VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
14 Ekim 2012 Pazar | Anasayfa > Haberler > İnternetin kaldıraç etkisi
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

İnternetin kaldıraç etkisi

Ekim Nazım Kaya'nın kaleme aldığı Kaldıraç Etkisi kitabı dijital dünyada girişimcilikleri ile öne çıkan yirmiye yakın genç iş adamının deneyimlerine yer veriyor.

Ekim Nazım Kaya, "Kaldıraç Etkisi" isimli kitabında internet teknolojisinden faydalanarak hayatımıza yüzlerce yeni uygulama alanı sokan genç girişimcilerin deneyimlerini ele almış. Gittigidiyor.com, markafoni.com, yemeksepeti.com, mikroodeme.com gibi... Bu başarılı internet sitesinin kuruluş ve genişleme hikâyelerini anlatırken aynı zamanda Türkiye'nin birçok önemli kurumunun teknolojik altyapılarını kuran girişimcilerin hikâyelerine yer vermeyi de unutmamış. Üstelik Kaya, kitabını sadece bir kurumsal tarihçe kitabı olarak bırakmayıp hemen günlük hayatımızın artık vazgeçilmez bir parçası olan internet üzerine düşünme yöntemleri de sunmuş. Başarıya ulaşmış bu internet sitelerinin çıkış noktaları, ihtiyacın nasıl saptandığı, dahası nasıl büyüdüğünü anlatırken siz de aklınızdaki projelerin gerçekliğini sınayabilirsiniz. Kaya ayrıca kitapta gelir-gider modellerine, nakit akış tablolarına, işe odaklanma, satış ve pazarlama, medya ilişkileri, devletle yatırımcı ilişkileri gibi birçok konuya da yer vererek genç girişimcilere tecrübe aktarmış. Kitabın adı neden "Kaldıraç Etkisi"? Burada Arşimed'in "Bana yeterince uzun bir kaldıraç ve bir mesnet verin, dünyayı yerinden oynatayım" sözünü hatırlatıyor yazar ve kitabı tam da bu konseptte tasarladığını söylüyor.Yani Arşimed'in kaldıracınının, başarılı internet siteleri kurmak ve geliştirmek için nasıl kullanılacağının sorgulandığı bir kitap olarak... Peki neler yapmalı? Kitapta deneyimlerini paylaşan başarılı girişimci Devrim Demirel'in bu konuda birkaç önerisi var. Bunlardan bazıları şöyle: "Üründen başınızı kaldırıp büyük resme bakmayı ve stratejinizi güncellemeyi unutmayın/ Size göre doğru olan işi yapın ve işinizi doğru yapın/ Takımınızda mutlaka pazarlamacı ve pazarlamacılar olsun. Sadece mühendislerden oluşan şirketlerin büyümesi oldukça zordur."

Kitaptan... Odaklanmak...

Diyelim ki, bir yazılım üreteceksiniz ve bunu kurumsal şirketlere satacaksınız. Size bir soru: Yüz milyonlarca dolar değerindeki o şirketlerin yüzlerce kişilik bilgi işlem departmanları, ARGE mühendisleri var. Neden kendi ihtiyaçlarına uygun bir uygulamayı kendileri üretmesinler de sizden alsınlar? Cevabı başlıkta yazıyor. Çünkü onlar için bu yalnızca bir proje olacaktır. Sizin projeniz ise, sizin tam zamanlı işiniz. Onlar bu proje için farklı birimlerden insanları bir araya getirmek durumundalar. Bu insanlar o projeye inansın inanmasın, yapmaktan zevk alsın almasın, o işi istendiği ibi yapmak durumunda kalacaktır. Siz ise işini tutkuyla yapan, bir süreci daha kolay, daha verimli hale dönüştürme isteğiyle dolu, amatör ruhlu profesyonellersiniz. Onlar için işin sürekliliği değil, bitmesi önemlidir. Siz ise bir şirket olarak hayatınızı sürdürmek için sürekli ürününüze yatırım yapacaksınız. Onlar belirlenmiş bir ihtiyaç listesi geliştirdikten sonra başka bir projeye atanırlar. Şimdi de şu soruyu cevaplamaya çalışalım: Kurumsal şirketler neden bu yazılımı başka kurumsal şirketlerden değil de, sizin gibi küçük bir şirketten alsın? Gerçekten inovatif bir şirket değilseniz işiniz zor. Çünkü karşınızda inovasyona milyonlarca dolar ayırabilecek bir rakip var. Burada üç büyük avantaj göze çarpıyor: Birincisi, henüz yeterince büyük olmayan yani şimdilik büyük şirketlerin girme ihtiyacı duymadıkları bir alana aynayabilirsiniz. İkincisi; büyük, kurumsal şirketlere göre daha kolay hareket edebiliyor olmanız. Üçüncüsü ise kurumsal bir şirketin tek bir müşterisine özel bir geliştirme yapmasının zor olması. İşte bunlar da sizin avantalarınız.

Paylaş

İtimatGaliba en iyisi bir çırpıda söylemek. Doktorların yaptığı gibi. Ekim’den beri kanser tedavisi görüyorum ve biraz daha yolum var.

Devam
15 Eylül 2017 Yıl : 13
Sayfa : 163