VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
15 Ekim 2017 Pazar | Anasayfa > Haberler > İkisi birden nasıl olunur?
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

İkisi birden nasıl olunur?

İskoç yazar Ali Smith, “İkisi Birden”de arafta kalmış bir ruhun, erkek kılığına giren bir genç kızın yaşadıklarını tüm çıplaklığı ile gözler önüne seriyor. Sade, incelikli yazılmış ve okurundan “durup ince şeyleri anlamaya” vakit ayırmasını isteyen kitap, “has edebiyat” sevenler için bir ödül.

ÖZEN YULA




Ali Smith, kendini kolay açık eden yazarlardan değil. Farklı; ama bu farklılık sadece yaşama bakış açısından ve yaşamla baş etme yöntemlerinden kaynaklanmıyor. Aynı zamanda “Kronik Yorgunluk Sendromu” rahatsızlığından mustarip. Bu rahatsızlık onun hayata yaklaşımını da değiştirmiş. Daha huzurlu bir hayatı tercih etmiş. Jeanette Winterson’da bulduğum ve sevdiğim birtakım edebi özellikleri benimsemiş görünüyor: parçalı, kesik anlatım, iç içe geçen olay dizgesi, bölerek anlatma, iki anlatıyı bir arada götürme yetisi, hesapsızmış gibi görünen ama aslında çok iyi hesaplanmış kurgu hünerleri, tarihî karakterleri bugünün bakış açısından yansıtmak yerine, o tarihin içine girip bugünü o günün gözlerinden değerlendirmemizi sağlayan anlatılar.
Yazar, İskoçya doğumlu. İşçi ailesinde doğmuş. Aberdeen’deki eğitim sürecinden sonra Cambridge’e yerleşmiş. Hastalığı neticesinde de asıl yapmak istediği işi yapmaya başlamış; tamamıyla yazarlığa soyunmuş. Yalınlığı şiar edinmiş. Karmaşık olayları en sade biçimde anlatıyor.

“İkisi Birden”in öncelikle adına bakmamız gerek. Romanı okuyunca Türkçe adının yetersiz kaldığını görüyoruz. “İkisi Birden” bizde vaatkâr bir başlık. Ancak romanın orijinal adı: “How To Be Both”. Yani “İkisi Birden Olmak” ya da “İkisi Birden Nasıl Olunur?”. Aslında romanı en iyi özetleyen yapı da bu. Roman hem kadın hem erkek olarak var olmak ve bunun adını koymadan yaşamak üzerine bir kurmaca.

Anne özlemi
Erkek kılığına girerek büyüyen bir kızın hikâyesini takip ediyoruz ilk yarıda. Araf’ta kalmış bir ruhun ağzından, onun yaşarken sahip olduğu gramer anlayışı doğrultusunda yazılmış. “:” işaretiyle kesiliyor birçok cümlenin arası. Nedenini bize sonrasında açıklıyor. 15. yüzyıl Kuzey İtalya’sındaki Ferrara’da korunaklı bir çocukluk geçirmiş, ama sonradan hayatın karanlık sokaklarından geçmeyi seçmiş bir kız Francesca. Erken kaybettiği annesinin hayaliyle büyüyen bir kız çocuğuyken, tuğla ustası babasının desteğiyle erkek kıyafetlerine bürünüp çevrede erkek olarak kabullenilmiş. Sonraları Francesco adıyla çok usta bir ressam olmuş. Ama bir diğer usta olan ve tarihte daha çok bilinen Cosmo’nun onu ezip geçmesine izin vermiş. Derken kendi yardımcısı Yankesici de günün birinde Cosmo’nun saltanatını bitirmiş ve Cosmofakru zaruret içinde yitip gitmiş tarihin dehlizlerinde. Ama yaşama sanatını başarmıştır Francesco. Güzel kızların aşkına, yabanıl adamların cinselliğine mazhar olmuştur. Kendini sanata adamış, yeteneğini heba etmemiştir. Sanatıyla gününü bir kılmayı başarmıştır.

Derken yüzyıllar sonra o bölgede bir sergi düzenlenir. Cosmo’nun eserlerinin yanında Francesco’nun da eseri sergilenir orada. Biz romana tam da o noktada başlarız. Gelen ziyaretçi kadınların hikâyesini bölük pörçük duyarız ruhun ağzından. Araya giren bu kadınların kim olduğu hususunda hiçbir bilgimiz yoktur. Onların hayatını, hayal kırıklıklarını ise romanın ikinci bölümünde, günümüzde geçen anlatı kısmında öğreniriz. Derken onların gözlerinden de o sergiyi ziyarete gittikleri ân’ı okuruz. Romanın ikinci kısmında ise, bir müddet evvel çok sevdiği ve kendisini çok iyi yetiştiren annesini kaybetmiş Georgia’nın hikâyesi anlatılıyor. Sevdikleri George der ona. Alkolik babası ve küçük erkek kardeşi Henry ile bir evde tıkılı kalan George, annesinden yadigâr vicdani derinlikle dünyanın yükünü üstlenme potansiyeli olan bir kızdır. Bir yandan da internetle yetişen bir kuşaktandır. Bir zamanlar sıkı bir eylemci olan annesinin acısı onda her dem tazedir. Gündelik hayata katlanmaya çalışanGeorge, çocukların okul bahçesinde tabletlerinde izledikleri pornoları merak edip izlemeye başlar. Bir pornodaki yaşı küçük kıza büyük bir sempati besler ve onun acılı halini unutmadığını göstermek için her gün ilk kısmını açıp bakar. Hayat acımasızdır.

Kardeşi Henry’le ilgilenen ve dünyanın gidişatı üzerine düşünen George nihayet kendisini aynı gece üç kez güldüren Helena Fisker’la arkadaş olur. Hayatın sürprizleri de vardır.

İki farklı devir
Romanın ilk bölümü yazınsal olarak daha deneysele yakın bir yol izlerken ikinci bölüm George’un geçmişiyle bugününü belli bir artzamanlılık içererek anlatır. Esas olarak iki farklı devri, sanat aracılığıyla birbirine bağlayan bir romanmış gibi görünürken alttan alta sanatçı kimliği ve sorumluluğu, sanatkâr kibri, sanatın işlevi, sanatçının nesnesine yaklaşım yöntemleri, sanatçıyla malzemesi arasındaki ilişki ve mesafe üzerine ciddi düşünceleri gayet sade bir biçimde sıralayan bir roman “İkisi Birden”. Anne-kız, kardeşlik, aile ve kadınlar arası dostluk ilişkilerini temel alan bir yapısı var. Işılar Kür, içe işleyen, zaman zaman durup yeniden okumanızı gerektirecek güzellikteki cümlelerle kurulmuş bu romanı ustalıkla Türkçeye kazandırmış. Yalnız 68’li anneyle, arızalı Helena arada söze “Valla” diye başlamasalar iyiymiş!
Sade, incelikli yazılmış ve okurundan “durup ince şeyleri anlamaya” vakit ayırmasını isteyen bir eser. Kendisi de birçok ödül adayı olmuş ya da kazanmış bu roman,“has edebiyat” sevenler için bir ödül.




Paylaş

İtimatGaliba en iyisi bir çırpıda söylemek. Doktorların yaptığı gibi. Ekim’den beri kanser tedavisi görüyorum ve biraz daha yolum var.

Devam
15 Eylül 2017 Yıl : 13
Sayfa : 163