VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
19 Nisan 2017 Çarşamba | Anasayfa > Haberler > İntihar mimarı
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

İntihar mimarı

Stephen King’in “Bay Mercedes” ile başladığı, “Kim Bulduysa Onundur” ile devam ettiği polisiye üçlemesi, “Son Nöbet” ile tamamlandı. İlk romanda koma halinde bıraktığımız, ikinci romanda uyanan ve ufak tefek telepatik güçler edinen Mercedesli katil, hâlâ hastanede yarı bitkisel bir yaşam sürerken birçok kişinin aklına girip onları intihara sürüklüyor.

ÖZLEM AKALAN


Kim derdi ki gerilim romanlarının ustası Stephen King gün gelecek de emekli bir polisin maceralarını anlatacak?” cümleleriyle başlamışım 2014 yılının Aralık ayında yayımlanan Vatan Kitap’taki yazıma(http://vatankitap.gazetevatan.com/haber/stephen_kingin_philip_marloweu_/1/23938). King’in ilk kitabında, Raymond Chandler’ın yarattığı Philip Marlowe karakterine benzeyen 62 yaşındaki emekli dedektifi William Hodges, bir Mercedes ile kalabalığın arasına dalıp sekiz kişiyi öldürdükten sonra “Bay Mercedes” olarak anılmaya başlanan Brady Hartsfield’ın peşine düşmüştü. Eğer Hodges, kitabın son sayfalarında kalp krizi geçirmeseydi yakalayacaktı da bu sapık ruhlu bilgisayar dâhisi katili… Ne var ki “Bay Mercedes”in sonunu getiren dedektifin hafif çatlak arkadaşı Holly olmuştu. Holly, Brady Hartsfield’ın kafasına öyle sert vurmuştu ki, Mercedesli katil hayatının sonuna kadar komada kalmaya mahkûm olmuştu.

Bay Mercedes artık başrolde olmasa da onun ilk romanda sakat bıraktığı, yaşamını değiştirdiği karakterler üzerine kurulu ikinci kitap “Kim Bulduysa Onundur”da işler beklenmedik şekilde yön değiştirir. Çünkü Hartsfield 30 ayın ardından komadan çıkar, gözlerini açıp hemşireyle konuşur. Bilinci ve kas gücü yerine gelmese de artık koltukta oturup boş boş otoparka bakan, Zappit marka bir tabletteki oyun reklamlarını izleyen katilin tek ziyaretçisi, takıntılı dedektif Hodges’tır. Elindeki davayı çözmekle uğraşan Hodges bir yandan da Hartsfield’ın bir şeyler sakladığından şüphelenmektedir. Zira hemşireler arasındaki dedikodulara göre Mercedesli katilin odasında tuhaf şeyler olmaktadır; fotoğraflar kendi kendine düşmekte, banyo kapısı ya da musluğu açılıp kapanmaktadır. Bu kitap noktalanırken okur, serinin son kitabında artık bazı doğaüstü güçlerin devreye gireceğinden, klasik Stephen King tarzının geri döneceğinden emindir.

Tuhaf tablet
10 Nisan 2009’da Mercedesli katilin yaptığı saldırının bir hatırlatmasıyla başlıyor serinin son kitabı olan “Son Nöbet”. Bu kez odak noktasındaki isim, boyundan aşağısı felç olan Martine Stover adında bir kadındır. Kaza sigortasından aldığı parayla yanında pek çok hemşire ve bakıcı çalıştıran Martine, annesiyle birlikte evinde ölü bulunur. Olay yerine gelen polisler daha ilk görüşte karar verirler; anne, yatağa bağlı kızının çektiği acılara son vermek için önce onu sonra da kendini öldürmüştür.
Artık 70’ine merdiven dayayan ve Holly ile bir dedektiflik bürosu açan Hodges, eski ortağı Pete Huntley tarafından olay yerine çağrılır. Pete’in amacı asla Hodges’u işine karıştırmak değildir; sadece Mercedesli katilin kurbanlarından birinin daha öldüğünü bildirmek istemiştir. Farklı bir düşünme tarzına sahip olan Holly elbette polislerin gördüğünden fazlasını görür…
Ufak bir araştırma sonunda Hodges, Martine ve annesinin intiharı asla düşünmeyecek kadar mutlu olduklarını hatta gelecek planları yaptıklarını öğrenir. Holly ise banyo karolarına ispirtolu kalemle çizilmiş Z harfi ve olay yerinden aşırdığı Zappit marka tabletin bağlantısını kurmaya çalışmaktadır. Bu esnada komadaki hastaların kaldığı bölümdeki bir hemşirenin intihar etmesi Hodges’un tüm dikkatini yine Bay Mercedes’e yöneltmesine neden olur ve bu intihar zincirinde (ikinci kitapta yine aynı bölümde çalışan bir hemşire intihar etmişti) bilinçsiz haldeki Hartsfield’ın parmağı olduğundan şüphelenir. Ama nasıl?

