VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
14 Ocak 2014 Salı | Anasayfa > Haberler > İnsanı ‘gönülden’ yakalayabilen yazar başarıyı da yakalar
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

İnsanı ‘gönülden’ yakalayabilen yazar başarıyı da yakalar

Yıllarca bürokrasinin içinde yer alan, çektiği bir fotoğrafla roman yazmaya yönelen, böylece kitap dünyasıyla tanışan ardından Destek Yayınları’nı kuran Yelda Cumalıoğlu, yayınevinin hikayesini, çok satar yazar keşfetmenin sırlarını anlattı.

İPEK CEYLAN ÜNALAN
Yayın dünyasında yükselen yayınevleri arasındasınız. Destek Yayınları’nın kuruluş hikâyesini anlatır mısınız?
15 sene Başbakanlık ve Dışişleri Bakanlığı’nda çalıştım. 5 yıl Avrupa Birliği Genel Sekreterliği’nde görev yaptım. Birçok ülkeyi gezdim, resim ve fotoğraf sergilerine katıldım. Ve bir gün çektiğim bir fotoğraf beni yazmaya yöneltti. Yazmaya başladım. Yazdıklarım zamanla roman haline gelince birkaç yayınevine gönderdim. Ancak kitabımı yazarın ilk kitabı diye kimse yayınlamak istemedi. Aylar sonra bir yayınevinden teklif geldi. O gün hayatımın en mutlu günüydü. Ardından bir yayınevinden ortaklık teklifi aldım. Talihsiz bir ortaklık oldu çünkü dört ay sonra yayınevi kapanmak durumunda kaldı. Çok da para kaybettim. Ardından yenilgiyi hazmedemedim ve uğraşlarım sonucunda Destek Yayınları’nı kurdum.

Zor olmadı mı tek başınıza bir yayınevi kurmak?
Yayınevini rahmetli Turan Yavuz’la birlikte kurduk. Turan Yavuz bir gün dedi ki “Yelda, bir kitap yazdım ve 1 Mart’ta piyasaya çıkması gerekiyor.” Neden 1 Mart’ta çıkması gerektiğini sordum, Türklerin başına çuval geçirilmesi olayının yıldönümünde yayınlanmasının uygun olacağını çünkü o konu hakkında bir kitap yazdığını söyledi. Bunun üzerine Destek Yayınları’nı kurduk. Biraz aceleyle oldu ama sağlam bir kitapla adım attık yayıncılık sektörüne. Kitap henüz ilk ayında 11 baskı yaptı ve sonrasında da sağlam kitaplarla sektörde ilerledik. Kurulalı sekiz yıl oldu, Ankara’da kurulduk, dört yıldır da İstanbul’dayız.

GÖRÜŞ VE TÜR AYRIMI YAPMIYORUZ
Bir yazarın “Destek yazarı” olması için hangi özelliklere sahip olması gerekiyor?

Bizim yayın yelpazemiz çok geniş. Görüş ve tür ayrımı yapmadan inandığımız, güvendiğimiz kitapları yayımlıyoruz. Türkiye’nin zenginliğine ve çeşitliğine inanıyoruz. Eli iyi kalem tutan, kitabının arkasında durabilecek, ses getirebilecek bütün eserleri yayınlamaya sıcak bakıyoruz. Bugüne kadar kitabını yayımladığımız her yazar yayın dünyasında önemli yerler edindi. Şu anda da görüldüğü üzere çok satanlar listesinde hep destek yazarlarını görüyoruz.

Aylardır Destek yazarlarının çok satan listelerinde yer aldığını ve zirveden düşmediklerini görüyoruz. Destek, bu başarısını neye borçlu?
Bu başarının formülü o kadar yalın ve net ki. Her şeyden önce biz yaptığımız işe ve başaracağımıza inanıyoruz. Ancak elbette başarılı olmak sadece çok satmak anlamına gelmiyor. Sosyal medya aracılığıyla gelen tepkilerle de kitaplarımızın başarısını anlayabiliyoruz.

