VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
14 Eylül 2015 Pazartesi | Anasayfa > Haberler > Hercule Poirot’nun yaratıcısı 125 yaşında
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Hercule Poirot’nun yaratıcısı 125 yaşında

Agatha Christie 125 yaşında. Christie sadece bir çok satar değil aynı zamanda üretken bir yazardı da. Mahlasla yazdıkları hariç toplam 66 polisiyeye imza attı ve hepsi çok okundu. Ama 10 kitaplık bir liste var ki, diğerlerinden daha çok sevildi.

ÖZLEM AKALAN



Profesyonel dedektif Hercule Poirot ve keskin zekalı, meraklı yaşlı teyze Miss Marple, polisiye tutkunu olmayanların bile aşina oldukları en ünlü Agatha Christie karakterleri. 1922 yılında yayınlanan “Gizli Düşman” romanıyla tanıştığımız Tommy ve Tuppence ise beş parasız kaldıkları için son çare olarak başkalarının yapmak istemedikleri işlere soyunan maceracı iki genç. Dört Christie romanında ve bir kısa öyküler derlemesinde başrol üstlenmişler. Yazarın yayınlanan ikinci romanının karakterleri olmalarından ötürü Christie’nin yazın yolculuğunda önemli bir yer tutuyorlar.

İki eski arkadaşın yolda karşılaşmalar ve bir pastenede oturup dertleşmeriyle başlıyor “Gizli Düşman”.

Savaşın ardından hiçbir yerde iş bulamayan ikili,bir iş kurmaya karar verir. Tuppence’in aklında “harika” bir fikir vardır; başkaları namına suç işlemek! Bir gerdanlığ kendisi için çalmakla, onu çalmak için kiralanmak arasında ahlaki açıdan büyük bir fark olduğunu savunan Tuppence ile yasalar önünde ikisi arasında hiçbir fark olmadığını savunan Tommy arasında hararetli tartışma çıkar. Konuşmaya kulak misafiri olan bir yabancı, pastane çıkışında Tuppence’in peşine takılır ve onu dolgun bir ücretle kirlamak istediğini söyler. Genç kadın, bu kadar kolay iş bulmalarına şaşsa da aldığı avansla Tommy ile kendine mükellef bir ziyafet çeker. Ne var ki işler umdukları gibi gitmez. Kendilerini, ABD’li gizli ajanlar, Almanlar, Ruslar, Slav ırkından pek çok tekinsiz adam ve İngiliz gizli servisinin de karıştığı karmaşık bir olayın içinde bulurlar. Agatha Christie de böylelikle casus romanı tadında bir polisiyeye imza atmış olur.

YAŞLANAN DEDEKTİFLER

Elbette bir Agatha Christie romanını detaylarıyla anlatıp kimsenin hevesini kaçırmak istemem ama Tommy ve Tuppence’in romanın sonunda birbirlerine olan aşklarını itiraf ettiklerini es geçmeyeceğim. Çünkü Tommy ve Tuppence, Christie’nin diğer karakterlerinin aksine özel hayatları hakkında en fazla bilgiye sahip olduğumuz kişiler. İlk romanda 20’lerinde olan Tommy ve Tuppence, zaman içinde yaşlanıyor hatta Christie’nin yazdığı son roman olma özelliğini taşıyan 1973 tarihli “Kader Kapısı“nda ise artık 70’lerini süren yaşlı bir çift olarak okurun karşısına çıkıyor.
Yıllar içinde ikizleri oluyor, bir kız çocuğunu da evlat ediyorlar. İlk romanda “asansörcü çocuk” olarak tanıdığımız Albert ise diğer romanlarda ikilinin yardımcısı olarak olaylardaki yerini koruyor.

1920’de yayınlanan ilk romanı “Ölüm Sessiz Geldi”ile okuru Belçikalı dedektif Hercule Poirot ve dostu Yüzbaşı Hastings ile tanıştıran Agatha Christie, dedektife 33 romanında yer verdi. Poirot’nun cinayet romanları yazarı arkadaşı ve Christie’nin alter egosu olarak görülen Ariadne Oliver, Belçikalıya bazı öykülerde eşlik edip cinayeti çözmesine yardımcı oldu.