Yardım gönüllüleri ile birlikte Arizona’da olan Jerome’un kız kardeşinin geçirdiği tuhaf kaza, dedektifin parçaları birleştirmesine biraz olsun yardım eder. Kafasının içinde duyduğu sesler sebebiyle kendini bir kamyonun altına atan ve son anda kurtulan Barbara’da da Zappit vardır ve Bay Mercedes’in her gün saatlerce tanıtım reklamını izlediği Balık Avı oyununu oynamaktadır. Barbara’ya Zappit’i, anketi cevaplaması karşılığında bir adam hediye etmiştir; tıpkı Martine’in annesine olduğu gibi… Oysa Zappit’i üreten firma yıllar önce iflas etmiş ve tabletin satışları durdurulmuştur. Kardeşinin kaza geçirdiğini öğrenen Jerome’un da arkadaşlarına katılmasıyla ekip yeniden Bay Mercedes’in peşine düşer.

Telepatik katil
Doktorların, hemşirelerin dolayısıyla yargıçların ve hemen herkesin hemfikir olduğu tek konu, Bay Mercedes’in zaman zaman ağzından anlaşılır üç-beş kelime çıksa da, yarı bitkisel hayatta olduğudur. Yalnız başına hareket edemeyen, uzaktan kumandayı elinde tutmayı başarsa bile kanalları dahi değiştiremeyen, bütün gün otoparkı seyredip Balık Avı oyununun müziğini dinleyen Hartsfield’dan şüphelenen tek kişi, onu takıntı haline getiren Hodges’tır. Üstelik kimse Doktor Babineau’un neredeyse iki yıldır onun üzerinde yeni ilaçlar denediğini kimse bilmemektedir. Hemşireler arasında sadece bir söylenti olan ve doktorun “Vitamin iğnesi” diyerek geçiştirdiği bu ilaçlar sayesinde Hartsfield kaybettiği yeteneklerini geri kazanamamıştır belki ama telepati yeteneği geliştirmiştir. Zappit’teki oyunlar sayesinde bazı kişilerin “kafasının içine” girebilen Hartsfield onların gözünden dünyayı görürken kurbanlarını dilediği gibi yönlendirebilmektedir de. İşte bu sayede Martine Stover ve annesiyle birlikte kendine kötü davranan hemşireyi ölüme sürüklemiştir. Eğer genç bir çocuk son anda onu kamyonun önünden çekmeseydi Jerome’un kız kardeşi Barbara’da da neredeyse amacına ulaşacaktı.

Doktor Babineau engelini aşıp katille yüzleşemeyen dedektif Hodges, Hartsfield ile altı yıl önce (ilk kitapta) chat’leştikleri sohbet odası Debbie’nin Mavi Şemsiyesi Altında’ya Z-Çocuk adında bir kullanıcıdan mesaj geldiğini fark eder: “Henüz seninle işi bitmedi.”
Artık dedektifin hiç kuşkusu kalmamıştır; Bay Mercedes lakaplı Hartsfield geri dönmüştür ve insanları intihara sürüklemektedir tıpkı bir intihar mimarı ya da prensi gibi….


Baştan mı sondan mı okumalı?
Seri kitapları sevenlerdenim ve baştan başlama konusunda takıntılıyım. Önce ikinciyi okuyup beğenip başa dönmek hiç bana göre değil. Bu nedenle “Bay Mercedes” ile başlayan seriyi yayımlanma sırasına göre okumanızı tavsiye ederim. Çünkü Holly’nin aslında ne denli kaçık olduğunu ancak ilk kitapta, Bay Mercedes’in telepatik güçler edinmeye başladığını ikinci kitapta ve finali de elbette son kitapta bulacaksınız. İkinci kitapta ilk kitaba göndermeler yapılıyor elbette ama kahramanımız dedektif Hodges hikâyeye ancak 150’nci sayfayı geçtikten sonra katılıyor. Bay Mercedes ile görüşmeleri ise monologdan ibaret. Neticede her biri başlı başına doyurucu kitaplar ancak önerim hepsini art arda okuyup bir Stephen King maratonu yapmanız.

Paylaş

İtimatGaliba en iyisi bir çırpıda söylemek. Doktorların yaptığı gibi. Ekim’den beri kanser tedavisi görüyorum ve biraz daha yolum var.

Devam
15 Ağustos 2017 Yıl : 13
Sayı : 162