Her şeyden önce Destek Yayınları olarak hem ekibimizle hem de yazarlarımızla aile gibiyiz. Herhangi bir Destek yazarı, yayınevine gelmeden önce bizden randevu almak zorunda değil. Gelirse hemen içeri buyur edilir, bekletilmez. Çayımızı içer, sohbetimizi ederiz. Kapımız her an açıktır. Çalışmaya karşı heyecanlı ve istekli bir ekibiz. Yazara da heyecanımızı yansıtıyoruz. Bu heyecan bizi daha çok çalışmaya, üretmeye itiyor. Neticesini de başarı olarak alıyoruz.

İŞİN SIRRI “GÖNÜL’”DE
Birçok yayıncı ilk kitaplara hemen imkan verip yayınlama riskini göze almıyor. Destek Yayınları’na baktığımızda ise ilk kitabıyla başarıyı yakalayan genç yazarları görüyoruz. Destek etiketi mi yoksa yazarların kendi kimlikleri mi onları markalaştırıyor sizce?
Sizin de söylediğiniz gibi birçok kişi bu kadar başarılı yazarları nasıl bulduğumuzu merak ediyor. Yayınevi ekibi olarak çok iyi analizler yapabiliyor ve geleceği öngörebiliyoruz. Mesela yapılan anketlere baktığınızda insanların sosyal medyada, televizyon karşısında geçirdiği vakitten daha fazla vakit geçirdiğini görüyorsunuz. Günümüzde sosyal medya, genç yetenekler keşfetmek açısından önemli bir yere sahip. Özellikle Twitter’da fenomen haline gelmiş kişileri bir süre takip ediyorum ve yazdıkları beni “gönülden” yakalamayı başarabilenlere teklif götürüyorum. Aynı şey bize dosya olarak getirilen projelerde de geçerli. Çünkü bir yazarın okuru ‘gönülden’ yakalayabilmesi çok önemli. İnsanı gönülden yakalayabilen yazar başarıyı da yakalar.

KİTABA DOKUNMADAN YAPAMAYIZ
Asla yayınlamayız dediğiniz kitaplar var mı?
Birilerinin ayağını kaydırmaya yönelik, birinin kendini haksız olduğu halde aklamak amacıyla yazdığı kitapları asla yayınlamayız. İşin içinde kendini aklama, menfaat ve art niyet varsa bu kitap Destek’ten çıkmayacak demektir.

Keşke biz yayınlasaydık dediğiniz kitap var mı?
Hakan Günday’ı çok severim, beğenerek okurum. Keşke bizden çıksaydı dediğim yazarlardan biridir. Buradan da bunu kendisine iletmiş olayım.

E- kitap hakkında ne düşünüyorsunuz ? İlerleyen zamanda basılı kitaplara ilgiyi azaltacak mı?Toplum olarak duygusal olduğumuzdan kitaba dokunmadan, ağaç kokusunu kitaptan almadan yapamayız. E-kitap elbette çağımızın gereği, ama dediğim gibi basılı kitaplara ilgiyi yok etmez, aksine kitaba özlemi artırır.

Paylaş

Bir VatanKitap’ın perde arkasıBu ay üç özel röportajla çıkıyoruz okur karşısına. Bunlardan ilki Türk tiyatro tarihine sahneleye çıkan ilk kadın oyuncu Afife Jale'nin yaşamını romanlaştıran Osman Balcıgil'le bu büyük değer üzerine Ece Erol'un yaptığı şöyleşi oldu. Diğer bir özel röportajımızı Cemre Nur Meleke, Aslı Perker'le yeni romanı Flamingolar Pembedir üzerine gerçekleştirdi. Sinemaya da uyarlanan Kocan Kadar Konuş kitabıyla büyük çıkış yakalayan Şebnem Burcuoğlu ise özlenen sıcak mahalle özlemimizi, Cemal Süreya'ya gönderme yaparak Cemal ve Süreyya aşkı üzerinden giderdiği yeni romanı Süreya Kuaför Salonunu anlattı.

Devam