VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
14 Mayıs 2015 Perşembe | Anasayfa > Haberler > İnsan ilişkileri eşittir havuz problemi
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

İnsan ilişkileri eşittir havuz problemi

İlk kitabı “Kocan Kadar Konuş“ ile büyük beğeni toplayan Şebnem Burcuoğlu, serinin ikinci kitabı “Kocan Kadar Konuş - Diriliş“ te Efsun ile Sinan’ın evliliğe giden zorlu sürecini eğlenceli bir dille anlatıyor.


İPEK CEYLAN ÜNALAN


Kitabınızın ana karakteri Efsun aslında koca değil gerçek aşkı arıyor. Bu aşkıda lisede hoşlandığı Sinan’da buluyor. İkinci kitapta Efsun’un ilk kitaba nazaran kendini daha iyi ifade edebilen ve daha kararlı olduğunu görüyoruz. Efsun ikinci kitapta nasıl bir değişim geçirdi?

Yaşadığımız her olay kendi içinde üçe ayrılır giriş, gelişme ve sonuç olarak. Girişte biraz sersemleriz, kafamızda dolanıp duran bulanık düşünceler bir de etraftan gelen laflarla birleşince görüş alanımız kapanır. Derken kafamızı pat diye duvara çarparız ve giriş bölümü kapanır, sekme hızıyla gelişme bölümüne geçeriz. Yanlış yaptıysak alınan önlemler, dökülen göz yaşları, beyne pompalanan oksijen derken durumu daha iyi analiz etmeye başlarız. Efsun da işte bu analiz dönemini yaşıyor ikinci kitapta. Silkelenip kendine geliyor ve Sinan’ın ailesinin de kendininkilerden aşağı kalır yanı olmadığını görünce sevdiği adamla birlik olmanın en doğru yol olduğunu keşfediyor. Zaten bu yüzden kitabımın adı “Diriliş”. Efsun aslında kendisiyle barışık bir kız fakat ilk kitapta kendini ne kadar sevdiğini unutmuştu. İkinci kitapta bunun ayırdına varıyor.

30 yaşındaki Efsun’a çevresinden devamlı evlenmesi yönünde baskı geliyor. 30’lu yaşlarına gelen her Türk kızı bu baskılara maruz kalıyor mu sizce?

Bu soruya “evet” olarak cevap veriyorum ve burada bir genelleme yaptığımı belirtmek istiyorum. Elbette ki bu baskıyı yaşamayanlar da vardır fakat genelleme yapmak, bir konuda fikir beyan etmenin en kısa yolu bence.

SAMİMİYETİN SUYU ÇIKIYOR

Kitapta evliliğin sadece iki kişinin birlikteliği değil ailelerin de uyum içinde olması gerektiğini görüyoruz. Türk aile tipinin özelliği midir bu?

Özellikle Türkiye’de arkadaşlık ilişkilerimizden tutun, aile ilişkilerimize girin, komşuluk ilişkilerimizden çıkın, bir “mesafeyi koruyamama” durumu var. Samimiyetin suyunun çıkması an meselesi. Evlilikte de aileler fazlaca işin içinde ülkemizde. Bu sebeple “Aileler evleniyor” lafının sonuna kadar arkasındayım. Hayatına aldığın insanın ailesiyle doku uyuşmazlığı olduğu zaman sevdiğinle arandaki ilişki zedelenebilir. İşte tam da bu yüzden ikinci kitapta Efsun, Sinan’la bir takım olarak hareket etmenin en hayırlısı olduğuna karar veriyor.

Serinin ilk kitabı sinemaya aktarıldı ve filmin birkaç sahnesinde Efsun’un odasının kapısındaki “Kitabı filmle yargılama” notu dikkatimi çekti. Bu notu neden görüyoruz filmde?
Her ne kadar film ve kitap dünyasını birbirinden ayrı olarak görsem de kendi başıma gelince başka oldu tabii... Düşünsenize iç dünyanızdan çıkışlı bir hikaye yaratıyorsunuz, o hikayeyi insanlar okuyor bir de üzerine beyaz perdeye aktarılıyor ve seyrediliyor.

