VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
15 Ocak 2018 Pazartesi | Anasayfa > Haberler > Hiçbir zaman gelmeyecek olan Ruhan için
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Hiçbir zaman gelmeyecek olan Ruhan için

“Kapıyı İçeriden Kilitledim” 1940’lı yıllara götürüyor okuru ve bir tasarım şapka mağazasında başlayıp Roma’ya uzanarak moda devleri Coco Channel ve Elsa Schiaparelli’nin de yer aldığı özgün bir aşk hikâyesi sunuyor

İPEK CEYLAN ÜNALAN




Bazen hiç ummadığınız bir anda bir kitap gelir gözünüzün önüne, bir şekilde içine çekmek ister sizi. Hissedersiniz bunu, açarsınız kapağını, başlarsınız okumaya. Okudukça daha da çekilir, o kitapta geçen hikâyenin bir parçası gibi hissetmeye başlarsınız; hatta bununla da kalmaz orada anlatılanları bir köşeden izliyormuşsunuz hissine kapılıverirsiniz. Sonrası mı? Gerçekle kurmaca arasında oluşturulan bu metinle adeta dost olur ondan ayrılmayı hiç istemezsiniz. Sona gelirsiniz, hikâye bitmek üzeredir. Ama artık biliyorsunuzdur; siz o son cümleyi okuyacaksınızdır ama o hikâye sizin hayatınızı oluşturanlar arasında yerini alacak ve hep derinlerde bir yerlerde yer edecektir.

İşte, Özlem Narin Yılmaz’ın “Kapıyı İçeriden Kilitledim” romanı tam da böyle bir kitap oldu benim için. Sıradanmış gibi görünen bir yazar ve hayatının yazılmasını isteyen yaşlı adam arasındaki dialogla başlayan, ancak her satırında okurunu şaşırtmayı başaran, psikolojik tahlilleri, güçlü karakterleri ile çarpıcı bir roman. Dahası iyi gelen, durultan, dinginleştiren bir dokusu var.

Roman Alin isimli bir kadın yazarın bir sergiye gidişiyle başlıyor. Sergide tasarım şapkalar üreten mağazalar zincirinin sahibi Ruhi Sezer’le tanışır. Bu yaşlı adamda çözemediği bir şeyler vardır. Sonrasında Ruhi Sezer ne yapar eder Alin Hanım’dan bir görüşme sözü alır. Alin şaşırmıştır, “Bu yaşlı adam bir yazardan ne isteyebilir ki,” diye düşünür. Ruhi Sezer isteğini açıklıkla ifade eder: Hayat hikâyesini romanlaştırmasını istemektedir. Alin, kendisinin bir roman yazarı olduğunu siparişle roman yazmayacağını söyleyerek bu teklifi reddeder. Ruhi Bey ise anılarını yazdığı defteri uzatır Alin’e, hiç değilse okumasını ister. Alin istemeyerek de olsa defteri alır. Hiç isteği yoktur defterde yazıları okumaya, ancak bunu bir sorumluluk olarak görür ve defterin kapağını aralar. Madam Marin isimli tasarım şapkalar üreten bir mağazada bulur kendisini. Burası Beyoğlu’nda küçük fakat çok güzel şapkalar üreten, zengin tabakadan daimi müşteri olan şık bir dükkândır. Sahibi de dükkâna ismini veren Madam Marin’dir. Ruhi Bey’in hikâyesi de bu dükkâna çırak olarak girmesiyle başlar. Başlarda sadece getir götür ve ayak işlerini yapan küçük Ruhi’nin hayatı, bir gün Madam Marin’in teslim edilmek üzerine eline tutuşturduğu kutu ile Apelyan Apartmanı’na gitmesiyle şekillenecektir. Ruhi hayatının aşkı Ruhan’ı ilk kez o gün görecek; ona olan aşkı, tutkusu sayesinde günün birinde çırak olarak başladığı dükkânın sahibi olacak ve moda dergilerinde boy gösterecek şapkaların tasarımını yapacaktır.

6-7 Eylül olayları da var
Roman, 1940’lı yılları ve dönemin atmosferini de yansıtıyor okura. 6-7 Eylül Olayları’nın yıkıcılığını da gözler önüne seren roman, bir tarih panoraması da sunuyor aynı zamanda. Ruhi Bey’in Ruhan’a olan aşkına ilişkin satırları okurken bir insanı hiçbir karşılık görmeden sevmenin büyüsüne kapılmadan edemiyorsunuz. Sözgelimi Ruhi Bey’in şu sözleri hafızalara kazılacak türden: “Ruhan’a duyduğum aşk, kapısı içeriden kilitlenmiş, altından bir kafesti ve kalbim o kafesin içinde üzgün bir bülbül gibi çırpınıyordu.” Bu romanının dışında “Kayıp Yalnızlıklar Ormanı”, “Kızböceği”, “Karmeleği” olmak üzere üç öykü ve “Huzursuz Periler” isimli bir de roman kaleme almış Yılmaz. Özgün üslubu ve konusuyla dikkat çeken roman, aşk ve hayat üzerine çarpıcı bir okuma vâdediyor.


Karakterlerden biri de kendisi
Kitabın karakterlerinden biri de Özlem Narin Yılmaz. Yazarın yazar arkadaşı olarak romana dâhil olan ve kısacık bir dialogda vücut bulan Yılmaz “Hikâyeler bizim küçük adacıklarımız. Birinden diğerine atlayıp tutunarak boğulmamaya çalışıyoruz. Kelimelere tutunuyoruz adeta,” diyerek yazma nedenini de açığa vurmuş oluyor.



Paylaş

Yeni sayı yeni heyecanBu ay kapağımıza Türk edebiyatının yaşayan en büyük yazarlarından Selim İleri'yi aldık. Selim İleri, edebiyatta 51 yılı geride bıraktı ve bu yıl karşımıza iki yeni romanla çıktı.

Devam