VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
11 Kasım 2016 Cuma | Anasayfa > Haberler > İçimizdeki çocuğu uyandırmaya çalışıyorum
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

İçimizdeki çocuğu uyandırmaya çalışıyorum

Metin Hara’nın 100 bin adet satarak 2014’te 8 ay boyunca çok satanlar listesinde yer alan Aşkın İstilası serisinin ikinci kitabı “Dem” yayımlandı. Hara’yla“Bir istila hareketi yaratacak” dediği kitabını konuştuk.

İPEK CEYLAN ÜNALAN



İlk kitabınız “Aşkın İstilası-Yol”un arka kapağında “Üç kitaptan oluşacak Aşkın İstilası serisi dünyada yepyeni bir istila hareketi yaratacak” yazıyordu ve bu iddia “Dem”de de yer alıyor. Nedir bu hareketin özü?

Bu kitap insanlara bir doğruyu anlatmak için yazılmadı. Kendi doğrularını duyabilmeleri için sonsuz yoldan birkaçını onlarla paylaştı. İnsanların kendi kalplerinin çağrısıyla yola düşecekleri sonsuz yoldan kendini ifade edecek bir iyilik hareketinin çağrısı. Benim savım şu: Artık gözlerinden lazerler çıkan Hollywood kahramanlarının devri bitti. Ne yazık ki gerçek hayatta hiç korkuları olmayan, süper güçlere sahip olan bir kahraman kurşun yağmuruna tutulan bir çocuğu kurtarmıyor. Bizim gibi korkuları olan ama adım atmaya cesaret gösteren insanlar, süper güçleriyle değil de aşk dolu kalpleriyle pek çok yaşama dokunabilir. “Aşkın İstilası” adlı iyilik hareketi küresel ve bireysel olarak yaşanan her acının sorumluluğunu sırtımıza yüklüyor. Bunun çözümünü de kalbimize üflüyor. Her birimiz bu dünyanın kaderinde belirleyici bir role sahip olabiliriz.

“Dem”in anlamı ve kaynağı nedir?
Üçlemenin bütün isimleri Sufi öğelerden alınan üç harfli isimlere sahip. İlki “Yol”du. Yola düşmeyi anlatıyordu. Şimdi ise aldığımız bilgileri içe dönüp kalbimizde “dem”leme zamanı geldi. Dem’in ayrıca birçok anlamı var. Kan (kitabın kırmızısı kan rengidir), çağ, vakit, olgunlaşma, kıvama gelme, kendinden geçme, muhabbet, sırra erme, arif olma, kadın, gönül evi gibi birçok anlamı var. Ama sanırım demin kelime anlamından çok daha fazlasını kendi kalbinde bulacak okur.

Kitapta “Aşkın istilası bir lidere değil bir yaşam bilincine ihtiyaç duyar” diyorsunuz. Yaşam bilincinden kastınız nedir?
Genelde bir ideoloji veya bir toplumsal hareketin ardında onunla özdeşleşmiş bir lider görürsünüz. Bu liderlerin bazıları dünyanın en büyük diktatörleri iken bazıları da dünyanın en bilge ruhlarıdır. “Aşkın İstilası”nın doğası bambaşkadır. Bir politik görüşten ya da bir dogmadan bahsetmez. Aslında bir öğretisi yoktur. Öğretisi kalbin kendi kendine anlattığı bir masaldır. Ben bu iyilik hareketinin parçasıyım, üyesiyim. Lideri değilim. Kalbimiz pusulamız olduğunda hiçbirimizin lidere ihtiyacı olduğunu düşünmüyorum. Bu şekilde yozlaşmanın önüne geçilmiş ve bu iyilik hareketinin gerçek kaynağına odaklanılmış olur. İnsan kalbi, tarihin gördüğü en büyün devrimi gerçekleştirebilir.

Aile, okul, din, ahlak ve toplumsal kurallarla kuşatıldığımızı ve bu kuralların kalıplara dönüşerek bizi kendimiz olmaktan alıkoyduğunu söylüyorsunuz. Çevresel kalıplardan soyutlanarak yaşamayı nasıl mümkün kılabiliriz?
İnsanlar korktukça kalplerini terk edip zihinde yaşamaya başlarlar. Kalp duyguların ,zihin ise yaşamda kalma güdülerinin merkezidir. Nice krallar kendilerini korumak için inşa ettikleri dev kalelere kendilerinin hapsolduğunu anlamamışlardır. Zihinsel anlamda yaratılmış olan toplumsal beyin yıkamaların entelektüel düzeyde çözülmediğini gördüm. Bu ancak içeriden dışarıya doğru bir yolla çözülebilirdi. Yumurtanın içeriden gelen kuvvetle çatlaması yaşamken, dışarıdan bir baskıyla çatlaması ölümdür. Bu öğrenilmişlikleri tanımayan tek varlık içimizdeki çocuk. Bunun uyandırılmasının bilimsel ve ruhsal etkilerini paylaşmaya çalıştım.

Paylaş

İtimatGaliba en iyisi bir çırpıda söylemek. Doktorların yaptığı gibi. Ekim’den beri kanser tedavisi görüyorum ve biraz daha yolum var.

Devam
15 Eylül 2017 Yıl : 13
Sayfa : 163