Gerçekten enteresan bir süreçti fakat ekip olarak altından başarıyla kalktığımızı düşünüyorum. Senaryoyu ben yazdım, filmin her aşamasında sette bulundum, bunlar da içimi ferahlatan unsurlardı. Elbette ki esas olan kitabımdı. Çünkü kitabım olmasa bu film de olmazdı. O notu da yönetmenimiz asmış Efsun’un kapısının arkasına.

KAYNANA KULLANMA KILAVUZU

İkinci kitapta Sinan’ın babaannesi Cavide Hanım’la tanışıyoruz. Sinan’ın annesinin yerine Cavide Hanım kaynanalık yapıyor Efsun’a...

Efsun’unumun başına normal ne geldi ki bu da normal olsun? Ağız tadıyla kaynanasıyla bile uğraşmaya fırsat bulmadan, karşısına tüm heybetiyle Cavide Hanım çıktı. Kaynana kare. Efsun da kendine bir “kaynana kullanma kılavuzu” yaratıyor ve Cavide Hanım’a karşı en doğru adımları atmaya çalışıyor. İnsan ilişkileri eşittir havuz problemi.

Efsun Sinan’a “Kürk Mantolu Madonna” ve “Kumral Ada Mavi Tuna” kitaplarını hediye ediyor. Bu kitapları seçmesinin özel bir nedeni var mı?

İlk kitapta Efsun, bir gün kızı olursa ismini Ada koymak istediği söylemişti hatırlarsanız.
İkinci kitapta bu ismi koymak istemesinin nedenini öğreniyoruz. Sebep, Buket Uzuner’in “Kumral Ada Mavi Tuna” romanı. “Kürk Mantolu Madonna” ise rahmetli dedemin bana hediye ettiği ilk kitaptı. 1943 basımı. Dedem avukattı ve müthiş bir edebiyat aşığıydı. Onun hediye ettiği bu kitap, benim başucu kitabım olmuştu. Ben de onu Efsun’a hediye ettim.

Üslubunuz, anlattıklarınız okurlar tarafından çok beğenildi ve sevildi. İkinci kitabın ardından Efsun ile Sinan’ın maceraları devam edecek mi yoksa başka kitap hazırlığı mı var?

Son bir yıl için bir motto belirlemem gerekirse “Hayat sürprizlerle dolu” derim.
On yıldır kurumsal sektörde mücadele veriyordum, işimi de seviyordum. Bu kitapla birlikte rüzgar başka bir yöne çevirdi beni. Her anından keyif almaya çalışıyorum o yüzden çok da üzerine düşünmüyorum bir sonraki adımımın ne olacağını.

Tek bildiğim şey, yazı yazmanın hep hayatımda olacağı. Çünkü çok uğraş verdim yazmak için. Çok çalıştım. Başıma gelen tüm bu güzelliklerin sebebi şans değil, sebebi benim. Oprah Winfrey’in bir sözü aklımda, “Şans, hazırlığın fırsatla karşılaşmasıdır”. Ne kadar doğru söylemiş.


TÜRK KIZI FAL BAKTIRIR, TRİP ATAR

Yüzde yüz Türk kızı nasıl olur? Türk kızının olmazsa olmazları neler?


Ritmi içinde hissederek, trip atarak, fal baktırarak, her duyguya inişiyle çıkışıyla hakkını vererek olunur yüzde 100 Türkiye kızı. Gurur duyuyorum bu topraklarda doğmuş olmaktan.
Evlilik Türk kızı için olmazsa olmaz mı?
Evliliği mutluluğa giden yol olarak tanımlayanlar çoğunlukta ülkemizde. Güvenli bir yuva, çoluk çocuk, tek başına olmadığını hissetmek, maddi ve manevi kalkan... Ben demiyorum ki evlilik kötü bir şey. Tam tersine, sana bu duyguları yaşatacaksa aslında güzel bir şey. Fakat önemli olan bu dış etkenlerden önce kendinle mutlu olmak. Sonra da seni gerçekten mutlu edecek biriyle el ele yola devam etmek veya etmemek. Tercih tamamen sizin.

Paylaş

İtimatGaliba en iyisi bir çırpıda söylemek. Doktorların yaptığı gibi. Ekim’den beri kanser tedavisi görüyorum ve biraz daha yolum var.

Devam
15 Eylül 2017 Yıl : 13
Sayfa : 163