VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
15 Mayıs 2012 Salı | Anasayfa > Haberler > Hepimiz ölümsüzüz; bir canavarın bizi yemiş olması bunu değiştirmez
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Hepimiz ölümsüzüz; bir canavarın bizi yemiş olması bunu değiştirmez

Scarlett Thomas’ın “Bizim Hazin Evrenimiz” romanı, sonsuz yaşam üzerine pek çok tez içeriyor.

Özlem Akalan

Neredeyse “bir kitap okudum ve hayatım değişti” diye başlayacaktım satırlarıma ama hevesim kursağımda kaldı! Roman kahramanıyla kendimi özdeşleştirip, onun izinden gitmeye çalışınca işler karıştı. Nasıl mı? Anlatayım....
April Yayıncılık tarafından Türkçeye kazandırılan Scarlett Thomas’ın “Bizim Hazin Evrenimiz” romanının başkarakteri, 10 yıldır kendi romanını yazmayı bir türlü başaramayan bir kitap eleştirmeni. Bir roman serisine gölge yazarlık yapmanın yanı sıra, gazetelerde kitap eleştirileri yazıyor. İtiraf etmeliyim ki bir roman karakteriyle kendimi özdeşleştirmem gerekse, elbette Anna Karenina yerine Meg Carpenter’ı seçerdim. Öyle de yaptım; hızlı kitap okuma konusunda Meg’in tüyolarını takip etmeye karar verdim. Kahramanımız, sayfaların sadece son paragraflarını okuyarak kitabı hızlıca bitiriveriyormuş. “Harika” dedim kendi kendime; zira en saçma kitabı bile tek satır atlamadan okuma takıntım yüzünden bazen bu iş keyiften çok azap veriyor bana. Kahramanın önerdiği yöntemi hemen uyguladım. Sonuç: Hiçbir şey anlamadığım için kitabın son 150 sayfasını bir kez daha okumak zorunda kaldım... Neymiş? Bir kitapta anlatılan her şey tekin olmayabilirmiş... Kendimizi fazla kaptırmamalıymışız ve doğru bildiğimiz yoldan şaşmamalıymışız...
Yazarımız Scarlett Thomas ile ilk kez tanışıyorum; oysa 2009 yılında “Mr. Why"ın Sonu” adlı romanı Plato Yayınları’ndan çıkmış. Her yeni tanıştığım yazarda olduğu gibi internet sayfalarında uzun bir araştırmaya girdim; kimdir, ne yer, ne içer, başka neler yazmış? Thomas hakkında ilk gördüğüm şey, bir forum sayfasındaki tartışmaydı. Tartışmanın konumu, Haruki Murakami’ye benzeyen yazarlardı. Thomas’ın bizde yayınlanmayan “Going Out” romanının tanıtımında “Douglas Coupland ve Haruki Murakami hayranlarının favori yazarı” ibaresi vardı. Her ikisinin de takıntılı okurlarından olduğum için araştırmayı kesip, önce kitabı okumaya koyuldum.

SONSUZ YAŞAM MÜMKÜN!
Hikâyemiz, İngiltere’nin güneybatısında yer alan Devon’da geçiyor. Meg, kitap eleştirilerinin yanı sıra Zeb Ross ismiyle Zen öyküleri içeren bir roman serisinin de gölge yazarıdır. Sevgilisi Christopher ise kah işi olan kah olmayan bir restorasyon ustası. İlişkileri ve hayatları alabildiğine monotondur, zar zor geçinirler ve mutsuzdurlar. İşte bu noktada Meg’in editöründen gelen bir kitabı eleştirmeye başlamasıyla hayatı bambaşka bir yöne doğru akmaya başlar. Evet, aynen tahmin ettiğiniz gibi; Meg bir gün bir kitap okur ve hayatı değişir!
Kelsey Newman adlı bir yazarın “Sonsuza Kadar Yaşamanın Bilimi”dir okumakta olduğu kitap. Yer yer Meg’den alıntılarla kitabı özetleyecek olursam: “Zamanın sonundan sonra nasıl hayatta kalınabilir? Olay çok basit. Evren çökecek kadar eskidiği ve güçten düştüğü zaman insanlar onunla canlarının istediğini yapabilecek.
Zaten milyarlarca yılı bunu öğrenmek için harcamış olacaklar. Kelsey Newman’a göre, zaten her zaman için bir bilgisayar olan Evren, bir an için öylesine yoğunlaşacak ve öyle çok enerjiye sahip olacaktı ki bütün bilgileri sayabilecekti. Öyleyse neden onu yeni bir gezegenin, hiç yok olmayacak, içinde herkesin sonsuza kadar mutlu mesut yaşayabileceği yepyeni bir gezegenin simülasyonu olarak programlamayacaktık ki? Evren çökmeye hazırlanırken nihai hedef için, kurtuluş için herkes iş başında olacaktı. İnsanlar sadece fiziği ve çıplak ellerini kullanarak, sonsuz gücüyle herkesi - evet, öldükten milyarlarca yıl sonra sizi bile- yaşama döndürebilecekti. Evrenin sonunda tek bir şey hariç her şey mümkündü.
Ölemezdiniz; bir daha asla...”

