VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
01 Haziran 2012 Cuma | Anasayfa > Haberler > Her güne bir şarkı, bir kitap
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Her güne bir şarkı, bir kitap

Hangi kitaba hangi müzik yakışır? Sizin için bu sorunun yanıtını yazarlar ve müzisyenler verecek. Bu haftanın önerileri Tuna Kiremitçi""den...

Tuna Kiremitçi"nin 1 Haziran 2012 için tavsiyesi; İtalio Calvino"nun "Görünmez Kentler"ini Serge Reggiani"nin olağanüstü şarkısı "L"ltalien"i dinleyerek okumanız. İtalyan şarkıcı Serge Reggiani"yi bizler, Tanju Okan"ın "Kadınım" şarkısı ile tanıyoruz. Tanju Okan"ın Fransızca"sını dinleyerek etkilendiği şarkının ismi; "T"as L"air D"une Chanson." Bu şarkıya Mehmet Teoman "Kadınım"ın sözlerini yazınca kendisi bir anda ünlenmiş, Türk müzik tarihine de en akılda kalan şarkılardan birini kazandırmıştı.

"L"ltalien" ise Serge Reggiani"nin bir diğer özel şarkısı... Birden evinden ayrılan ve birden 18 yıl sonra evine geri dönen bir adamın hikayesine anlatan bir şarkı bu. Evine geri döndüğünde hiçbir şeyi eskisi gibi bulamayan ve bunun üzerine yaşadığı hayal kırıklığını, hüznünü, kendi içindeki hesaplaşmalarını anlatan...

Tuna Kiremitçi"nin ünlü İtalyan yazar Calvino ile Sergei Reggiani"yi eşleştirmesi hele hele kentlerin hayatımızı yaşanmaz kılan yapısını, kendi içimizde çıkmamadığımız, çıksak da çıkmaz sokaklara saplandığımız iç yolculukları konu aldığı "Görünmez Kentler"le eşleştirmesi incelikli bir uyum olmuş...

Görünmez KentlerGörünmez Kentler

Italo Calvino

Detay için tıklayın













Kitabın girişinden bir bölüm:

"Calvino edebiyatının masalla gerçek arası dinamiği, ütopya ile ilişkisi, "çöp ve karıncalarla" kaplı bir dünyanın ortasına açtığı labirent, Saussure"ün "göstergenin nedensizliği" ilkesinden yola çıkarak, Claude Lévi-Strauss ve Barthes"ın öğretisi çerçevesinde insan-hakikat ilişkisini edebiyatın baş kişisi yapar, Chomsky"nin izinde onu durallıktan kurtararak korkunç bir devinimin öznesi kılar. Calvino, Apollinaire"in "Düzene Karşı Serüven" denklemini "Düzen İçinde Serüven" olarak yeniden kurar. Schopenhauer"in "bunalım"ı, denklemin üçüncü "bilineni"dir. Bu üç bilinenli denklemi çözmek için seçtiği biçim ve üslup onu öncü edebiyatın önemli üyelerinden biri yapacaktır. Öncü sanatsal ereğe politikadan arınmışlığı da eklersek, savaş sonrası İtalyan kültür arenasında kişinin ödeyeceği bedel marjinallik ve sorumsuzluk damgasıydı; çünkü o yıllarda edebiyatın en büyük değeri bulduğu borsa politikaydı. Calvino"nun bir daha ayrılmamak üzere masal ve düş boyutuna yöneldiği Atalarımız"dan başlayarak, Yenigerçekçi iklimin dayattığı politik sorumluluğu giderek reddetmesi, tıpkı Hermetikler gibi, onu da büyük saldırıların hedefi yaptı. Bilinçsiz de olsa, İtalyan aydını o âna dek bir saray adamı, sanat koruyucularının sanat danışmanı olmuş, ancak kendisine özel bir alay ve küçümseme adası ayırarak, özgürlüğünü bu alanda korumaya çalışmıştı. Yeni Kapitalizm, saray şairlerini şirket yönetimlerine çağırıyor, ayrıcalıklı ve yüksek maaşlı Machiavelli modelleri öneriyordu. İtalyan gerçeği hızlı bir değişimle yüz yüzeydi; bir tarım toplumu sanayi toplumuna dönüşüyordu: en güvenli yol "sistemin bir parçası" olmaktı. İkiye Bölünen Vikont"un kahramanı genç Medardo gibi İtalyan aydını, yazar ve sanatçısı, kafasının bir yarısıyla "patron"a hizmet ediyor, diğer yarısıyla da bu durumu protesto ediyordu. Uzlaşma, üstesinden gelinemez bir nevroz çıkarmıştı ortaya. Calvino bu nevrozu kendince şöyle çözümlüyordu: Keşke her şey böyle ikiye bölünebilse . . . böylece herkes bön ve cahil bütünlüğünden kurtulabilse. Bir bütündüm ben ve her şey doğal, karmakarışık ve anlamsızdı gözümde; her şeyi gördüğümü sanıyordum, oysa gördüğüm bir kabuktu yalnızca. Eğer bir gün kendinin yarısı olabilirsen, ki bunu bütün gönlümle dilerim, bütünlüğü olan beyinlerin sıradan zekâsını aşan şeyleri anlayacaksın. Kendi yarını ve dünyanın yarısını yitirmiş olacaksın, ama geride kalan o yarı, bin kez daha derin, daha değerli olacak. Hatta her şeyin sana benzer şekilde ikiye bölünüp parçalanmasını isteyeceksin, çünkü güzellik, bilgelik ve adalet parçalardan oluşan şeyde vardır. (1952: 51-52) Bütünlüğünü korumak isteyenler için politik ve sosyal alanda demirleyecek en sağlam liman İtalyan Komünist Partisi"ydi. Faşizmin ardından gelen müthiş bir coşku ve özgürlük ortamı, İtalyan Komünist Partisi"ni aydın için şaşmaz bir kimlik aracı haline getirmiş ve edebiyat, tarih ve politikayla içli dışlı bir ilişki içinde, özyaşamsal öykülerin hücumuna uğramıştı. Edebiyat, dil ve politikanın işlevleri kördüğüm olmuş, ideal birey ve aydın tanımı gitgide zorlaşmıştı. Gerçek İtalyan aydınlarının ilgilendiği belli başlı konu birey, toplum ve dil sorunları ile aydının "doğru" yeriydi. Marksçı ideolojinin revizyonunu talep eden Nuova Officina, sanayi ile edebiyat arasındaki zorlu ilişkiyi irdeleyen Menabò ve Politecnico gibi dergiler, Calvino"nun "Risorgimento"yu bile geride bırakan en büyük halk dayanışması" olarak tanımladığı ussal, sosyal, kolektif ve özyaşamöyküsel Yenigerçekçilik ikliminin labirentlerini yepyeni bir yazıyla zorluyorlardı. Pier Paolo Pasolini, ustası Carlo Emilio Gadda"nın izinde, edebiyatı dil ve lehçe çeşitlemeleriyle bir tür deneyimciliğe açıyor, Vittorini "Politikayla kronik yazılır, tarihi yapan şey edebiyattır" sloganıyla, edebiyatı politikaya araç kılmak isteyen Togliatti"ye karşı müthiş bir savaş sürdürüyordu."


Paylaş

İtimatGaliba en iyisi bir çırpıda söylemek. Doktorların yaptığı gibi. Ekim’den beri kanser tedavisi görüyorum ve biraz daha yolum var.

Devam
15 Eylül 2017 Yıl : 13
Sayfa : 163