VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
14 Eylül 2016 Çarşamba | Anasayfa > Haberler > Her evlilik bir maske ama huzur veren...
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Her evlilik bir maske ama huzur veren...

Jenny Offill’in “Eş”i, evliliğini ve aldatılmışlığını sorgulayan ve kendini sadece tek kimliği ile tanımlayan Eş’in duygu yoğunluğu ve kafa karışıklığı üzerinden şekillenen modern ve ilginç bir roman.

YONCA BOZTUNALI


Birbirimize tüm hikâyelerimizi anlatmamızdan aylar önceydi”... Kadın-erkek ilişkilerinde flört, birliktelik ve evlilikte bütün hikâyeler, askerlik ve çocukluk dâhil tüm anılar anlatılıp, komik, hüzünlü, acılı geçmiş karşılıklı paylaşıldığında geriye ne kalır? İşte başta alıntıladığımız satırla, ayrılık sürecine girilen bir ilişki öyküsünü anlatan “Eş”te artık anlatacak hiçbir şey kalmadığında devam edebilmenin, konuşabilmenin önemini, ayrıcalığını ve bunun nelere bağlı olduğunu görüyorsunuz.

1968 doğumlu Amerikalı yazar Jenny Offill’in; New Yorker, Boston Globe ve New York Times’ın “Yılın En İyi Romanı” listelerinde yer almış “Eş”i; klasik roman formundan farklı bir anlatım tarzı kullanarak kaotik bir akışa davet ediyor okuyucuyu. Bir kadının, bir ilişkideki dişi tarafın, annenin, sevgilinin, aldatılan eşin, entelektüel bir insanın, bir öğretmenin ve tüm bunların tek bir kişide toplandığı bireyin gündelik hayatın geçişindeki zihin dağınıklığını, belki de zenginliğini ve bununla sürüp giden hayatını anlatıyor. Bunca kimliğin tek kişide buluştuğu romanın kahramanı, kendini sadece “Eş” diye anlatmayı ve tanımlamayı tercih ediyor hikâye boyunca.

Zihnin savunma mekanizması
Deneysel bir üslupla ilerleyen roman; aralara giren absürd ama ana hikâyeyle ilintili ilginç bilgiler, alıntılar ve fıkralarla curcuna hâlinde rengarenk anlatım sunuyor. Mesela, kitabın giriş paragrafı antilopların görme yetisinden bahsederek başlıyor ve eğer bilmiyorsanız, nesneleri gözle 10x büyütme yeteneğine sahip antilopların bulutsuz bir gecede Satürn’ün halkalarını görebildiklerini anlatıyor. Siz de böylece bu ilginç bilgiyi öğreniyorsunuz. Bir sayfa sonra ise, “İnsan beynindeki birbirine bağlı lifler açılsa Dünya’nın etrafını kırk defa dolanır” bilgisini... Ama tüm bunlar romanın kahramanı Eş’in sıradan bir günde işinden bahsederken kullandığı cümleler.

1999 yılında yayımlanan ilk romanı ile, “LA Times En İyi İlk Kitap Finalisti” olan Offill’in, ülkemizde Domingo Yayınları tarafından okuyucuyla buluşan “Eş” (Dept. of Sepeculation) adlı ikinci romanında, evliliğini ve aldatılmışlığını sorgulayan Eş’in duygu yoğunluğu ve kafa karışıklığı dikkat çekiyor. Başkarakterin, Eş’in, zihninden gelen ilginç hatırlamalar ve kaymalarla, insanın belki de yaşamını en etkileyecek deneyimleri tecrübe ederken bile beyninin bambaşka çalıştığını belki de bir koruma refleksiyle aklın sorunlardan uzaklaşmaya programlandığını düşünüyorsunuz. Zorlu ve uykusuz annelik gecelerinde, aldatılan eş olduğunu öğrendiğinde bile zihnin kişiyi bambaşka şeyler düşünmeye itebildiğini ve işin nerelere kadar uzayabileceğini ve belki de hakikaten meditasyonda hiçbir şey düşünmemeye çalışmanın zorluğunu hatırlıyorsunuz: On yedinci yüzyılda mıknatısın ne olduğuna inanıldığını, Hindistan’da sadece hava ile beslenen insanlar olduğunu Wittgenstein, Stefan Zweig, Rilke’den alıntıları, uzaylılar için kaydedilen dünya seslerinin listesini, Kıbrıslıların engerek yılanına neden “sağır olan” dediklerini, Zen ustası Ikkyu’dan en yüce bilgeliğin özünü yazmasını istediklerinde söylediği tek kelimeyi, hahamın dünyanın lezzetinden dem vurduğunu söylediği üç şeyin ne olduğunu ve bir sürü başka başka tuhaf bilgilerin ve fıkraların akışa girdiği bir gönül hikâyesi “Eş.” Çocuk kitapları da bulunan Amerikalı yazar Offill, kitapta ileride belki de hayatınızda hiç işinize yaramayacak ama okumaktan keyif alacağınız, belki dost sohbetlerinde bu bilgileri nereden bilmiş olacağınızı düşündürecek ayrıntılarla kafası hayli karışık bir sevgiliyi, bir eşi okunmaya değer bir tarzla anlatıyor.

Aşk, evlilik, gençlik, aldatma, çocuklu yaşam, komşular, işverenler vb. ile dolu gündelik hayatın içinden çıkıvermiş hepimize dair bir roman. Karmaşık, zor sıkıcı iş dünyası, her biri diğerinden çekilmez eşler, her günün aynı olduğu evlilik kurumu, heyecansız bir hayat ama öte yandan sizi derinlere, hüzün girdaplarına sürüklemeyen, zorlamayan ve aslında sağlam bir dost olan eş, birlikte saatlerce sessiz kalabilmek, ışık hızında giden gündelik hayat koşturmasında güvenli bir liman olan evlilik kurumunu, yaşamı iki açıdan gözlerinizin önüne seriyor kitap. Sıkılsanız da çatlasanız patlasanız da doğru insan hayatınızdaysa aslında evlilik güzel bir şey mi?


Paylaş

İtimatGaliba en iyisi bir çırpıda söylemek. Doktorların yaptığı gibi. Ekim’den beri kanser tedavisi görüyorum ve biraz daha yolum var.

Devam
15 Mayıs 2018 Yıl : 14
Sayfa : 171