VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
14 Mart 2016 Pazartesi | Anasayfa > Haberler > Herkesin bir Yaşar Kemal anısı vardır
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Herkesin bir Yaşar Kemal anısı vardır

Livaneli’nin “Gözüyle Kartal Avlayan Yazar Yaşar Kemal” isimli kitabı yazarın 40 yıllık dostu ile anılarda bir gezinti. Bu değerli anılara 20 yıl boyunca gazete ve dergilerde yayınlanmış yazılar da eşlik ediyor.

PINAR ÇELİKEL



Yaşar Kemal gibi bir ustanın hayata veda etmesi diye bir şey düşünmek mümkün değil. Bir kere sağ tarafımda uzanan kütüphaneye bakıyorum hiç abartısız beş raf Yaşar Kemal’ih kitaplarından oluşuyor. Aralarında Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan son baskılar da var. Fransız Gallimard Yayınevi’nden çıkan “İnce Memed”in dört cildinin bir arada olduğu edisyonu da. Daha eskilerden baskılar da. Hepsi yan yana. Kimi adıma imzalı, kimi kızımın adına. Birkaç tanesinin künyesinde editör hanesinin karşısında adımın yazıyor olması ise hayatta en gurur duyduğum şeylerden sanırım. Aradan yıllar geçmiş olsa da birlikte geçirilen günlerin anıları hafızalarda elbette.
2004 yılı. Yapı Kredi Yayınları’nda büyük bir heyecan. Ustanın kitapları yeniden basılıyor. Tüm editörler harıl harıl çalışıyorlar. Ben de öyle. Arada yüzünü de görüyoruz, o zaman heyecan iyice artıyor. Yaşar Kemal’e editörlük yapmak ne haddimize, biz önerilerde bulunuyoruz. Ve bir gün elimde uzun uzun notlar çalıyorum Boğaz’a tepeden bakan apartman dairesinin kapısını. Kalbim ağzımda atıyor. Salonun Boğaz’a bakan yanı boydan boya cam, diğer duvarı da yerden tavana kadar uzanan bir kütüphane. Her dilden Yaşar Kemal kitapları. Ne kadar çok, ne kadar farklı diller. “Gel kızım,” diyor. Adımı soruyor birkez daha. Ben hala çevreme bakıyorum. Duvardaki Bedri Rahmi’ye, Avni Arbaş’a gözüm takılıyor. Karşılıklı denize karşı koltuklara oturuyoruz. Elimde notlar, şu kelimeyi kullanalım mı, şu virgülü atalım mı? Sorup duruyorum. Usta bir süre sonra sıkılıyor, “Bak işte sen,” diyor. “Peki,” demekten başka çarem kalmıyor. Bu arada kahveler yapılmış, içiyoruz. Kitaplardan konuşuyoruz. Ben o dönemde Semiha Hanım’la evlenmesine çok bozuğum. Bana ne oluyorsa. Eşi Thilda öleli çok olmamış. “Nasıl yaparsınız bunu?” diyeceğim diyemiyorum. Nasıl anlıyor bilmiyorum, sözün bir yerinde, yeni eşinin ona çok iyi baktığını anlatıyor. Ben de tutamıyorum dilimi, ”Sizden hiç beklemezdim,” deyiveriyorum. Sanki üzerime vazifeymiş gibi. Nasıl da olgunlukla karşılıyor. “Daha gençsin, kim bilir neler yaşarsın, yaşayacaksın,” diyor. Ve ekliyor, “Thilda başkaydı.”





ANILAR DENİZİ

İşte büyük ustanın ölümünün seneyi devriyesinde Zülfü Livaneli’nin Doğan Kitap’tan yayımlanan “Gözüyle Kartal Avlayan Yazar” kitabını okurken aklımda bunlar vardı. Çünkü Yaşar Kemal’in kırk yıllık dostu Livaneli, kitabın 113 sayfasını bir anılar denizi gibi kurgulamış. Bir yandan anıları birbir anlatıyor, diğer yandan da dostunun edebi kimliğinde çözümlemeler yapıyor. İster istemez okur da Yaşar Kemal ile kendi anılarına dönüyor. Sadece kişisel olarak tanımak değil sözünü ettiğim, sizi etkileyen bir roman kahramanı, bir öykü, bir his, bir hatırlatma. Bu memlekette kitap olan evlerin hemen hemen hepsinde Yaşar Kemal kitabı bulunduğunu düşünürsek yüz binlerce farklı anı eder bu. Belki de milyonlarca. Okur bu anıları düşüne dursun, Livaneli’nin anlattıkları da yeni anılar olarak ekleniyor hafızalara. Özellikle her satırın altında Yaşar Kemal neden büyük bir yazar? sorusunun yanıtları mevcut. Özellikle ulaştığı sadeliğe yapılan övgü çok değerli. Hakkında söylenilegelen pekçok şeyi de düzeltiyor Livaneli kitabında.
Mesela, Yaşar Kemal’in köylülüğü yücelttiği, feodolizmi övdüğü…

