VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
20 Ağustos 2010 Cuma | Anasayfa > Haberler > Kaçıncı sigaradan sonra bağımlı olduğunu bilmemek gibi...
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Kaçıncı sigaradan sonra bağımlı olduğunu bilmemek gibi...

""Kütüphanesini düzenli sevenlerdenim.Asla “Bırak dağınık kalsın” diyenlerden değilim. 20 yıldır bu umutla yaşıyorum.""

Prof.Dr.Haluk Oral Türkiye"nin en büyük imzalı kitap koleksiyonuna sahip... Yaklaşık 14 bin kitabın içerisinde kendi deyimiyle "kitaplarıyla gayet anlayışlı bir ilişki içinde"... Evinin kitap girmeyen bir köşesi yok. Kitaplarını koymak için kapattırdığı balkon, mutfak çekmeceleri, banyosu... Kısaca kitaplar Haluk Oral için sadece evinde yer alan eşyalar değil, aynı zamanda birer yaşam arkadaşı. Haluk Oral, kendi kütüphanesini anlattı:

- Kütüphanem çok büyük... Sanıyorum 13-14 bin kitap var ama sayısından emin değilim. En çok Tanzimat’tan bu yana Türk Tarihi ve Edebiyatı’yla ilgilendiğim için bu konu üzerine binlerce kitabım var kütüphanemde. Kütüphanemde başvuru kitaplarının yanı sıra Türk Edebiyatı’ndan imzalı kitaplar da bulunuyor. İmzalı kitaplar Türk Edebiyatı üzerine yoğunlaşsa da dünyada en çok Pablo Neruda’nın imzasını arıyordum, onu da
buldum.

- Kütüphanem için evimin belli bir yerinde, odasında, köşesinde diyemem. Çünkü evin her yerinde... Ayakkabılıkta, mutfaktaki alt çekmecelerde, banyoda, kitapları koymak için kapattırdığım balkonda, yatak odasındaki çeyiz sandığına benzer sandığın içinde... Kısaca bir evde aklınıza gelebilecek neresi varsa, orada... Ayrıca kitaplarımın evin dışında da çıkabilir, ama bunun ne kitabı olduğu çok önemli... Başvuru kitapları, mesela bir matematik kitabını ödünç verilebilir hatta hediye edilebilirim. Ama imzalı bir kitabımı okumak için bile olsa ödünç vermem. İmzalı kitaplarım ancak benim tarafımdan dışarı çıkartılabilir. Eğer çıkarmam gerekmişse, mesela çekim yapılacaksa muhakkak ben başında beklerim ve sağ salim eve kendi ellerimle götürürüm. Elbette bu sadece imzalı kitaplar için de geçerli değil. Kütüphanemde aynı zamanda şairlerin, yazarların, devlet adamlarının mektupları, fotoğrafları, müsveddeleri, çeşitli dönemlere ait broşürler de yer alıyor. Bu itina onlar için de geçerli.

- Kütüphanesini düzenli sevenlerdenim. Asla “Bırak dağınık kalsın” diyenlerden değilim. Ama bir türlü düzenleyemiyorum, son 20 yıldır düzenleme umudunu da içimde taşıyorum! Kütüphanemi hayatım için ikinci bir duvar olarak asla düşünmedim. Çünkü kendimi bir şeylerden soyutlama ihtiyacını hiç hissetmedim. Aksine, kütüphanem o duvarlara kapılar açan bir şey... İnsan duvarları olmasın diye okur bana göre.

- Kitapların bağımsızlıklarını ilan ettikleri bir sayı benim için hiç olmadı. Eğer bir kitap alınması gerekiyorsa alınır. Onun için yer açmak benim için problem değil, zaten açıyorum da... Mesela masamı biraz daha küçültüyorum. Yani yeni bir kitap için her zaman yer bulunur. Alınan şey kitap ise aşılması gereken bir limit yok... Kaçıncı sigaradan sonra sigara bağımlısı olduğunu bilmemek gibi bir şey bu...

- Kütüphanemi bırakıp, terk edip başka bir eve, sil baştan, bomboş taşınmayı hiç düşünmedim, zira en mutlu olduğum yer evim... Kitaplarımla da gayet anlayışlı bir ilişki içindeyiz; yeri geliyor onlar bana hakim oluyor, yeri geliyor ben onlara... Kütüphanemin her şeyden ziyade canlı bir varlık olduğuna inanıyorum. Ama o kütüphanenin ruhu da benim. Her insan kendi kütüphanesinin ruhudur. Eğer büyüyorsa, gelişiyorsa bu kütüphaneyi yapan insanla ilgilidir. Evimdeki tüm kitapları okumam gerektiğine dair bir hisse ise hiç kapılmıyorum, çünkü bazı kitaplar okumak için bazıları da içlerindeki birkaç değerli sayfa için alınır. Kimileri de sadece referans kitaplardır, bir sözlük gibi...

Paylaş

Bir VatanKitap’ın perde arkasıBu ay üç özel röportajla çıkıyoruz okur karşısına. Bunlardan ilki Türk tiyatro tarihine sahneleye çıkan ilk kadın oyuncu Afife Jale'nin yaşamını romanlaştıran Osman Balcıgil'le bu büyük değer üzerine Ece Erol'un yaptığı şöyleşi oldu. Diğer bir özel röportajımızı Cemre Nur Meleke, Aslı Perker'le yeni romanı Flamingolar Pembedir üzerine gerçekleştirdi. Sinemaya da uyarlanan Kocan Kadar Konuş kitabıyla büyük çıkış yakalayan Şebnem Burcuoğlu ise özlenen sıcak mahalle özlemimizi, Cemal Süreya'ya gönderme yaparak Cemal ve Süreyya aşkı üzerinden giderdiği yeni romanı Süreya Kuaför Salonunu anlattı.

Devam