VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
14 Mayıs 2014 Çarşamba | Anasayfa > Haberler > Her kadın anne mi doğar?
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Her kadın anne mi doğar?

Irmak Zileli yeni romanı “Gözlerini Kaçırma”da annelik mitini sorguluyor ve soruyor “Her kadın anne mi doğar?”.



Irmak Zileli kendisine Yunus Nadi Roman Ödülü kazandıran ilk romanı “Eşik”te olduğu gibi “Gözlerini Kaçırma”da da hikayeyi katman katman işlemiş. Zileli “Eşik”te, bir kız çocuğunun büyüme serüvenini, baba-kız sevgisi ve çatışması, siyasi ilişkilerle biçimlenmiş bir ailenin 12 Eylül’e 80 kuşağının bakışı özelinde anlatmıştı. “Gözlerini Kaçırma”da ise kadınlık ve annelik kavramlarını toplumun ve bireyin kadına, evliliğe, anneliğe bakışını, bir genç bir kadının varoluş mücadelesi üzerinden anlatıyor.

Romanda annelik mitini sorgulayan en çarpıcı cümlelerden biri “Her kadın anne doğar”. Bu cümleyi okuduktan bir süre sonra sayfaları geri çevirerek tekrar aynı sayfaya geliyorsunuz. Ve bir anda sizi bu cümlenin ardında yatan düşünce silsilesi sarıveriyor. Her kadın anne mi doğar? Doğan her kadın bir gün anne olacaksa o kadına doğar doğmaz annelik statüsünü de mi eklemeliyiz? Zileli’nin romanında şu bölüm insanın okurken de okuduktan sonra da zihnini meşgul ediyor. “Aslında kimsenin kız çocuğu doğurduğu yoktu. Doğurulan yeni bir anneydi. Anneannen Kâmile Hanım, senin anneni doğurmuştu. Kendi kızını değil. Annen Hicran, Rüya’nın annesini doğurmuştu. Gözü gibi sevmek için adını Didem koyduğu bebeği değil. Sen şimdi bu döngüyü kırdın. Neslin devamına ağır darbe. Rüya yeni bir anne doğuramayacak. Bunu planlamamıştın. Aksine, hep korktun. Onu doğurduğun ve kucağına aldığın o ilk günden beri korkuyorsun. Her kadın anne doğar, deseler de korkuyorsun. Söylendiğinin aksi olmasından. Anne doğmamış olmaktan, çıbanbaşlarından”. Görüldüğü üzere her kadın bir annenin çocuğu sıfatıyla varoluyor. Her kadının bir annenin evladı olduğu, annesi olmadan salt kendi adının bir anlam ifade etmediğini de bir anlamda eleştiyor Zileli.
SEVGİSİZLİK ÇEMBERİIrmak Zileli annelik duygusuyla birlikte kavramları da sorguluyor. Anneliğin temelini oluşturan sevgi kavramının tam karşıtı olan sevgisizliği de sorguluyor. Yaşamanın, yaşıyor olmanın doğrudan sevgisizliğin içine düşmenin yolunu açtığını görüyoruz romandaki satırlarda.
Sevgisizliği ve oluşturduğu tahribatı sorgulamak zorunda hissediyoruz kendimizi. İçinde olduğumuz bir sevgi yumağı mı yoksa öyleymiş gibi görünen bir sevgisizlik çemberi mi? Romanı okuduğumuz her satırda bunu biraz daha sorguluyoruz.

Kendinize, ailenize, annenize, çocukluğunuza bakıp bugününüzü sorgulamak için “Gözlerinizi Kaçırma”yın.


Gözlerini KaçırmaGözlerini Kaçırma

Irmak Zileli

Detay için tıklayın

Paylaş

Öyleyse ‘Yaşasın edebiyat!’ Geçen ay Grand Pera Emek Sineması’nda çok önemli bir edebiyat davetine katıldım. Davet önemliydi çünkü,Türk edebiyatının “yaşayan” 50 şairinin/yazarının, kendini, edebiyatını ve hayata bakışını anlattığı “Yüz Yüze Konuşmalar, Yaşayan Edebiyat” projesi tanıtıldı.

Devam