VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
21 Ocak 2013 Pazartesi | Anasayfa > Haberler > İsmet Kür''ü kaybettik
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

İsmet Kür'ü kaybettik

Geçen yıl sanat hayatının 85.yılını kutlayan İsmet Kür, 96 yaşında hayata veda etti. Kızı Pınar Kür geçen yıl Vatankitap için annesi İsmet Kür'ü anlatmıştı... İşte o yazı :

Pınar Kür

Kendim çocukken onun çocuk olduğunu bilmiyordum. Çünkü o benim annemdi ve anneler, Zonguldak’ın kara-beyaz kışlarında kardan adam yapmak konusunda mahalle çocuklarıyla kartopu savaşına girişseler bile, büyük insanlardı. Gerektiğinde bizlere “Hadi artık, içeri,” demeyi akıl ettiklerinden çocuk olduklarını hemen anlayamazdık. Annem olmasının yanı sıra “Şair ve Radyo Yazarı”ydı. Evet, bugüne taşıyabildiğim ilk anılarıma göre, annemi edebiyat dünyasında böyle ilginç ve herkesten farklı bir yere oturtmuştum.
Edebiyat dünyası benim bilincimde yer etmiş olan ilk dünya (okuldan çok önce) ve bu dünyada adını en çok duyduklarımdan biri (Nâzım Hikmet ve Fuzuli’nin yanı sıra) Halide Nusret Zorlutuna... Kendisi hem annemin ablası, hem teyzem, hem de ünlü bir “şair ve romancı. Onun da bir sürü ünlü arkadaşı var (annemden daha ünlü oldukları için gizlice kıskandığım isimler, Ahmet Hamdi Tanpınar’dan Şukufe Nihal’e uzanan koca bir liste). Bunların hemen hepsi ya “şair ve romancı” ya “şair ve yazar”, hattâ “şair ve doktor” ya da “şair ve milletvekili” olarak anılıyorlar. Annemim şair olduğunu biliyorum çünkü “Yaşamak” adlı bir şiir kitabı var. Ama etraftaki öteki ünlülere bakılırsa sadece şairlik yetmiyor. Annemin adını taşıyan eserler daha çok “çocuk saatlerinde”, sık sık da gece saatlerinde radyoda yayınlanıyor.
Ben çocukken televizyon yoktu, radyo dinlerdik. İnanabiliyor musunuz?
Annemin bunları daktilo makinasında (unutulmuş bir başka nesne) yazdığını sonra da bir yerlere gönderdiğini biliyorum. Demek ki annem “Şair ve Radyo Yazarı”, dolayısıyla ötekilerden daha ünlü!
İLK YAYINLANAN YAZIYA 5 TL
İsmet Kür’ün ilk yayınlanan ve ona para kazandıran yazısı (ben daha güneş sistemine bile dahil olmamışken) bir şiir. Konusu Mustafa Kemal ama adı şu sıralar hatırlarda değil. Yıl 1927. İlk yayınlandığı yer “Çocuk Dünyası” Tam beş (5) TL kazanmış. Aynı şiir daha sonra yıllar yılı “İlk Okul Üçüncü Sınıf Türkçe Kitabı”nda da yayınlanmış ama, herhalde “şanı yeter” diye düşünen MEB herhangi bir telif ücreti ödemeye teşebbüs etmemiş. Düz yazılarının ilki edebiyat dergisi “Muhit”in Ağustos 1931 tarihli sayınsında yayınlanmış bir öykü. İlginçtir, o öyküye de telif hakkı olarak 10 lira ödemişler; adını ilk kez duydukları bir yazara o zamana göre bayağ iyi bir meblağ... İsmet Kür’ün çocuk edebiyarına katkılarını sayısal olarak özetlersek:
- “Süreli Çocuk Yayınları Ansiklopedisi” olarak nitelebilecek bir araştırma-inceleme kitabı. 1869 ila (ilk çocuk dergisi Mümeyyiz) 1928 (harf devrimi) arasında yayınlanan bütün çocuk dergi ve gazeteleri dikkatle incelenmiş, hepsinin ilk sayıları ve sonraki pek çok bölümünün tıpkı basımı yapılmış.
- İki çocuk eğitimi kitabı, makaleler.
- 100’ü aşkın radyofonik çocuk oyunu ve dizisi.
- Yedi adet sahnelenmiş çocuk oyunu