GÖLGE YAZAR TRENDİ
Olay, Meg’in dediği kadar ‘basit’ değil; hatta bu tez üzerine kahramanımızın entelektüel arkadaşları Josh, Rowan, Vi ve Frank’in ürettikleri anti-tezleri okuyup bir de finalde Dartmouth Nehri Canavarı’yla karşılaşınca işler iyice karışıyor...
Haruki Murakami’nin geçtiğimiz haftalarda Türkçeye çevrilen romanı “1Q84”ü biliyorsunuzdur. O romanın kahramanı Tengo da gölge yazarlık yapan, edebiyat dünyasıyla haşır heşir, kendi kitabını sürekli geciktiren bir yazar adayıdır.
Yeniden yazdığı bir kitap sonrasında kendini paralel evrende ya da 1984 yılının simülasyonu diyebileceğimiz ‘1Q84’ dünyasında bulur. Hayranları tarafından birbirine benzetilen bu iki yazarın, aynı tarihlerde (2009) benzer karakterlerle benzer öyküler yazmaları hayli ilginç. Her ne kadar olay örgüsü, giriş, gelişme ve sonuç birbirinden çok farklı olsa da art arda iki kitabı okuyunca zihninizde pek çok soru dolaşmaya başlıyor. Nihayetinde, bolca zihin jimnastiği ve edebiyat dünyasına arka pencereden bakmak isteyenler için iki romanı da şiddetle öneririm...

SCARLETT THOMAS KİMDİR?

Scarlett Thomas, 1972 yılında Londra’da doğmuş. “Bizim Hazin Evrenimiz” ve “Mr. Why’ın Sonu”nun yanı sıra ‘Bright Young Things’, ‘Going Out’ ve ‘PopCo’ kitaplarının da yazarı. Romanları 20’nin üzerinde dile çevrilen Thomas, 2001’de İngiltere’nin en genç ve başarılı 20 yazarından biri olarak gösterilmiş. Çeşitli dergi ve gazetelerde yazıları yayınlanan Thomas, yaratıcı yazarlık dersleri de veriyor ve dokuzuncu romanı ‘The Seed Collectors’ üzerinde çalışıyor.

Kitaptan...

“Yayıncılık dünyasındaki sohbetlerin çoğu hafiften Alzheimer hastaları arasında geçen sohbetlere benzer, çünkü herkes fazla düşünmekten ve fazla okumaktan muzdariptir ve kimse bir şeyi o gün ilk kez mi yoksa on beşinci kez mi anlattığını, söylediği şeyin gerçek mi yoksa uydurma mı olduğunu hatırlayamaz. Birinin yayıncılık işinde çalışıp çalışmadığını kolaylıkla anlayabilirsiniz çünkü bütün anekdotları sanki ilk kez anlatıyormuşçasına, size
verdikleri kâğıt mendilin kullanılmış olduğunu tam o anda anlamış gibi bir yüz ifadesiyle anlatırlar.”

Paylaş

İtimatGaliba en iyisi bir çırpıda söylemek. Doktorların yaptığı gibi. Ekim’den beri kanser tedavisi görüyorum ve biraz daha yolum var.

Devam
15 Eylül 2017 Yıl : 13
Sayfa : 163