VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
15 Ocak 2018 Pazartesi | Anasayfa > Haberler > Kadın sadece kendi gücüne ihtiyaç duyar
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Kadın sadece kendi gücüne ihtiyaç duyar

Jale Sancak, yeni romanı “Uyanan Güzel” için “Masalda mışıl mışıl uyutulan kadın, romanda tam tersine tüm bağnazlığa, baskıya, her türlü şiddete rağmen sonunda kendi yolunu çiziyor” diyor ve ekliyor: “ Kadının edilgen bir varlık olmadığına, var olmak için kendi gücünden başka bir şeye ihtiyaç duymadığına inanırım.”

CEMRENUR MELEKE





Farkını hissettiren bir öykü tekniği ile kaleme aldığınız “Uyanan Güzel”i yazmaya nasıl karar verdiniz?

Epeydir Almanların “bildungs roman” diye adlandırdıkları bir oluşum romanı, bireyin adım adım kendini keşfettiği, ruhsal ve davranışsal olarak olumlu yönde değiştiği, farkına varışlarla gelişip olgunlaştığı, olumsuzdan olumluya yöneldiği bir roman yazmayı düşünüyordum. Sonunda fikir olgunlaştı.



“Uyanan Güzel”, kadının toplumsal sınırları aşmasını, kendini bulmasını bir nevi “uyanmasını” irdeliyor. Kitabın isminin bu yüzden “Uyanan Güzel” olduğunu söyleyebilir miyiz?

Masalda mışıl mışıl uyutulan kadın, romanda tam tersine tüm bağnazlığa, baskıya, her türlü şiddete rağmen sonunda kendi yolunu çiziyor. Aşk ilişkisinde de seçilen değil seçen olarak yer alıyor. İlişki kesintiye uğrasa bile kendisiyle ve hayatla kurduğu doğru ilişki nedeniyle, bir birey olarak ve güçlenerek devam edebiliyor yolculuğuna.



Vahide üzerinden toplumsal yapıda kadının duruşunu sorgulayıp okuyucuya vermek istediğiniz mesaj nedir?

Ben kendi adıma kadının edilgen bir varlık olmadığına, var olmak için kendi gücünden başka bir şeye ihtiyaç duymadığına inanırım.
Umut olacağı gibi umutsuzluk da olacak.




Vahide’nin babasıyla yaşadığı 12 Eylül dönemine ait anılar, babasının Vahide’nin özgürlüğünü kısıtlaması ve onda açtığı yaralara tanıklık ediyoruz. Bu hikâye gerçeğe dayanıyor mu?

Vahide ve hikâyesi tümüyle kurmaca. Ne var ki gerçek yaşamda, Vahide’ye benzeyen birçok kadın var. Erkek, erk ve baba konusu bilinen bir şey. Diğer toplumsal meseleler de düş ürünü değiller burada, bu coğrafyada yaşandılar. 12 Eylül faşizmi ve ihbarlarına gelince, ne yazık ki acı gerçek.


Romanınız karamsarlığa değil umuda odaklanıyor. Duygu Asena hayranı biri olarak onun roman karakterlerinin izlerini gördüğümü söyleyebilirim. Kadın okuyucu artık bu umudu görmek istiyordur diyebilir miyiz?

Sevgili Duygu Asena’yı, onun yazarlık tutumunu anmanız ne kadar güzel. Evet umudu görmek istiyordur mutlaka okurlarımız. Ne var ki edebiyat insanın birçok duygu durumunu anlatır, anlatmalıdır da. Umut olacağı gibi umutsuzluk da olacak yazılan gerçekliğe göre.



İstanbul’da ağaç bitti

Romanda İstanbul’u neden “Gri Şehir” olarak tanımladınız?

Binlerce yıl önce mavi ve yeşil olan rengi giderek, insan eliyle grileşti. Yeşil yok oldu mega kentte, ağaç bitti. İstanbul artık beton bir şehir olduğuna, betonun başatlığı altında olduğuna göre, başka bir renkle anmak pek doğru gelmedi bana.

Paylaş

İtimatGaliba en iyisi bir çırpıda söylemek. Doktorların yaptığı gibi. Ekim’den beri kanser tedavisi görüyorum ve biraz daha yolum var.

Devam
15 Mayıs 2018 Yıl : 14
Sayfa : 171