Aynı şekilde Scotland Yard’da görevli Başmüfettiş Japp de Christie’nin yarattığı unutulmaz yan karakterlerden biriydi.

İLLE DE ZEHİR OLSUN

12 romanda başrolü kapan Miss Marple’ın hikâyelerde toplam kaç fincan çay içip kaç kazak ördüğünü bilemiyorum ama 60’ın üzerinde roman yazan Christie’nin yaklaşık 80 kişiyi zehirlediğini biliyorum.

1. Dünya Savaşı sırasında hemşirelik ve eczacılık yapan Christie’nin zehir türlerini cinayet silahı olarak kullanması kaçınılmazdı. O dönemde en kolay bulunan zehir olan arseniğin yanı sıra siyanür, talyum, striknin,baldıran otu, fosfor, güzelavrat otu, morfin, kokain ve uyku hapını da cinayet için kullanan Christie bu konuda ilham aldığı iki yazarın, Charles Dickens ve Sir Arthur Conan Doyle’un izinden gittiğini söylüyor. Her ikisi de romanlarında uyuşturucu kullanımına sıklıkla yer vermelerine rağmen Christie kahramanlarını uyuşturucudan uzak tutup kokain dahil tüm uyuşturucu ve halisünatif maddeleri cinayet aracı olarak kullanıyor.

Tabanca, bıçak, golf sopası gibi cinayet silahlarına romanlarında yer vermiş olsa da zehrin ona çok daha çekici geldiğini söylemek yanlış olmaz. Zaten kendisi de “Zarif Bir Cinayet Gecesi”romanında silahları çiğ ama zehirleri çekici bulduğunu söylüyor.

En sevilen 10 Agatha romanı

Roger Ackroyd Cinayeti (1926)

Polisiye Yazarlar Derneği tarafından en iyi polisiye seçilen “Roger Ackroyd Cinayeti”nde Poirot artık emekliye ayrılarak kabak yetiştirmeye başlamıştır. Dul bir kadının şüpheli intiharı asılsız dedikodulara yol açar ve King’s Abbot Köyü‘ndeki sakin yaşam bir anda altüst olur. Köy, ilk kocasını öldürdüğünü bilen biri tarafından kadına şantaj yapıldığı ve Roger Ackroyd’un onun gizli âşığı olduğu söylentileriyle çalkalanmaktadır. Fakat Ackroyd cinayete kurban gidince, tüm şüpheler ev halkına yönelir.

Son Evdeki Tehlike(1932)

İngiltere’nin Cornwall sahillerinde emekliliğin tadını çıkaran Hercule Poirot, Nick Buckley’nin başına gelen bir dizi kazadan kıl payı kurtulduğunu duyunca dedektifliğe tekrar soyunur. Genç kızın arabasının freni boşalmıştır, yürüdüğü patikaya büyük bir kaya parçası yuvarlanmıştır, yatağının başucunda asılı ağır tablonun kordonu kopup yatağa düşmüştür.Bunların üzerine bir de genç kızın şapkasındaki kurşun deliğini fark eden Poirot kıza yardım etmeye karar verir.

Doğu Ekspresi’nde Cinayet (1934)

Gece yarısından sonra artan şiddetli tipi yüzünden Doğu Ekspresi yoluna devam edemez. Yılın bu zamanlarında lüks tren tamamen doludur. Ertesi sabah yapılan kontroller sonucu tüm yolcuların sağsalim trende olduğu anlaşılır. Ancak defalarca bıçaklanarak öldürülen Amerikalı yolcunun kompartımanının kapısı içeriden kilitlidir.Sonunda trende yolculuk etmekte olan Hercule Poirot cinayeti incelemeye başlar.

