VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
14 Şubat 2016 Pazar | Anasayfa > Haberler > Kader ağlarını örerken
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Kader ağlarını örerken

Aşık oldukları kişiye kavuşabilmek için kendilerine biçilmiş rollerden sıyrılmaları gereken iki kahramanın hikayesini konu alan “Menekşeler Açarken” önyargıları da sorgulayan bir roman.


Menekşe modern bir kadın. Kendi ayaklarının üzerinde durmak ve kendi seçimlerini yapmak isteyen. İyi bir eğitime de sahiptir. Londra’da yaşamış ve hayali olan mesleğin, oyunculuğun, en iyi şekilde eğitimini de almıştır. Artık amacı, mesleğini en güzel şekilde yapabilmektir. Bir de tabii ki, hayatının aşkını bulmak, yaşamını aşkla da anlamlandırmak.

Ancak o ne kadar, hayatını kendisi ve seçimleri ile belirlemek istese ve buna inansa da hayat hiç de öyle değildir. Her şeyden önce o da, herkes gibi bir aileye mensuptur, asla üzmek istemeyeceği bir aileye... Ve ailesinin onunla ilgili başka planları vardır. Mesela sevmediği bir erkekle (Orhan) evlenmesini istemeleri gibi. Çünkü Orhan babasının şirketlerinin başına geçebilecek, bu işi çekip çevirebilecek nitelikte biridir ya da en azından bu izlenimi vermektedir. Yani söz konusu, tüm insanlık tarihinde olduğu gibi, ailenin bekası bireyin mitliliğindan önce gelmektedir ve Menekşe bu tarihin sadece sıradan kurbanlarından biridir. Onun da diğer tüm kurbanları gibi rolünü kabul etmesi, kusursuzca oynaması yani boyun eğmesi beklenmektedir.
Ancak tarih her daim tekerrür etmeyebilir. Biri/ birileri çıkıp itiraz edebilir. Tıpkı Menekşe’nin “hayır bu benim istediğim hayat değil” demesi ve onuncu gününde zorla evlendirildiği adamdan kaçıp/ gerekirse hizmetçilik yapmayı göze alması gibi.
Varlıklı bir ailenin yurtdışında eğitim alan, hiçbir zaman ekonomik zorluk çekmemiş kızı Menekşe’nin kaderini eline aldığı an işte budur. Ailesinin seçtiği adamı reddetmesi aynı zamanda ailesinin imkanlarını da geride bırakmaktır. Zaten eve geri dönse, babası onu eşiyle barıştırmaya, evliliğıini kurtarmaya ikna etmek isteyecektir. İşte bu yüzden Menekşe, iş alanlarını taramaya başlar ve sonunda bir evde hizmetçi olarak iş bulur. Yanında çalıştığı kişi ise (Sarp) nişanlı biridir.

Nişanlısı tarafından çok da sevilmektedir ve ne yazık ki aynı şey kendisi için geçerli değildir. Evet, Sarp da nişanlısı Vildan’ı sevmektedir ama daha çok şefkat ve minnet duygularıyla. Söze dökülmeyen, görmezden gelinen kağıttan bir ev gibi yıkılmaya mahkum bu nişan, Menekşe’nin işe başlamasıyla büyük bir rüzgarla karşılaşır. Bu rüzgar, Sarp’ın Menekşe’ye duyduğu tutku ve aşktır ve Sarp bu duygularında karşılıksız değildir. Ancak bu ilişkinin yolu engebelerle doludur. Sarp nişanlı, Menekşe ise kaçak bir evlidir. Eşinden, ailesinden, kaderinden kaçan. Bu nedenle ilk yakınlaşma hayal kırıklığı ile sonuçlanır. Ancak daha sonra, peş peşe üzücü olaylar sonunda, Sarp ile Vildan’ın ilişkisi biter.

Artık iki aşığın önünde hiçbir engel yoktur ya da onlar öyle sanır. Çünkü hayat biz ne kadar beyaz sayfalar açmaya çalışsak da, istek ve amaçlarımızla aramıza hep engeller koyar. İşte “Menekşeler Açarken” romanı kahramanlarımızın bu kaderi yenip yenemeyeceği üzerine kurulu, sürükleyici bir roman.


Paylaş

Bir VatanKitap’ın perde arkasıBu ay üç özel röportajla çıkıyoruz okur karşısına. Bunlardan ilki Türk tiyatro tarihine sahneleye çıkan ilk kadın oyuncu Afife Jale'nin yaşamını romanlaştıran Osman Balcıgil'le bu büyük değer üzerine Ece Erol'un yaptığı şöyleşi oldu. Diğer bir özel röportajımızı Cemre Nur Meleke, Aslı Perker'le yeni romanı Flamingolar Pembedir üzerine gerçekleştirdi. Sinemaya da uyarlanan Kocan Kadar Konuş kitabıyla büyük çıkış yakalayan Şebnem Burcuoğlu ise özlenen sıcak mahalle özlemimizi, Cemal Süreya'ya gönderme yaparak Cemal ve Süreyya aşkı üzerinden giderdiği yeni romanı Süreya Kuaför Salonunu anlattı.

Devam