VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
14 Temmuz 2014 Pazartesi | Anasayfa > Haberler > İSTANBUL SEMALARINDA BİR YILDIZ
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

İSTANBUL SEMALARINDA BİR YILDIZ

Sanat tarihi profesörü ve yazar Gül İrepoğlu yeni romanı İstanbul Yıldızında Babürşah'la başlayan, Kanuni Sultan Süleyman, Pargalı İbrahim ve Kösem Sultan gibi tarihi yön yeren kişilerden sıyrılıp romanın başrolüne oturan elmasın hikayesini anlatıyor.



Ayla Akbuar

Öyle bir roman düşünün ki; "yardımcı" rollerde Kanuni Sultan Süleyman, Kösem Sultan, Pargalı İbrahim, Tırnakçı Hasan Paşa, Üçüncü Mehmet, Boşnak Derviş Paşa, Peçevi İbrahim Efendi, Civanbey, Dördüncü Murad, Sultan Deli İbrahim, Sultan Abdülaziz ve onların hikayeleri olsun... Ve başrol oyuncusu kendi hikayesiyle diğerlerini gölgede bıraksın...

Tarihin renkli kişiliklerinin hayatında başrol oynamış bir mücevher bu kitabın kahramanı.
Topraktan çıkarıldığı andan itibaren sertliğiyle insanların hayatlarını altüst eden kalp şeklinde bir elmas, belki de kendisine atılmış çentiklerin intikamını almaktadır.

Yaşamına girdiği her insana eninde sonunda trajik bir son getiren, ışıltısıyla her göreni kendine tutkun kılan elmasın ilk sahibi, efsaneye göre Babür Şah'mış. Sevdiği kadına bir kolye olarak verdiğinde boynundan hiç çıkarmamasını ve hep yüreğinin üstünde taşımasını söylemiş. Ama kadın kısa bir süre sonra ölmüş. Babür Şah da mücevherle gömülmesini emretmiş. Hikaye bu ya, cariyelerden biri bu emre itaat etmeyip, bu mavi ışıklar saçan sıra dışı elması çalmış ve yüzyıllar sürecek trajedilere gebe yolculuğu başlatmış.

Kitapta kolye olarak başlayan yolculuk, önce Venedik kuyumcularının özenli işçiliğiyle Kanuni'nin muhteşem tacına yerleştirilir. Bu benzersiz başlık 1532'de Venedik'te sergilendiğinde şehrin en önemli olayı olur. Bir Osmanlı padişahının geleneksel sarık ve sorguçlarından çok farklı bu avrupai tac, Kanuni Belgrad'a girdiğinde kafasında değil, kadife bir yastık üzerinde, padişahın arkasında yürüyen askerleri tarafından taşınır. Kanuni ve ona bu tacı hediye eden Pargalı İbrahim, bu başlığı Avrupa'ya dair tasarlanan seferlerin ve gelecek fetihlerin bir simgesi olarak düşünür.
Hem tehdit hem göz kamaştıran bu mücevheri kafasına takacağı günlerdeki görkemi ve gücü hayal etmelerini ister Avrupa halklarından, Muhteşem Süleyman. "İstanbul Yıldızı" derler adına.

Zamanın modasına ve sahiplerinin arzusuna göre, saat olur, küpe olur, broş olur. Ama sahiplerine getirdiği kötü şans değişmez. Hırsla sahip olunan bu mavi elmas sahiplerinin önce yüreğini dağlar, sonra trajik sonlarını hazırlar. Belki de doğduğu yere, ait olduğu yere dönmek istemektedir, kim bilir?

Gül İrepoğlu sanat tarihi profesörü olmasının yanısıra mücevherlere olan ilgisi ve bilgisi sayesinde kitabı ilgi çekici bir çok öyküyle süslemiş. Daha önce Doğan Kitap'tan çıkmış, "Gölgemi Bıraktım Lale Bahçelerinde", "Cariye" ve "Fiyonklu İstanbul Dürbünü" kitaplarının yazarı İrepoğlu, tarihi romanlarının yanısıra, "Levni- Nakış, Şiir, Renk", "Siyah Beyaz İzler- Fotoğrafçılığıyla Zeki Faik İzer", "Lale- Doğada, Tarihte, Sanatta", "Osmanlı Saray Mücevheri- Mücevher Üzerinden Tarihi Okumak" gibi araştırma kitaplarıyla ve üretkenliğiyle de dikkat çeken bir yazar. "İstanbul Yıldızı", ayrıntıların bir akademisyen titizliğiyle işlendiği çok renkli bir mücevher romanı... Sadece tarih meraklılarına değil, sıradışı yaşamların sırlarına ilgi duyanlara da hitap ediyor.



İstanbul Yıldızı
Gül İrepoğlu
Doğan Kitap
12 TL

Paylaş