VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
30 Ekim 2013 Çarşamba | Anasayfa > Haberler > Hıfzı Topuz’un kaleminden Namık Kemal
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Hıfzı Topuz’un kaleminden Namık Kemal

90 yaşındaki edebiyat çınarı Hıfzı Topuz, bu kez Namık Kemal’in yaşamını mercek altına aldı: “Vatanı Sattık Bir Pula”






Araştırmaları, romanları ve biyografileriyle tüm külliyatına sahip olduğunuzda kendinizi pek çok konuda eksiksiz hissetmenizi sağlayacak bir koca çınar Hıfzı Topuz. Bu yıl içinde, 90’ıncı yaş günü şerefine Öner Ciravoğlu’nun hazırladığı “Ardından Yıllar Geçti” adlı söyleşi kitabında kendini anlatan Topuz, bu kez Namık Kemal’i anlatmış. Şairinin 93 Harbi sürerken yazdığı “Edepsizlikte tekleriz / Kimi görsek etekleriz / Hak’tan da yardım bekleriz / Ne utanmaz köpekleriz / Biz bakmadan sağa sola / Düşman girdi İstanbul’a / Vatanı sattık bir pula / Ne utanmaz köpekleriz” taşlamasından yola çıkarak yeni biyografisine “Vatanı Sattık Bir Pula” adını vermiş Hıfzı Topuz. Daha önce Tevfik Fikret, Nazım Hikmet, Sabahattin Ali gibi Türk edebiyat ve düşünce tarihinin önemli isimlerini anlattığı kitaplara, “Meyyale”, “Taif’te Ölüm”, “Paris’te Son Osmanlılar”, “Hatice Sultan”, “Gazi ve Fikriye”, “Çamlıca’nın Üç Gülü” gibi çok satan romanlara imza atan Topuz, bu kez Namık Kemal’in yaşamını eksiksiz sunuyor. Hıfzı Topuz, yine arşiv niteliğindeki bu eserinde, dönemin önemli isimlerinin eşliğinde, şairin mektuplarından, anılarından ve dostlarının anılarından yola çıkarak Namık Kemal’in yaşamına, edebiyatına, iç dünyasına ve mücadelesine ışık tutuyor.
“19. yüzyılda Osmanlı topraklarında efsane bir şair yaşadı. Vatan sevgisinin ne olduğunu anlatabilmek için yıllar boyu belleklerden silinmeyen hamasi şiirler yazdı.” sözleriyle başlayan kitabın ilk cümleleri Namık Kemal’in yaşamını özetler nitelikte: “Avrupa’ya kaçtı. İngiliz ve Fransız yazarlarının düşüncelerinden yararlanarak bilgisine hazineler kattı. Yurda döndü. Yazdığı ‘Vatan Yahut Silistre’ adlı oyun bütün İstanbul halkını ayağa kaldırdı. Sultan’ın baskısına, karşı direndi. Sürgünlere gönderildi, adını altın harflerle Osmanlı tarihine yazdırdı. 48 yıllık yaşamının on sekiz yılı sürgünde geçti. Ama son dokuz yıl devlet hizmetindeydi.”
Rivayet odur ki, henüz çocuk yaşlarda ayağı takılıp düştüğünde ağzıdan çıkıveren “Dinine yandığımın kaldırımı / Acıttı baldırımı” sözleri nedeniyle çevresindekilerin bir gün şair olacağına inandıkları 1840 doğumlu Namık Kemal, annesinin erken ölümünün ardından dedesiyle yaşamaya başlamış. Toplam iki yıl okul yüzü gören şair, dedesi ve dedesinin yakın çevresindeki şairler, ilim, irfan sahibi kişiler tarafından eğitildi. Fransızca, Arapça biliyor, tercüme yapıyor, şiirler yazıyordu Namık Kemal. 21 yaşındayken, Tasvir-i Efkâr gazetesinin sahibi Şinasi ile tanışması vatan şairi Namık Kemal’in gazeteciliğe başlamasının, ünlenmesinin ve elbette sürgün yıllarının da başlangıcı oldu.

Paylaş

Bir VatanKitap’ın perde arkasıBu ay üç özel röportajla çıkıyoruz okur karşısına. Bunlardan ilki Türk tiyatro tarihine sahneleye çıkan ilk kadın oyuncu Afife Jale'nin yaşamını romanlaştıran Osman Balcıgil'le bu büyük değer üzerine Ece Erol'un yaptığı şöyleşi oldu. Diğer bir özel röportajımızı Cemre Nur Meleke, Aslı Perker'le yeni romanı Flamingolar Pembedir üzerine gerçekleştirdi. Sinemaya da uyarlanan Kocan Kadar Konuş kitabıyla büyük çıkış yakalayan Şebnem Burcuoğlu ise özlenen sıcak mahalle özlemimizi, Cemal Süreya'ya gönderme yaparak Cemal ve Süreyya aşkı üzerinden giderdiği yeni romanı Süreya Kuaför Salonunu anlattı.

Devam