- Televizyonda yayınlanmış bir çocuk oyunu
- 19 çocuk ve gençlik romanı (Aralarında 17’den fazla baskı yapanlar var.)
Çocuk edebiyatı küllüyatının yanı sıra yetişkinler için yazılmış, şiir, öykü, roman, anı kitabı türlerinde sekiz tane de eseri vardır. 1927 -2012... Aradan 85 yıl geçmiş. İsmet Kür’ün yazarlık serüveni hâlâ devam ediyor. İsmet Kür’ün “Memo ve Ay” adlı resimli çocuk öyküleri dizisi, “Mavi’nin Serüvenleri” (Mavi- Eski Ev, Mavi Yeni Dostlar Arasında ve Mavi Sokak Köpeği) dizisinin ilk iki romanı, Coşkun’un Serüvenleri (Mutlu ve Acılı Yıllar, Bilinmeyene Yolculuk) “Kiraz Bayramı”, “Emrah’ın Oyuncakları”nın ilk yedi, sekiz baskısı dışındaki tüm çocuk ve gençlik kitapları halen BU Yayınları’nca yayınlanmakta.
KARA KÖPEK SEVGİSİ
BU Yayınları’nca yayınlanan son kitap ise şimdi üzerinde durmak istediğim “Kardan Çocuk ve Küçük Kara Köpek”. Annemin köpek, özellikle de kara köpek merakı, “Mavi” serisinden bu yana okurları tarafından bilinir. Ancak bu son Kara Köpek’in hikâyesi hem ötekilerden farklı, hem de yazarın takıntıları açısından bilindik. Ben de her şeyden önce yazarın yazdıklarından bir alıntı yapmak istiyorum. “9’dan 99’a, kitap seven tüm dostlarıma, sevgiyle.” 9’dan 99’a uzanan bir ilgi alanı...
İsmet Kür’ün bütün çocuk ve gençlik kitaplarının ortak özelliğidir bu. Böyle olduğunu gerek radyo çocuk saatlerinde yayımlanan oyun ve dizilerin sadık dinleyicilerinden, gerekse İsmet Kür’ün kitaplarının tiryakisi olanlardan sık sık duymuşumdur. Sadece onlardan mı? Kendi okurlarımdan da... İmza günlerime gelip de, “Yarın Yarın’ı, Asılacak Kadın’ı üniversite yıllarımda okudum, ama Mavi’nin Hikâyesi’ni ilkokulda okumuştum” diyen o kadar çok kişiyle karşılaştım ki... Kısacası, hiç çocuk kitabı yazmadım ama, kimi kez annemle karıştırılmaktan kurtulamadım.
“Kardan Çocuk ve Küçük Kara Köpek”e dönersek... Kısa bir kitapla karşı karşıyayız (71 sayfa) ki bu da günümüzde yalnızca çocuk kitapları için değil, yetişkinler için yazılmış kitaplar için de bir avantaj. (“Hocam, bu kadar kalın kitabı kim okuyacak?” şikayetini üniversite öğrencilerimden az mı duyuyorum?) Öte yandan, İsmet Kür’ün kitaplarında işlediği temaların hemen hepsini, farklı biçimde tabii, içeriyor:
- İnsan, doğa, hayvan sevgisi, saygısı... Yazarın deyişiyle “doğa bireyleri”nin eşitliği, daha da ileri gidersek, hayvanların kimi kez insanlara, insanlardan daha fazla yardımcı olabildikleri, mutluluk yaşattıklarını savunması.
Şu sırada yazılması tamamlanmış, “dinlenmeye bırakılmış” yeni kitap “Gel Katıl Bize” adlı öyküde bu görüş eski kitaplardan daha iddialı sergilenmekte.
- İnsan başta olmak üzere “çok kötü” olarak nitelenen her yaratığın derinliklerinde mutlaka iyi bir varlığın yaşadığı, önemli olanın bu iyiliği açığa çıkaracak koşulların hazırlanması gerektiği...
- Yazarın en sevdiği hayvanların köpeklerin yanı sıra kargalar olduğu...
Bu son gerçeği benden iyi kim bilebilir? Bebekken ağzımdan ilk çıkan sözcük ne “anne”, ne “baba”, ne de “ce ce” veya “dede” imiş. “Karga” demişim. Nedense!

Paylaş

İtimatGaliba en iyisi bir çırpıda söylemek. Doktorların yaptığı gibi. Ekim’den beri kanser tedavisi görüyorum ve biraz daha yolum var.

Devam
15 Eylül 2017 Yıl : 13
Sayfa : 163