VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
15 Mart 2013 Cuma | Anasayfa > Haberler > Hayatın gerçekleri kurgudan daha beter
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Hayatın gerçekleri kurgudan daha beter

Chuck Palahniuk’un akıl almaz romanlarının aslında tümüyle kurmaca olmadığını anlatmak için yazdığı bir kitap “Kurgudan da Garip”. Kitabı ve Palahniuk’un yazarlık yolculuğunu, “Kaçaklar ve Mülteciler”, “Dövüş Kulübü” ve “Kurgudan da Garip” dışındaki tüm kitaplarını çeviren Funda Uncu değerlendirdi.





Funda Uncu
funda.uncu@gmail.com

Yeraltı Edebiyatı yazarı Charles Michael ‘Chuck’ Palahniuk, kaleme aldığı eserleri ‘transgresyonel kurgu’ olarak tanımlar. Varoluş ile ilgili problemler, bireysel özgürlük, nihilizm, uyumsuzluk, kuralların ve tabuların yıkılması konularını işleyen ‘transgresyonel kurgu’nun kahramanları, her şeyden önce birer anti-kahramandır. Bunalımları vardır, toplum kurallarına uygun bir şekilde yaşamazlar. Tıpkı Palahniuk’un kendi yaşamından örneklediği ve tanıklık ettiği gibi… Doğumundan 14 yaşına kadar anne ve babasıyla bir karavanda yaşayan; annesiyle babası boşandıktan sonra anneannesi ve dedesinin çiftliğinde yaşamaya gönderilen; dedesi, dikiş makinesine para harcadı diye babaannesiyle kavgaya tutuşup, önce onu sonra da kendini vurup öldürdüğü için onları hiç tanımayan (o sırada üç yaşında olan babası Fred Palahniuk bu vahşeti yatağın altından izlemiştir); babası, boşandıktan sonra flört ettiği bir kadının kıskanç eski kocası tarafından ölüdürülen Chuck Palahniuk’un yeraltı edebiyatı tarzında yazmasına şaşırmamalı.

GAZETECİ, TAMİRCİ, YAZAR

Kim olduğunu anlamak için çaba gösterdiği dönemde, aile içinde yaşanan bu trajik olaylar yazarı, ileride Yeraltı Edebiyatı konularını gözler önüne sermeye itmiştir. Palahniuk, Oregon Üniversite’sinde gazetecilik bölümünü bitirdikten sonra Portland’daki yerel bir gazetede çalışmaya başladı ama işinden sıkılması uzun sürmedi. İşi bırakıp tamirci olmayı tercih etti. Günlerini kamyonları tamir edip teknik el kitapları yazarak geçirirken, bir yandan da bakımevlerinde ölmekte olan hastalara refakat etti, konuşma terapilerine katıldı. Aynı zamanda da şansını roman yazmakta denedi ve yazarlık atölyesine devam etti. Sonradan “Görünmez Canavarlar” adını alacak “Manifesto”yu kaleme aldı. Ancak yayınevleri Palahniuk’un romandaki karanlık tarzı beğenmediği için başvurduğu bütün kapılar yüzüne kapandı. O ise vazgeçmek yerine daha da karanlık bir roman yazmaya karar verip “Dövüş Kulübü”nü kaleme aldı ve Chuck Palahniuk fırtınası böylelikle esmeye başladı.

GERÇEK Mİ HAYAL ÜRÜNÜ MÜ?
Chuck Palahniuk, bugüne kadar Ayrıntı Yayınları’nın piyasaya sürdüğü “Dövüş Kulübü”, “Gösteri Peygamberi”, “Kaçaklar ve Mülteciler”, “Görünmez Canavarlar”, “Tıkanma”, “Ninni”, “Günce”, “Çarpışma Partisi”, “Tekinsiz”, “Ölüm Pornosu” ve “Pigme” ile Türkiye’de henüz yayınlanmamış “Tell-All” ve “Damned” romanlarını yazdı ancak edebiyatta kurmaca kabul edilen romanlarının tam olarak kurmaca olmadığına inanıyordu. 2004 yılında yazdığı “Kurgudan da Garip” eserlerinin bütünüyle kurmaca olmadığını ispatlamak için yazılmış kitabıdır. Kurmaca olmayan bu eserinde gerçek olayları anlatır ancak her bir olay, Chuck’ın eserlerinde gördüğümüz kurmaca öykülerden farklı değildir. Çünkü çok fazla araştırma yapan Chuck Palahniuk, kurmaca öykülerini arkadaşlarını ve etrafındaki insanları dinleyerek yaratmaktadır. Gönüllü olarak çalıştığı destek grupları, bakımevleri ve hastanelerde artık kaybedecek hiçbir şeyi olmayan insanların hikâyelerini dinleyerek, bunlardan esinlenerek, işin içine hayal gücünü de katarak yazmaktadır.