Cinayet Alfabesi (1935)

Yan yana gelen iki trende ancak korku filmlerinde rastlanacak türden bir cinayet vakası yaşanmaktadır. Ve tüm bunların tek tanığı bir kadındır.Elspeth çaresizlik içinde baktığı vagonun penceresinden bir adamın bir kadının boğazını hunharca sıktığını görür. Zavallı kadının bir süre sonra cansız bedeni yere yığılır ve o anda tren hareket eder.Bu düğümü çözebilecek tek kişi Jane Marple’ddr. Ve belki de Elspeth’e inanacak tek kişi... Çünkü ortada ne şüpheli, ne başka tanık, ne de ceset vardır.

On Küçük Zenci (1939)

Geçmişte verdikleri kararları, hataları ya da ihmalkârlıkları nedeniyle insanların ölümlerine yol açmış on kişi, bunu sır olarak saklamaktadır. Bu kişiler, günün birinde Una Nancy Owen adında birinden bir mektup alırlar ve tatil amacıyla Zenci Adası‘ndaki gösterişli bir malikaneye davet edilirler. Ancak adaya vardıklarında onları bir sürpriz beklemektedir: Ev sahibi ortalarda yoktur.

Beş Küçük Domuz (1949)

Amyas Crale genç yakışıklı ve ünlü bir ressamdır. Çapkınlığıyla tanınan Amyas, nedensiz bir şekilde öldürülür. Olayın gerisinde çözümlenemeyen pek çok şüpheli soru vardır ve bu ölüm yüzünden ressamın karısı suçlanır.Yıllar sonra genç bir kadın, babasını öldürmekle suçlanan annesinin masumiyetini ispatlamak için Poirot’tan yardım ister.

Çarpık Evdeki Cesetler (1949)

Leonides ailesi, büyükbabaları Aristide bir ensülin iğnesiyle cinayete kurban gidinceye dek, Üç Kuleli Malikâne’de mutlu bir yaşam sürmektedir. Bütün ipuçları cinayeti aileden birinin işlediğini gösterir. Bu yüzden cinayeti çözme görevini Sophia’nın nişanlısı Charles Hayward üstlenir.

Cinayet İlanı (1950)

Yerel Gazete’de çıkan garip cinayet ilanı, Jane Marple dahil tüm Chipping Cleghorn köyü sakinlerini heyecanlı bir bekleyişe sürüklemiştir. 29 Ekim Cuma günü, saat 18.30’da Little Paddocks’ta cinayet işlenecektir.Bu çocukça bir şaka mıydı, yoksa zavallı Letitia Blacklock’u korkutmak için yapılan bir oyun muydu? Bu esrarengiz davetiyeye karşı koyamayanlar belirtilen zamanda Little Paddocks’un kapısında belirirler ve ışıklar söner...

Gece Yarısı Cinayeti (1967)

Orta sınıfa mensup yakışıklı bir genç olan Mike Rogers, çingenelere ait bir arazide dolaşırken Ellie ile tanışır. Elliçok zengindir ve reşit olur olmaz Mike ile evlenir. Araziyi satın alır ve bir mimarla anlaşarak güzel bir ev yaptırırlar. Bölgede yaşayan ve daha önce bir kaç defa onları uyaran çingene Esther kehanette bulunur ve bir felaket yaşayacaklarının söyler. Sıra dışı bir Christie öyküsü olarak kabul edilen “Gece Yarısı Cinayeti” 45 yıl sonra bile yazarın hâlâ okurlarını şaşrırtabileceğinin en iyi kanıtı.

Ve Perde İndi (1975)

Poirot, romatizma ağrılarından kımıldayamaz hale gelince eski dostu Hastings’i Styles’a yanına çağırır. Poirot suçlunun kimliğini bildiği halde dostuna onun adını söylemez, ona X der. Çeşitli cinayetlerin sorumlusu olan X, tekrar harekete geçecektir.

Paylaş

İtimatGaliba en iyisi bir çırpıda söylemek. Doktorların yaptığı gibi. Ekim’den beri kanser tedavisi görüyorum ve biraz daha yolum var.

Devam
15 Eylül 2017 Yıl : 13
Sayfa : 163