VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
30 Ekim 2009 Cuma | Anasayfa > Haberler > İbranice el yazmalarının 600 yıllık sırrı çözülüyor
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

İbranice el yazmalarının 600 yıllık sırrı çözülüyor

""Kitabın Kulları"", Saraybosna Haggadahı olarak bilinen İbranice el yazmasının gerçek hikâyesinden yola çıkılarak kaleme alınmış bir gerilim romanı.

Murat Durmaz

"Kitapların yakıldığı yerde, sonunda insanı da yakarlar."Heinrich Heine"in üzerinde düşünülmesi gereken bu cümlesi, insanları kendi çıkarlarına uygun olarak yönetebilmek için onların bilgilenmesini önlemeyi amaçlayan zihniyetin günümüzde hâlâ varlığını sürdürdüğünü üzülerek hatırlattı bana. Tarih boyunca, yaşadığı çağın ilerisinde düşünen insanlar suçlanmış, yargılanmış ve hatta öldürülmüşlerdir. Astronomi dalındaki yapıtları yasak kitaplar listesinde bulunan Kopernik ve dünyanın yuvarlak olduğunu söyleyen Galileo, aydınlanmaya karşı yasakçı güçler tarafından engizisyon karşısına çıkarılarak cezalandırılmışlardır.

Pulitzer ödüllü, Avustralyalı yazar Geraldine Brooks imzalı "Kitabın Kulları", İbranice yazılmış bir el yazmasının, ölümü göze alarak onu koruyanlar sayesinde imha edilmeden günümüze kadar yaşatılmasının duygusal ve lirik bir anlatımı. Ortaçağ İspanyası"nda yaratılmış olan Haggadah, dillere destan eşsiz bir parça olup, Yahudi inancının her tür resimlemeyi şiddetle yasakladığı bir zamanda oluşturulmuş bol minyatürlü bir dini metinler kitabıdır. Önceleri, Ortaçağ Yahudileri arasında Tevrat"ın beş kitabından "Mısır"dan Çıkış"ta yer alan: "Kendin için oyma put, yukarıda göklerde olanın, yahut aşağıda yerde olanın hiç suretini yapmayacaksın, onlara eğilmeyecek ve onlara ibadet etmeyeceksin" emriyle insan resimlerinin engellendiği düşüncesi hakimdi. Kitap, 1894 yılında Saraybosna"da gün ışığına çıktığında, boyalı minyatürlerle süslü sayfaları bu düşünceyi tepetaklak eder ve sanat tarihi metinlerinin yeniden kaleme alınmasına neden olur.

1992 kuşatmasında, Sırpların yangın bombalarıyla yaptıkları şiddetli hücumlar sonucu yıkılan Kent Kütüphanesinden yanmış sayfaların kokusu yükselmektedir. Şark Enstitüsü ve içindeki muhteşem el yazmaları kül olmuş, Bosna Ulusal Müzesi şarapnel parçalarıyla delik deşik edilmiş ve paha biçilmez el yazması ortadan kaybolmuştur. Müze kütüphanesinin başı, bir Müslüman olan Özren Karaman"ın yoğun top ateşi altında kitabı saklamayı başardığı sonradan anlaşılır.

Bu, Yahudilere ait kutsal kitabın Müslümanlar tarafından ilk kurtarılışı değildir. Birleşmiş Milletler örgütü tarafından, Sydney"de yaşayan Hanna Heath, İbranice el yazmasını incelemek üzere Bosna"ya çağrılır. Kitap onarım uzmanı olan Hanna, maddeyi, lifleri, bir kitabın yapımında kullanılan türlü malzemenin doğasının sevmektedir. Yani işi insanlarla değil nesnelerledir ve sayfaların etini, kumaşını, eski boya maddelerinin parlak tozlarını, öldürücü zehirlerini tanımaktadır.

İsrailoğullarının Mısır"dan göçünü anlatan ve her yıl Hamursuz Bayramı"nda okunan Haggadah, insan zekasının ve elinin eseri olmasının yanında yapıldığı malzeme toplamının ötesinde bir anlama sahiptir. Uzman, ona ilk dokunuşunu şöyle aktarıyor: "Tuhaf ve baskın bir haz. Bu, elektrik teline değmekle yeni doğmuş bebeğin başının arkasını okşamak arası bir his." Ama bu kitabın sahipleri dayanılmaz stresler yaşamışlardır; planlı katliam, engizisyon, sürgün, soykırım ve savaş…
Hanna, el yazmasını incelerken antika cildin arasında birkaç küçük ipucu keşfeder. Dağlık bölgelerde yaşayan ve Parnassius adı verilen bir kelebek türünün kanadı, ilk bakışta şarap gibi görünen kan lekesi, kitabın bir deniz yolculuğuna çıkarıldığı izlenimi veren tuz kristalleri ve bir beyaz kıl. Ardından el yazmasının olaylı geçmişindeki sırları çözmeye koyulur.

