VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
14 Mayıs 2014 Çarşamba | Anasayfa > Haberler > Japonlar Avrupa’ya gidince suşi de gitti
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Japonlar Avrupa’ya gidince suşi de gitti

Cüneyt Ayral’ın “Sizin İçin Pişirdiler” isimli yemek kitabı dünya mutfağının ünlü sekiz şefinin tariflerini içeriyor. Ancak kitap bununla sınırlı değil, Ayral kitabında dünya lezzetlerinin küreselleşmesinin temeleni de anlatıyor.

BARIŞ EMRAH

Uzun yıllar yemek programları yapımcılığı yapan, Mutfak Sanatları Derneği’nin kuruluş yıllarında çalışan Cüneyt Ayral’ın “Sizin İçin Pişirdiler” kitabı kendi alanında ünlü sekiz dünya şefinin tariflerinden oluşan nefis bir kitap.
Farklı ülke mutfaklarının geleneksel ve modern arayışlar içeren tariflerinin yer aldığı kitapta aynı zamanda Ayral’ın günümüz dünya lezzet haritalarındaki sınırların nasıl değiştiğini anlatan harika bir bölüm de bulabilirsiniz. Küreselleşme ve artan göçlerle birlikte oluşan bu değişimin boyutları ise oldukça ilginç. Çünkü değişimin nedeni o mutfağın yabancısı olanlarının talebinden kaynaklanmıyor. Tam aksine o mutfağın tadına tutkun, kendi mutfak kültüründen, damak tadından vaz geçemeyen insanların dünyada hareket etmesiyle oluşuyor.

Yani Japon mutfağının dünyaya yayılması, Japonlar’ın Fransızlar’a ya da İngilizler’e “suşi sevdirme politikaları” ile başlamamış. Artan turizm, yeni iş olanakları yani küreselleşme ile Japonlar’ın başka dünya ülkelerine gitmeleri ve gittikleri yerlerde de kendi damak tatlarının peşine düşmeleri kıvılcımı ateşlemiş. Elbette bu durum, sadece Japon mutfağı için değil tüm ülke mutfakları için geçerli...
Şöyle diyor Ayral; “Avrupalıların Japon yemekleri ile tanışmalarının temelinde, zenginleşen Japonların 2. Dünya Savaşı’ndan sonra Avrupa’ya seyahat etmeye başlamaları yatıyor. Nüfusu 1.3 milyarı bulan Çinlilerin, dünya ekonomisinde yer almaya başlamaları, onların da göç etmelerine neden olunca, dünyanın bu çok önemli mutfağı da yaygınlaşıyor.”

Ayral, bu konudaki örneklerine Kore ile devam ediyor: “Koreliler gittikleri ülkelerde BBQ’sunu aradıklarından, Çin’de ve Hong Kong’ta pek çok Kore lokantası var, artık. İstanbul’da da olduğu gibi. Bundan 20-25 yıl önce ‘Greek’ diye anılan Avrupa’nın dönercilerişimdi ‘Döner Kebab’ diye tüm kıtayı sarmış durumda. Şangay’da, Hong Kong’ta, Mexico City’de bile dönerciler var. Yeni öğrendiğime göre, ‘müteşebbis’ bir Türk işadamı Güney Amerika’nın Paraguay ülkesinde dönerci dükkanları açmaya başlamış.”

Döner kokusununUzakdoğu’ya kadar ulaşmasının arkasında da yine bu yemekle yetişenlerin yani Türklerin bu coğrafya ile tanışması yatıyor. Yoksa sebze ağırlıklı beslenen Çinliler’in bir sabah uyanıp “Türkler çok güzel reklamanı yaptı, canım döner istedi” demesiyle değil. Nasıl mı? Yanıtı çok basit. Çünkü THY’nin Hong Kong ve Çin’e düzenli seferler düzenlemesi ile bu ülkelerle olan ticaret ve insan transferi arttı. Elbette insanların yemek yeme alışkanlıklarındaki değişimin tek nedeni insan sirkülasyonu değil. Mesela Avusturulya’da birden deve eti tüketiminin artamısı gibi. Kkıtaya ulaşım amaçlı getirilen, ancak motorlu araçların gelmesiyle rahat rahat yaşamaya başlayan, üreyen ve sonra da halkın başına dert olan develerin nüfusu bir milyonu aşınca gurmeler de “deve eti yemekleri” önerir olmuşlar ve eklemişler; “Üstelik kolestrolü de düşük!”


Sizin İçin PişirdilerSizin İçin Pişirdiler

Cüneyt Ayral

Detay için tıklayın

Paylaş

Bir VatanKitap’ın perde arkasıBu ay üç özel röportajla çıkıyoruz okur karşısına. Bunlardan ilki Türk tiyatro tarihine sahneleye çıkan ilk kadın oyuncu Afife Jale'nin yaşamını romanlaştıran Osman Balcıgil'le bu büyük değer üzerine Ece Erol'un yaptığı şöyleşi oldu. Diğer bir özel röportajımızı Cemre Nur Meleke, Aslı Perker'le yeni romanı Flamingolar Pembedir üzerine gerçekleştirdi. Sinemaya da uyarlanan Kocan Kadar Konuş kitabıyla büyük çıkış yakalayan Şebnem Burcuoğlu ise özlenen sıcak mahalle özlemimizi, Cemal Süreya'ya gönderme yaparak Cemal ve Süreyya aşkı üzerinden giderdiği yeni romanı Süreya Kuaför Salonunu anlattı.

Devam