VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
14 Ağustos 2016 Pazar | Anasayfa > Haberler > Her şey bir tanım aramakla başlar
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Her şey bir tanım aramakla başlar

Ünlü sanatçıların mutluluk tanımları ve arayışlarından oluşan “Bir Hayat Mutluluk” kitabı, kendize daha önce sormadığınız bir soruyu sorduruyor: “Benim için mutluluk nedir?”



İnsanlar “Mutsuzum” der ama bir türlü “Mutluyum” diyemez. Mutluluk hep özlenen, dilenen, hayal edilen bir imgedir sanki. Evet, “Huzurluyum” deriz ya da “saadet sahibi” ama şu sıralar “Çok mutluyum” bir türlü çıkmaz dilimizden. Sanki mutluluk platonik bir aşktır, hep özlenen, ona doğru koşulan, koşuldukça uzaklaşılan... Oysa kelimesi vardır mutluluğun, kendisi neden olmasın? Belki de bir türlü tarif edemiyoruz onu; belki çok anlam yüklediğimizden ya da yaşadığımızda adını koymaya çekindiğimizden.
English Home’un “Bir Hayat Mutluluk” kitabı ise işte tam da bu tarif üzerinden ilerliyor. Sinemadan tiyatroya, medyadan müziğe birçok ünlü sanatçıya “Sizin için mutluluk nedir?” sorusunu sorarak alıyor yolunu. Onların mutuluk tarifleri üzerinden.

Peki kim nasıl tanımlıyor mutluluğu? Kadınlara ve erkeklere göre mutluluk farklılık gösteriyor mu? Şüphesiz evet. Kadınların çoğu, elbete hepsi kariyer sahibi, çocuk ve doğurganlık üzerinde duruyor. Anne olmayı, bir evlat yetiştirmeyi en güzel mutluluk olarak yorumluyor. Erkekler içinse huzur ve özgürlük öne çıkmış. Mesela tiyatrocu Zeliha Berksoy, “Hiçbir şey benim tiyatromla yarışamaz ama oğlum her şeyim,” diyor.

Tan Sağtürk içinse mutluluk anı hissetmek üzerine kurulu: “Mutlu olmak için deniz kenarında bir hamak düşünün; bir içki elimizde, o zamanı yaşıyorsun. Dönelim, insanlar neler yapıyor. Geçmişi hatırlıyor ya da gelecek içim kaygılanıyor. Unuttuğumuz bir şey var, o da bugün. Ben mutluysam o zaman benim yapay olarak doğayı oluşturmam gerekiyor sahnede. Sanatçı olarak tek görevim var; ‘şu ânı hisset’ diyebilmek. Boşver geçmişi, geleceği. Uzun lafın kısası mutluluk, şu an.” ( s. 73) Bir diğer “ânı hissetmeyi” mutluluk gören de Göksel; “Kendimizle bir bütün olabildiğimizde ve dıştan gelecek bir şeye ihtiyacımız olmadığını anladığımızda tam olarak mutlu olabiliyoruz. Bir de yeni öğrendiğim bir şey, geçmişi ve yarını fazla düşünmeden anda kalabildiğimiz zaman mutluyuz.” (s. 101)

Selçuk Yöntem’e göre ise mutluluk bencilliklerimizden sıyrıldıkça kavuşulan bir şey: “Kendiniz için yaşamayıp, başkaları için de yaşamayı düşündüğünüz zaman mutluluk orada başlıyor. Kendiniz için yaşamaya başladığınız zaman çok bencil, köpük mutluluk yaşıyorsunuz. Ama paylaşmak ve başkaları için de yaşamayı düşünmek bence mutluluğun ta kendisi.” (s. 111)
Mutluluğun olmazsa olmaz koşullarından bir diğeri olarak da özgürlük görülüyor elbette. Öyle ya, insan seçim yapamaz ve başkalarının dayattığı hayatı yaşarsa nasıl mutlu olur? Nasuh Mahruki işte bu koşulun altını çizenlerden. Diyor ki; “Özgür olacaksınız, özgür düşüneceksiniz ve özgür davranacaksınız. O özgürlüğü gerekiyorsa ailenizden de söke söke almanız lâzım. Okulunuzdan, öğretmeninizden, hayattan, patronunuzdan, arkadaşlarınızdan almanız gerekli çünkü sonuçta özgürlük tarih boyunca onu korumasını bilenlerin hakkı olmuştur. Bir de kendimizi tanıyarak, hedeflerimizi ,tutkularımızı, hayallerimizi birleştirip; doğru adımlar atarak, çalışarak, gayret ederek, mücadele ederek hayatın içinde koşturmamız lâzım.” (s. 129)

Gelelim sonsuz mutluluğa... Kırılmaz, parçalanmaz, her daim var olana.... Nebil Özgentürk; “Böyle bir şey yok,” diyenlerden. Neden mi? Şöyle diyor ünlü araştırmacı ve belgeselci: “Sonsuz mutluluk yok, mutsuzluklarla yaşıyoruz hepimiz. Mutluluklar bence yine bilinen bir ifade olabilir ama mutlu olduğumuz anlar ne kadar fazlaysa mutluyuzdur. Evde karınla, dostlarınla ne kadar zamanı unutuyorsan, yine bilinen bir tarif birdenbire ‘Ah be havam değişti, kafam dağıldı’ gibi laflarımız var ya, ne kadar söylüyorsan mutlusundur. Ama hepimiz telaşlı, tatlı hırsları olan, kaygıları olan insanlarız ya ülkeye dair, mesleğe dair, evliliğe dair; kafamız boşalmıyor tabii ama kafanı ne kadar boşaltıyorsan ne kadar dostlarınla, ailenle, iş arkadaşlarınla mutluluklarını arttırıyorsan, zamanı unutuyorsan mutlusundur.” (s. 144)

“Bir Hayat Mutluluk”, ünlü isimlerin mutluluk tanımlarını okurken sizi de kendi mutluluk tanımınızı bulmaya çağırıyor. Ayrıca kitabın geliriyle de Koruncuk Vakfı’na katkıda bulunulması artı bir değer katıyor kitaba.

Paylaş

İtimatGaliba en iyisi bir çırpıda söylemek. Doktorların yaptığı gibi. Ekim’den beri kanser tedavisi görüyorum ve biraz daha yolum var.

Devam
15 Eylül 2017 Yıl : 13
Sayfa : 163