İLHAM KAYNAĞI HAYAT
Kitapta bir yandan Chuck Palahniuk’un yaşamının bizden ne kadar farklı olduğunu, bir yandan da eserlerini yazarken nelerden faydalandığını görüyoruz. Misal “Dövüş Kulübü”nde bakımevlerinde, destek gruplarında elde ettiği tecrübelerini yazmış. “Görünmez Canavarlar”ı yazarken teleseks hatlarını aramış. “Tıkanma”yı yazmaya başlamadan önce altı ay boyunca seks bağımlıları konuşma terapisi seanslarına katılmış ve gönüllü olarak Alzheimer hastalarıyla çalışmış. “Gösteri Peygamberi”ni yazarken arkadaşlarının temizlik tüyolarını not etmiş ve “Günce”yi yazarken de arkadaşlarının evlerinin duvarları arasında bırakılmış, gizli hikâyelerini dinlemiş.
Chuck Palahniuk her defasında tek başına kalıp kurmaca romanını yazmadan önce insanlarla bir araya gelip gerçekleri derlemiş, gerçeklerle kurmaca buluşmuş ve Palahniuk eserleri meydana gelmiş.
Orijinal kitap üç bölümden oluşuyor: ‘İnsanlar Bir Arada’, ‘Portreler’ ve ‘Kişisel’. Ancak bu bölüm isimleri, Türkçeye çevrilmiş kitapta yer almamış. “İnsanlar Bir Arada” bölümünde finalde hiçbir ödülün verilmediği ancak insanların katılmaktan büyük zevk duyduğu testis yarışması; popüler olmadığı için üzgün olan ama canları çıkana kadar idman yapan amatör güreşciler; yazar olmak, yaşadıklarımızı yazmak için kendimizi o tecrübeleri yaşamaya zorlamak; biçerdöver parçalama derbisinin püf noktaları; köpek kostümü giyip şehirde gezen Chuck’ın başına gelenler; kendi başına şato inşa etmenin fazlasıyla detaylı bilgileri; Chuck’ın vücut geliştirme ve testosteron ile ilgili macerası; donanma denizaltısı, eşcinsel aktiviteler ve intihar; müneccim olduğunu iddia eden iki kadının Chuck’ın dört yaşında yaşadığı ve kimsenin bilmediği bir olayı anlatmasına rağmen Chuck’ın ruhlar dünyası ile ilgili ilginç fikirleri yer alıyor.
“Portreler” bölümünde Juliette Lewis, Andrew Sullivan, Amy Hempel, Marilyn Manson, Michelle Keating, Brian Walker ve Ira Levin’ın portreleri en ilginç noktalarıyla aktarılmış.
“Kişisel” adını taşıyan bölümde ise Chuck’ın refakatçi olarak çalıştığı dönem; “Dövüş Kulübü” filminin yapımcılarıyla görüşmek için gittiği Kaliforniya macerası; Brad Pitt ve Chuck’ın dolgun dudak takıntısı; hastalıklar ve ölümler; unutmak ve hatırlamak için bir şeyleri sürekli saklamak; “Dövüş Kulübü”nde yer alan bazı olayların önceden yaşanması ve kurmaca olan bazı olayların da sonradan gerçekleşmesi ile ilgili gerçek öyküleri Chuck Palahniuk’ın karanlık ve sivri dilinden okumak istiyorsanız, “Kurgudan da Garip”i kaçırmayın.

Paylaş

Bir VatanKitap’ın perde arkasıBu ay üç özel röportajla çıkıyoruz okur karşısına. Bunlardan ilki Türk tiyatro tarihine sahneleye çıkan ilk kadın oyuncu Afife Jale'nin yaşamını romanlaştıran Osman Balcıgil'le bu büyük değer üzerine Ece Erol'un yaptığı şöyleşi oldu. Diğer bir özel röportajımızı Cemre Nur Meleke, Aslı Perker'le yeni romanı Flamingolar Pembedir üzerine gerçekleştirdi. Sinemaya da uyarlanan Kocan Kadar Konuş kitabıyla büyük çıkış yakalayan Şebnem Burcuoğlu ise özlenen sıcak mahalle özlemimizi, Cemal Süreya'ya gönderme yaparak Cemal ve Süreyya aşkı üzerinden giderdiği yeni romanı Süreya Kuaför Salonunu anlattı.

Devam