VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
16 Aralık 2011 Cuma | Anasayfa > Haberler > İnsanın aradığı her zaman kendisidir
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

İnsanın aradığı her zaman kendisidir

Meryem Aybike Sinan, son romanı ""Aşk-ı Revan""da içinde Evliya Çelebi""nin de olduğu çift zamanlı bir hikâye anlatıyor.

Canan Hatiboğlu

Neden Evliya Çelebi hakkında bir roman kaleme aldınız? Sizi Evliya Çelebi ’de çeken şey ne oldu?
Evliya Çelebi, gerek gördüğü eğitim, gerekse üstün zekâsı ile yaşadığı çağın sınırlarını zorlayan önemli bir isim... Evliya Çelebi hakkında yapılmış çok önemli bilimsel çalışmalar mevcut. Bilimsel çalışmaların yanında gördüm ki edebi, yani kurguyla yazılmış bir Evliya Çelebi romanı yok. Bugüne kadar daha önce yazılmamış konularda eser vermeye çalıştım zira hiç kimseden etkilenmek, etki altında kalmamak adına böyle bir ilkem var. Bunların yanında bir de Evliya Çelebi’ye duyduğum hayranlıktan olsa kendimi böylesi bir serüvenin ortasında buldum.
Neden çift zamanlı bir anlatımla yazmayı tercih ettiniz?
Çift zamanlı anlatımları seviyorum belki de... Nitekim olaylara bağlı anlatımları yazacaksanız devrin zihniyetini, yaşam koşullarını, tarihini, dönemi, sosyal ve siyasi yanlarıyla birlikte ele almalısınız. Bir eseri veya bir edebi şahsiyeti daha iyi anlayabilmenin, hissedebilmenin yollarından birisidir bu... Birinci sebep bu olmasının yanında bir de eski zamanlara kurguyla da olsa gitmek, oralarda tarihi şahsiyetlerle bir maceraya girmek bana heyecan veriyor ve kendimi mutlu hissediyorum. Evliya Çelebi gibi bir şahsiyeti hem yaşadığı çağ itibarıyla koşullarıyla anlatayım, hem de modern çağ insanlarıyla onu tartışayım istedim. Böylece birbirine paralel iki zamanlı bir eser ortaya çıktı.
Evliya Çelebi’nin kendisi ve seyahatleri konusu üzerinde çok durulur. Sizse çocukluğunu da kaleme alıyorsunuz. Neden?
"İnsan yedisinde neyse yetmişinde odur" sözü kabilince istedim ki özellikle bugünün gençleri, zamanın ağır şartlarına meydan okurcasına dünyayı seyre çıkmış bu önemli şahsiyetin de bir zamanlar çocuk olduğunu bilsinler, öğrensinler. Bir de çocukluğun, çocukluk tecrübelerinin, yeteneklerinin geleceğe de taşındığı tezine inanıyor oluşum
elbette...
Çok farklı yerlerden, çok farklı insanlar var kitapta... Onları buluşturan sadece Evliya Çelebi ’nin gezgin ruhu mu?
İnsan, bir arayışın çocuğudur. Zamanla değişik yaş evrelerinden geçerek büyür, iş ve meslek sahibi olur, çalışıp çabalar, yepyeni arayışlar içine girer ama aradığı her zaman kendisidir. İnsan bir yönüyle bu dünyanın yabancısıdır. “Bu yer”e geldiği günden beri insan sürgün edildiği yeri yani asıl vatanını özlemektedir. Böyle bir arayışın içinde olan bu insanları da sanırım ortak bir yazgı gibi buluşturan aracı Evliya Çelebi oluyor. Evliya’nın gezgin ruhu onları da sarıp kendi efsunuyla diyar diyar gezdirmeye başlıyor.
Kitabın sonunda neden karakterler öldü? Sonuçta bu hikâyeye daha fazla
karışmama kararı almışlardı. Neden ölmek
zorundaydılar?
Neden karakterler ölür? Açıkçası ben de bilmiyorum. Tıpkı neden öldüğümüzü bilmediğimiz gibi. Sanırım eserlerimi böyle ani bir şekilde bitirme merakım da böyle bir sonu hazırlıyor olabilir. O an kurgu gereği ya da öyle istediğim için böyle bir trajedi ortaya çıktı ancak karakterlerin ölmesi sanırım en fazla bendenizi üzmüştür. Eser boyunca ellerinizle büyüttüğünüz şahsiyetlerin böyle ani bir şekilde yok oluşları çok üzücü ancak kurmaca gereği böyle sonlar ortaya çıkıyor. Belki ölmek zorunda değillerdi. Romancı bendim ve sanırım öyle istedim. Nitekim yaşasalardı ve roman bitseydi sürekli onları düşünecektim. Bendenizi meşgul edecekti. Onlar da kurtuldu, ben de diyebilirim.

Paylaş

Bir VatanKitap’ın perde arkasıBu ay üç özel röportajla çıkıyoruz okur karşısına. Bunlardan ilki Türk tiyatro tarihine sahneleye çıkan ilk kadın oyuncu Afife Jale'nin yaşamını romanlaştıran Osman Balcıgil'le bu büyük değer üzerine Ece Erol'un yaptığı şöyleşi oldu. Diğer bir özel röportajımızı Cemre Nur Meleke, Aslı Perker'le yeni romanı Flamingolar Pembedir üzerine gerçekleştirdi. Sinemaya da uyarlanan Kocan Kadar Konuş kitabıyla büyük çıkış yakalayan Şebnem Burcuoğlu ise özlenen sıcak mahalle özlemimizi, Cemal Süreya'ya gönderme yaparak Cemal ve Süreyya aşkı üzerinden giderdiği yeni romanı Süreya Kuaför Salonunu anlattı.

Devam