışkın olduğumuz tarzından daha yalın ifadelerinin çokluğu ve bunlardaki ustalığı. Shakespeare’in tam dilimize çevrilemeyen ünlü lafı: “Simplicity is the ultimate sophistication / Sadelik ulaşılabilecek en üst noktadır”a atıfta bulunurcasına kısa öz, sade ve fakat delip geçici ifadelerle yazın kumsalda altlarını çize çize okuyacağınız bir şiir kitabı sunuyor okuyuculara.

Şiirlerinde bazı ifadeler de her zamanki gibi üzerinde durup düşünülesi; “Vedaya elverişli aşklar”; “Yazın bayıltan aroması”; “Kasabanın tek oteline palas adını takmış gençler, anlasalar bu tek başına valstir” ve daha niceleri… Adıyla insanın kalbini burkan kitaptan biraz alıntı yapmadan duramadım.

***

Yatağının altındaki ahşap kutuda bir defter
Ya da defterin altındaki ahşap yatakta bir kutu
Ya da kutunun altındaki ahşap defterde bir yatak
Artık hangisi aramızda tasarlanan şu kısacık aşksa sadece birdenbire yok olarak kanıtlamak hakikati kanıtlayıp kanatlanmak biterken o harikulade yaz
Başını nasıl da o¨zenle yaslardın ya omzuma
Ben de o¨yle incitmeden, ağır ağır dayadım giderken kapıda bıraktığın bisikleti bahçe duvarına

***

Öldü mü hepsi bu fotoğraftakilerin
Dağıldılar mı dünyanın dört köşesine uçaklarla, gemilerle
Mesela şu resimde kaç kişiymişiz üstünkörü neşeli
Resmi çeken arkadaşımızı hatırlamazken hatta

***

Her bahçe bitkisel hayattadır
Her aşk bir çocuk çakısı
Her çocuk bir akıl hatasıdır
Her çocuk bir akıl hastası
Her bahçe sürüngen gölgelerden müteşekkil
Her insan günü gelince beni suçlayacaktır
Günü gelince her insanı aklayacak bir fırtına çıkacaktır

***

Her kişi bir kasabadan meydana gelmiştir ve sadece o kasabadan ibarettir. Hangi mevsimi istiyorsa sadece o mevsimi yaşar durur orada; tükenenlerin, tükettiklerinin yerine hayal figürleri yerleştirir; yaşanmamış sevdalarla oyalanır, sıradanlığın hezeyanlarını ciddiye alır, zaaflarını tutku sanır. Kısacık tarihi unutulmuş kahramanlarla doludur.



Paylaş

İtimatGaliba en iyisi bir çırpıda söylemek. Doktorların yaptığı gibi. Ekim’den beri kanser tedavisi görüyorum ve biraz daha yolum var.

Devam
15 Eylül 2017 Yıl : 13
Sayfa : 163