VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
10 Nisan 2011 Pazar | Anasayfa > Haberler > Kadın tarihi için bir milat: Estetik çağı
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Kadın tarihi için bir milat: Estetik çağı

Ata Bozoklar

“İnsan yüzünü, tam doğru olarak iki şey görür. Ayna
ve estetik cerrah...” Estetik Cerrah Ahmet Karacalar"ın "Estetik Cerrahi ve Külkedisi Masalı" adlı kitabı bu sözlerle bitiyor... İlk bakışta sadece “iddialı gibi” görünse de son sayfalara geldiğinizde
bu ifadenin yerinde olduğuna
siz de hak veriyorsunuz.

Ahmet Karacalar bu kitabında mesleğine yepyeni bir boyut katmış. Belli ki, cerrahi ile geçen yıllarını sadece ameliyat salonlarında ve elleriyle geçirmek yerine, yaşadıklarından cerrahinin ötesinde soyut kazanımlar
Bunda, heykeltıraş kimliğinin de büyük rolü olsa gerek... Estetik cerrahiyi bir yandan sanatçı kimliğiyle yorumlarken, diğer yandan değişim isteyen insanların derinliklerine doğru yolculuğa çıkan bir psikolog gibi davranabilmiş. Kitabında, estetik kavramı salt biçim olmaktan çıkıp içeriğin bir yansıması olarak görünüyor gözlerinize... Bu bana “Tıp fakültelerinden bazen da doktor çıkar” sözünü tekrar hatırlattı. Kitapta bir doktorun anıları kadar, bir düşünürün felsefi denemelerini de buluyorsunuz.
İnsan kendisine hangi gözle bakar?.. Ne görür?.. Aynanın karşısında kendisini değerlendirirken ne tip değişkenler rol oynar?.. Düşünsenize; basit bir elbise seçerken bile kaç kez deniyor ve bazen da hiçbirini beğenmeden dükkandan çıkıp gidiyorsunuz. Oysa yüzünüzde veya bedeninizde yapmayı tasarladığınız bir değişiklik için böyle bir şansınız yok. Bir seçim yapacak ve ameliyat olacaksınız. İstediğiniz şey, gerçekten o an için karar verdiğiniz şey mi?.. Bunu nasıl anlarsınız?.. Doktorunuz bu aşamada size nasıl yol gösterebilir?..

Bunlar gerçekten de zor sorular ve yüzeysel cevaplarla geçiştirilebilmeleri imkansız. Dolayısıyla tedavi olacak kişinin ve tedaviyi yapacak olanın birbirini çok iyi anlaması gerek. Ahmet Karacalar bu kitabında bu iletişimi doğru bir şekilde kurmanın yollarını aramış. Hem hekim hem de hasta için yol gösterici bir harita çıkarmış ortaya...
Anlatımında, psikolojiden, edebiyata, mitolojiden felsefeye varana kadar pek çok unsura yer vermiş. Kendinizi bir anda Othello"yu okurken buluyor ve ne olduğunu anlamadan, Babil kulelerine tırmanıyorsunuz, Cengiz Han’dan Sisyphos’a, oradan Dorian Gray’e, Nefertiti’ye ve daha aklınıza gelmeyecek pek çok tanıdık isme ve esere uzanıp dokunuyorsunuz. Biçim ve içeriğin felsefi beraberliğini örnek hastaların somut kimlikleri ve bu hikayelerin soyut anlatımlarıyla bütünleştiriyorsunuz kafanızda...
Evet! Gerçekten de ilginç ve okunmaya değer bir kitap olmuş Ahmet Karacalar’ın bu çalışması... Estetik cerrahiye gerek duyanların ötesinde herkesin kendisinden bir şeyler bulabileceği ve hatta bunun ötesinde sadece entelektüel zenginliği için bile okunmaya değer bir eser çıkmış ortaya. Dünya edebiyatının, kadim hikayelerin ve insan psikolojisinin bu denli sade ve kolay anlaşılır bir derlemesini bulmak kolay değil. Çok rahat ve akıcı uslubuyla hemen bitiveriyor... Sonuna geldiğinizde, aldığınız keyfin ötesinde, konuşurken havasını atabileceğiniz ciddi ve beklenmedik bir entellektüel kazanımı da fark edecek ve ayrıca şaşıracaksınız. Hepinize iyi
okumalar dilerim...

Paylaş