Romanda, bu dini kitabı yaratanların ve onu korumak için hayatlarını tehlikeye atanların dramatik öykülerine tanıklık ediyoruz. 1990"lı yıllarda din ve ırk ayrımıyla bölünen Yugoslavya örneğinde olduğu gibi 1940"da gerçekleşen Alman işgalinde de müzeler ve kütüphaneler bombalanmıştır. Zaten Naziler, Bosna"yı yeni bir devletin parçası ilan ederek Sırplardan ve Yahudilerden temizlemeyi amaçlamışlardır. Roman, İkinci Dünya Savaşı"nın bu acı dolu günlerinde yine bir Müslüman olan Şerif Kemal"in Haggadah"ı Nazilerden saklayıp onu kurtarmasının öyküsünü dile getiriyor.

Tarih yolculuğumuza 1589"da Papa"nın Katolik inancına aykırı unsurlar içeren Yahudilere ait bütün kitapların yasaklanması emri ile devam ediyoruz. Bu dönemde de bazı kitaplar yakılırken bazıları da sansürlenir. Kiliseye göre, minyatürlerin hepsinde bitkiler ve hayvanlarla süslenen dünya, küre biçiminde gösterildiğinden el yazmasının yok edilmesi gerekmektedir. Defalarca aynı insanlık dramına tanıklık eden el yazmalarını kurtarmak için yine bir bedel ödemek kaçınılmaz olacaktır.
Roman, çoğu tarihi metnin teknik bilgiden ibaret olduğu görüşünü vurguluyor. İnsanlık tarihine ışık tutan kitapların sayfa sayısı, cilt dikişlerinin durumu, dikiş deliklerinin sayısı ve bunun gibi türlü ayrıntılar hakkında bilgi sahibi oluyorsunuz. Yazar, kitaba bütün emeği geçenleri, onu yaratan, kullanan, koruyan farklı elleri ve onların ruhunu da yansıtıyor. Kaligrafın ve minyatürcünün hikâyelerini onların mesleklerinin ayrıntılarını vererek aktarıyor.

Kitapta, "Convivencia İspanyası" olarak anlatılan dönem ilgimi çekti. Birlikte var oluş anlamına gelen, İspanya tarihinde 711- 1492 arasında Yahudi, Katolik ve Müslümanların görece bir barış içinde yaşadıkları yıllar. Fakat daha sonra Kilisenin ticari etkinliğinin artmasıyla Kral, İspanya"nın bir Hıristiyan toprağı olması yolunda bir işaret aldığını söyleyerek Yahudisiz bir ülke için harekete geçer. Bir yandan Tanrıya nimetlerini sunarken diğer yandan engizisyon, Yahudilerin bütün malına, mülküne el koyar. Haggadah"ın tam da bu ortamda Sefarad Yahudileri tarafında yazılmış olduğunu öğreniyoruz.

Konservatör, yani korumacı kitap uzmanı Hanna, ipuçlarını takip ederek daha birçok tarihi gerçeği görmemize yardımcı oluyor. Anti-Semitizm"in Bosna Hersekli Müslümanlar için yabancı bir kavram olduğunun altını çiziyor. Bence bu ayrım, emperyalist ülkeler tarafından Yugoslavya"yı parçalamak için yazılmış bir senaryoydu. Sonunda zaten amaçlarına ulaştılar ve Balkanlar"ın kan gölüne dönüşünü çaresizce seyrettik. Seçimle iktidara gelen ve yaptığı sivil darbeyle tüm dünyanın felaketine sebep olan Hitler"in bir "Kayıp Irk" müzesi kurma hazırlığı onun faşizan uygulamalarının bir kanıtı olarak sunuluyor. Halkı yok ettikten sonra Yahudilere ait kıymetli eşyaları sergilemeyi düşünmesi onun hastalıklı halinin bir yansıması adeta.

Romanda, el yazmasının çeşitli zamanlarda başına gelen olayları okuyucu olarak, Hanna"dan daha önce öğreniyoruz. Ama daha sonra çözüm sürecinin heyecanına ortak oluyoruz. Bölümlerin başlıklarına ve orada yazan tarihlere olayı daha iyi kavrayabilmek için dikkat etmenizi öneririm. The Wall Street Journal gazetesi adına Bosna, Somali ve Ortadoğu" da savaş muhabirliği de yapmış olan yazar, akıcı diliyle daha ilk sayfadan itibaren okuyucuyu kitabın kulları arasına katmayı başarıyor. Soluksuz bir şekilde okuduğum romanı sizlere de tavsiye ederim.

Kitabın Kulları
Geraldıne Brooks
İnkılap Yayınevi
22 TL

Paylaş