Şöyle diyor, “Sanıyorum ki bunu söyleyenlerin çoğu onun romanlarını okumadılar, kulaktan dolma bilgilerle böyle şeyler yazıp çizdiler. Sadece İnce Memed mitosu hakkında yarım yamalak bir şeyler biliyorlar… Yaşar Kemal’in köylülüğü yücelttiği doğru değildir; onun romanlarında yiğitlere, namuslu insanlara olduğu kadar, hilekarlara, korkaklara, arkadan vuranlara, hırsızlara, dedikoduculara da rastlanır. İnsana dair ne varsa onun yarattığı karakterler labirentinde görülebilir. Bu basmakalıp yargıyı öne sürenlere 1946 yılında yazılmış ‘Pis Hikaye’yi okumalarını öneririm.”

KÜRT SORUNU

Sonra bol bol yaptıkları sohbetlenden söz ediyor. Yaşar Kemal’in Türkiye’nin demokratikleşmesinin önündeki en büyük engel olarak gördüğü Kürt sorununun çözümü için ne büyük mücadele ettiğinin altını çiziyor Livaneli.

“(…) Yaşar Kemal’in Kürt meselesinde düşünceleri çok netti: Hiçbir şekilde ülkenin bölünmesini istemiyor, böyle bir bölünmenin hem Türklere he de Kürtlere çok acı çektireceğini düşünüyordu. Kürt dilinin özgür kalmasını ve Kürt kültürünün hak ettiği saygıyı görmesini, bir kültürel zenginlik kaynağının kurutulmamasını istiyordu…” Kitabın ilgi çekici bölümlerinden biri de Yaşar Kemal’in Mustafa Kemal hayranlığına vurgu yapıldığı bölüm.
“Öyle ya Yaşar Kemal kürt değil mi, düşüncelerinden dolayı hapse mahkum edilmedi mi, solcu değil mi, TİP’in kurucuları arasında yer almadı mı, ömrü boyunca cuntalara, darbelere, faşizme karşı savaşmadı mı? O halde nasıl Mustafa Kemal’ci olur?” sorusu oldukça can alıcı. Livaneli bunu şöyle açıklıyor: “Nazım Hikmet, Yaşar Kemal gibi devrimcilerin Mustafa Kemal hayranlığını daha iyi anlayabilmek için, yapay olarak üretilmiş Kemalizm heyulasından kurtulmamız gerekiyor.”
Elimizdeki kitap Yaşar Kemal’le kırk yıla varan abi-kardeş ilişkisinin tadına ve bahtına varmış bir kişinin kaleminden çıkma. Neredeyse her gün telefonla konuşup birlikte günler, geceler geçirmişler. Sokaklarda yürürken birlikte şarkılar söylemişler. Aynı mesleği paylaşmışlar.

Önümüzdeki yıllarda Yaşar Kemal Usta ile ilgili onlarca kitap, araştırma yazılacaktır, yazılmalıdır da… Ama eminim pek azı bu kadar kişisel bilgiler içerir. Ustaya daha da sokulmak için iyi bir fırsat. Kaçırmamalı.

Paylaş

Bir VatanKitap’ın perde arkasıBu ay üç özel röportajla çıkıyoruz okur karşısına. Bunlardan ilki Türk tiyatro tarihine sahneleye çıkan ilk kadın oyuncu Afife Jale'nin yaşamını romanlaştıran Osman Balcıgil'le bu büyük değer üzerine Ece Erol'un yaptığı şöyleşi oldu. Diğer bir özel röportajımızı Cemre Nur Meleke, Aslı Perker'le yeni romanı Flamingolar Pembedir üzerine gerçekleştirdi. Sinemaya da uyarlanan Kocan Kadar Konuş kitabıyla büyük çıkış yakalayan Şebnem Burcuoğlu ise özlenen sıcak mahalle özlemimizi, Cemal Süreya'ya gönderme yaparak Cemal ve Süreyya aşkı üzerinden giderdiği yeni romanı Süreya Kuaför Salonunu anlattı.

Devam